itülü olarak benim üstüme farz olmasada ilk entry girdiğim memleketimin okulu. her ne kadar yeni olsada türkiyede neredeyse öğrenci sayısı kadar öğretim görevlisi bulunan tıp fakültesine sahip güzel okul. eğlence falan yoktur denizlide pek olmaz sakindir bol bol kafa dinlersiniz.
itü tekstilden mezun olan arkadaşımın kpds 70 üstü olmasına rağmen itü'ye kabul edilip, paü'ye kabul edilmediğini duyduğumda beni çok şaşırtan üniversite... yeni yeni güzelleşiyor, tıp fak. başta olmak üzere...
çoğu öğrencisinin kıbrıs şehitler caddesi’nde oturup kafa çektiği üniversite.
pamukkale üniversitesi kınıklı şantiyesi'ne sahip okul... ayrıca
hasan kazdağlı gibi okulda olan her şeyden bihaber rektörün geçtiği okul...
geçen yıl üniversiteler kros şampiyonasının düzenlendiği okul. her ne kadar iyi bir organizasyon için çaba gösterilmiş olsa da, yarış parkuru tam bir faciaydı. zira
kros yarışları toprak zeminde koşulur, pamukkale üniversitesi yönetimi başka yer bulamadığından mıdır nedir bilmiyoruz biz krosu asfaltta koştuk.
hayatımın en güzel günlerini geçirdiğim okul, daha inşaat halindeki yurtlarında kalıp, pasaj içerisinde ders gördüğümüz, gece ders çıkışı yanındaki kızın elini tuttuğunda bile garip bakışlara maruz kaldığımız şehirdeki okulumuz.
yurtta nazım'ın resmine bakıp ta baban mı? diyen yurt görevlilerine sahipti bir zamanlar... kar yağdığında yurdun hemen yanındaki ormana gidişlerimiz hep aklımda. harç parası öderken denizlispor'a bağış yapma zorunluluğumuz, ilk bahar şenlikleri düzenlenirken ki heyecanımız ve diplomayı alırken yaşadığımız tatlı burukluk.
çok yıl geçti aradan, yurt gerçekten yurt oldu, binalar modernleşti. artık gecenin saat kaçı olursa olsun yanındaki kız arkadaşına garip garip bakmıyor insanlar, en azından eskisi kadar değil. ayağa kalkma zorunluluğu da yok galiba hoca geldiği zaman. hepsinden öte gecenin 10 unda açık tekel büfesi bulabiliyorsun bu üniversitenin şehrinde.
hiç bir okulla kıyaslayamadığım okuldur
paü. çünkü benim okulumdur.
zordur en başlarda üniversiteye alışmak; özellikle de büyükşehirden gelindiğinde, sosyal anlamda zayıftır, halk gezmeyi pek fazla sevmez, gezenlerse üniversite öğrencileridir, halk öğrenciyi de pek sevmez para gözüyle bakar öğrenciye, kampüs içinde minibüslerin öğrenciden para alması bundandır. ama çevre oluşmaya başladıktan sonra koymamaya başlar bu problemler kişiye. bir minibüs şöförüyle kavga etmek an meselesidir, ama aynı zamanda sevinilir minibüsler yenilendiğinde, bir nevi küçük şeylerle mutlu olmayı öğrenir insan, kat ve kat daha büyük bir alışveriş merkezi bilinmesine rağmen, şehirde açılan minicik bir alışveriş merkezi bile mutlu etmeye yeter. üniversite iyidir, güzeldir, gün geçtikçe güzel taraflarını görmeye başlarsın zira ayrıldığında elinde kalan sadece anıların olacaktır. pozitif bakmak lazım içinde bulunulan duruma, bir gün çekip gidilecektir, anıları toparlamaya bakmak lazım geç kalmadan.
9 ay önce kaydımı yaptırdığım da "burası da üniversite mi?" şeklinde tepki verdiğim ama zamanla alışıp, benimsediğim üniversitem. tabi bu 9 aylık süre içinde hızla ilerlemesi, gözle görünür bir başarı kaydetmesi de takdire şayan bir durumdur. eski rektör doğru düzgün bir adam olmasa da yeni rektör
necdet fazıl ardıç'tan gelecek için devrim niteliğinde atılımlar bekliyoruz.
ayrıca önümüzdeki yıl bahar şenliklerini sonbaharda yapan ilk ve tek okul olacaktır. rektör öyle dedi.
artık 1 vize 1 final olan, geçme şartı için finalden alınması gereken minimum not 50'den 60'a yükseltilen üniversite.
