girileriyle eğlendiren, özellikle trakya ağzıyla ilgili anektodlarıyla (şahsım adına) memleket havaları estiren dördüncü nesil yazar. hoşgelmiş, safalar getirmiş.
dinleyici kaygısı olmayan bir dj. bunu her fırsatta dile getirmekten çekinmiyor. bol bol istek alıyor, bu yönüyle de dinleyici dostu. kimi zaman damar giriyor, kimi zaman coşturuyor. sesi de; gel bana, gel bana diyor sanki. mutlaka dinlenesi biri..
istanbul'un tieeey öbür ucundan koşarak, yüzerek kadıköy de alenen içelim açılalım zirvesinde arzı endam eylemiş yazar kişisidir. benim gazımla geldiği bu zirve ilk zirvesiymiş. artık uçmayı ve zirvelerdeki sohbetin kıvamını öğrendiğine göre bensiz de katılabilmeli diye düşünüyorum.
akalım zirvelere, kopalım, coşalım, aysti içelim, öptüm hacı.
radyo programının müdavimlerinden olarak, kadiköy zirvesinde tek tadınık simam oydu. kendisini yaklaşık bir buçuk saat sonra, sözlüğünenuzunnickinialmakistiyorumbeceremiyorum'un dolaştırmış olduğu kağıt sayesinde fark edip, tanıştığım iyi insan. artık zirvelerden çekinmesin dediğim ( sanki zibilyon tane gittim ya* ) dostane yazar.
gece gece aklıma önce nargileyi sonrada yetmezmiş gibi bir de üstüne alkolü getiren yazarcık*. el insaf yani bari aklıma getirecektin, daha önceden söyleyip, beni perişan etmesen olmaz mı diye sormaz mıyım şimdi ben sana?? *.
günün sessiz sakin şahsiyetiydi *. ama akşama doğru, tam biz yorulduk derken, ayaklanıp tekrar bizi gaza getirdi*. bol bol resim çekip, sayesinde bir sürü jelibon yedik. birde düzgün birşekilde güzelim uçurtmamızı uçurabilseydik, daha güzel olacaktı ya,kısfmet. ayrıca yine söylüyorum, elini rehin aldım *
kendisiyle dalga geçmeye gelmiyor azizim*. zira dalga geçince, güzel bir giri kondurup (bkz: @3484870) insanı ifşa edebiliyor *. yapma etme eyleme, seri eksileyen şahsiyeti başıma saracaksın.
şöförlük konusunda yaptığı artizlikten sonra kendisine şu 4'lüğü yazdım.
ey hayvansever gel beraber direksiyon kıralım
büyük konuşma yarış sonu anahtarını alırım
kızlar hasta duruşuma, tozu dumana katarım
ne güzel hayvanlardır onlar, pandaları koruyalım
ayrıca kendisi 10 numero şirin ve bunalım bir insandır. bol dondurma yesin, ama öksürmesin. çok konuşsun ama detone olmasın isteriz. gerçi ne yalan söyleyeyim böyle bir öksürüşü var bunun programlarında, kıyamıyor insan. sırtını pışpışlayası geliyor olduğu yerden. öyle de bir şey işte. üzmeyin la hayvanseveri.
edit: çok da şirin sesi olduğunu söylemeyi unutmuşum.
şu sözlüğün bana kazandırdığı 3-5 şeyden biri. böyle trip falan yapmaz. elimde olmayan sebeplerle son iki buluşmamıza da geç kaldım. ama öyle böyle değil. sürekli mesaj atıp taciz ederek tehdit falan savursa da beni görünce koca gülümsemeyle boynuma atladı hep. 3,5 ata ata koştuğum yolun sonunda böyle koca bi gülümseme ile karşılaşmak günümün güzel başlamasına sebep vermişti o zamanlar.
ilk tanıştığımız gün pek sohbet fırsatı bulamamıştık. sonra gel zaman git zaman
+mrb, zirve var gidecek misin?
-yok canim gelemicem.
+hmm peki madem. (asla ısrar yok. e daha samimi değiliz ki.)
tabi görüşe görüşe iyice oturdu muhabbet
+uyan be! kalk zirve var gidip takılalım biraz. 3’te taksim’de ol. yolarım.
-tamam, be çemkirme.
gibi yavşakça bi hal aldı.
hayatımda tanıdığım en saf kalpli insanlardan biri. böyle ne dersen ona önem veriyo. canı sıkıldı mı soruyor ne yapim falan diye. içine atmıyo. neşe dolu o da. aman “içimde kalıp kanser olacağına dışıma çıkıp konser olsun”culardan. bayılırım. *
gerçi aceleye getirdi daha tam tamamlanamamıştı ama olsun. onun için uğraştığımı biliyor. tşk babında her gördüğünde jelibona boğuyor beni. ciddiyim abartmıyorum. bi çantası var. kendi gibi dışarıdan küçük görünüyor ama içi kocaman. çantasını bi açıyor uuufff büssürü jelibon. sonra kapışan kapışana. *
dedim ya dışı küçük içi kocaman diye. aynen öyle. eşek kadar bi kalbi var. kırmıyo hiç beni. ne desem onu da yaparız yavrum diyo. yerim lan. *
yakında gitçek buralardan. teee fransalara. bok var mk git. git de gör ebeninkini. töbe yareppim. neyse git de anla buraların kıymetini. ya böyle yazınca da sanki keyfinden gidiyormuş gibi oldu. dedim ya duyarlı bu diye. heh al işte. yardım işi için gidiyormuş fransaya. inşallah beni kandırmıyorsundur.
neyse bu kadar yeter. bunların hepsi geçenlerde söz verdiğin alışveriş faslını yapalım diye bi yağ çekişti. hafta sonu boş musun? bi alışveriş yapsak ya.*
fransa'dan dönüşte bir şişe şarap getir diyince olmaz diye çemkiren tatlı yazar *. kendisini uğurlayalım dedik, o da kısfmet değilmiş napalım, artık gelişinde güzelcene bir zirve yapar felekten bir eğlence yaparız. o değilde, radyo yayınına * o kadar alışmışım ki, salı günleri 4-6 arasında itü sözlük radyosuna elim gidiyor be kardeşim, nasıl alıştırdıysan bizi kendine*, yeniden yayına başlamasını 4 gözle beklediğimiz şahsiyet.
annenle baban iyi ki o gece korunmamış la. yoksa halimiz nice olurdu? boncuk boncuk bakan gözler hep öyle bakmaya devam etsin, minik böcek.
iyi ki doğdun gördün mü bak 37 oldun. ehe.
not: yapımında emeği geçen anne ve babanın, sonraki kısımlarda desteğini esirgemeyen doktor ve ebenin, sana bakan eden, bakıcı, öğretmen vs. ne varsa hay ben o yanaklarını öpeyim e mi?
etrafına gülücük saçmak için doğmuş (aslında o doğuştan bir joker) sözlüğümüzün eski dönem dj'lerinden, bugünün kendisini özel hissetmesi gerekeni, bundan ? yıl önce doğmuş, mutlu yıllar denilesi süper insan. (akrep olduğunu anlamalıydım) nice mutlu senelere.