şimdiki binalarını ve sosyal tesislerini gördüğümde deyim yerindeyse kıskançlıktan çayladığım; zamanında iş hanı sayılabilecek bir mekanda ders gördüğümüz, şimdi ise pırıl pırıl binalarında eğitim veren ve o binalar gibi pırıl pırıl gençler yetiştirmesini umduğum üniversitem.
sadece 1 kere,yazmayı düşünüp de vazgeçtiğim üniversite
kazananların mutlu olması gereken, gayet sosyal, olaysız, huzurlu bir ortamı olan,
pamukkalesiyle,
sevgi yoluyla,
çınarıyla
denizlimizin güzel üniversitesi.
eğitiminin orta klasmanda yer aldığını söyleyebilirim.
çok çok iyi olmasa da vasatın üstünde bir üniversitedir. tabi her üniversitede olduğu gibi insanı çileden çıkaran uygulamalar burada da mevcuttur. bu uygulamaların en sinir bozucu olanı ise bir dönemde en fazla 22 kredilik ders alınabiliyor olmasıdır. örneğin 2. sınıf derslerinizin toplam kredisi 19. geriye kalıyor 3 kredi. eğer 1. sınıftan 4 kredilik bir dersten kaldıysanız 19 + 4 = 23 kredilik ders alamayacağınızdan 2. sınıftan bir dersi ya bir sonraki seneye ya da yaz okuluna bırakmak zorunda kalıyorsunuz. bu bünye ne yaz okulunun kaldırılıp bütünlemenin getirilmesini ister, ne de 1-3 sisteminin kaldırılmasını. şu kredi limitini 30'a çeksinler yeter.
pamukkale üniversitesinde kimya bölümü çok ilginçtir..yani bölüm kimya değil,aslında "fizikokimya" bölümüdür mübarek...şöyleki:
fizikokimya giriş dersiyle başlayan 2.sınıftan sonra,fizikokimya 1,fizikokimya 2 ile devam eder..4.sınıfta fizikokimya 3 ün yanına bir de kimyasal kinetik ekleyerek,insanı çileden çıkartırlar..bi de bunlar yetmezmiş gibi açılan seçmeli dersler de "yüzey ve kolloid kimyası","kataliz ve adsorbsiyon"..aa yeter ya..
bölümün fizikokimya ağırlıklı olmasının nedeni belki de yıllar boyunca kimya bölüm başkanının fizikokimyacı olmasından kaynaklanmaktadır..
(bkz:
halil çetişli)
bir
saklıgölü vardır oranın.tadından geçilmez.her kampüste olması gereken bir yer olarak düşünülmüştür.
ayrıca gelişime açık geniş bir alanı vardır. kongre salonu da denizlinin en iyi konferans salonudur.
bir de efenim
kampüsdiye geçen üniversite sınırlarının hemen dışında mekanlar vardır. üniversite gençliğinin senelerini harcadığı yerdir
mesleğimin altıncı yılını doldururken dönüp geriye ulen vay be! dediğim beni öğretmen yapan okul..değişimi hiç göremediğimz ama bizden sonrakilerin keyfini sürdüğü binalarıyla, kınıklı yerleşkesiyle büyüyen büyümeye devam eden eski okulum..biz o aman vermez yaz okullarında inşaat işçileriyle, bitmemiş fen-edibiyat binasıyla can çekişip toz yutarken şanslı sayardık bizden sonrakileri..eh öyle de olmuş...
ama eğitim fakultesine dokunmamışlar ne güzel..incilipınardadır eğitim fakültesi..bol ağaçlı içinde bir zamanlar yurtta barındıran sıcak bi yerdir..ama akademik düzeyi aman aman değildir hiç..okuması güzeldir ama işte o kadar..denizlilide sever(di) bizi..ah saadet hoca, vedat, nurettin, hasan, şerif hocalar...
her gidişimde ne çok şey verdik be sana dediğim- denilen okul...
1 vize 1 final uygulamasına geçen, seneye bütünlemenin geleceği söylentileri dolaşan, kampüs içerisinde merkezi yemekhane ve fen-edebiyat bölümcesine ek d blok yapılan, spor tesislerine yeni tenis kortları eklenen, kınıklı kampüsünde eğitim bölümcesi açılan, çok sevdiğim güzide üniversitelerden birisi
not sistemi diğer üniversitelerden daha farklı olan üniversitedir. zannediyorum bu sistem paü dışında bir de hacettepe'de var.
bu not sistemini özetleyecek olursak;
-
dc ve
dd notlarına karşılık gelen, yani şartlı geçme notları yoktur. daha doğrusu şartlı geçme diye bir şey yoktur. bir dersten ya kalırsınız ya da karşılığı en az 2.00 olan bir harf notuyla geçersiniz.
- diğer okullardaki gibi harf notları aa, cb, cc vs. gibi değildir. harf notları alışılageldik olandan biraz daha farklıdır. bu harf notları ve kat sayıları ise şu şekildedir.
a1: 4.00
a2: 3.50
b1: 3.00
b2: 2.50
c: 2.00
f1: devamsız kalma
f2: dersin devamı alınıp finale girilmediğinden ötürü kalma
f3: dersin devamı alınıp finale de girilip başarısız olunduğundan ötürü kalma
makina mühendisliği bölümünde akıllara zarar öğretim üyeleri barındırmaktadır.
bir hocamızın odasının önünden geçiyordum bugün. başka 2 hoca daha vardı. kapıları açık muhabbet ediyorlar toplam 3 kişi. biri mekanik, biri konstrüksüyon ve imalat, diğeri de makina teorisi ve dinamiği ana bilim dallarının önde gelen isimleri. tam kapılarının önlerinden geçerken şu diyaloglara şahit oldum.
- sen onu bunu bırak da, ergenekon'un başında kim var onu söyle.
- sen varsın. senden ala ergenekon mu olur la? puhahahaa...
- ehe ehe ehe...
yorum yok.
geçen seneki yüksek lisans yabancı dil şartı üds/kpds 65 den bu sene 50 ye çekmiş olan üniversite..
gölbahçe sinde haftasonları öğrencilerden çok çiğdem çıtlayan ailelerin görüldüğü üniversitedir. bi 5 sene sonra öğrencilik hayatı dibine vurularak yaşanır fakat kampüs çevresindeki armutların da kalkmasıyla şimdilik sıkıcı bi hal almıştır.. friends i, baron u, forum çamlık ı hiçbişeye değişilmez o da ayrı..
2008-2009 öğretim yılında tezli yüksek lisans açmış ve ahaliyi sevince boğmuştur..
bu sene nod32 antivirüs yerine
kaspersky ile anlaşıp, paü öğrenci ve çalışanlarına beleşten kaspersky lisanslı antivirüs dağıtan okulum.
öncelikle bakınız;
(bkz:
@2788426)
ilgili giride daha önceden bahsetmiş olduğum notlandırma sistemi artık tarih olan üniversitedir. 16 temmuz 2009 tarihli
resmi gazete'de de yazıldığı gibi d1, d2 gibi koşullu geçme anlamlarına gelen harf notları eklenmiştir. bunun dışında da yeni harf notları eklenerek diğer harf notlarının katsayılarında ise değişiklikler yapılmıştır. yeni kat sayılarla birlikte harf notları şu şekildedir.
direkt geçme;
a1: 4.0 (90+)
a2: 3.7 (80 - 90)
b1: 3.3 (75 - 79)
b2: 3.0 (70 - 74)
c1: 2.7 (65 - 69)
c2: 2.3 (60 - 64)
koşullu geçme;
d1: 1.7 (55 - 59)
d2: 1.0 (50 - 54)
başarısız olma;
e: 0.5 (40 - 49)
f1: 0.0 (0 - 39)
f2: 0.0 (devam alamama durumu)
bu yeni sistemdeki en büyük değişiklik ise herhangi bir dersten 100 üzerinden elde edilen puanla alakalıdır. bu okuldan olanlar bilirler. eskiden 100 üzerinden elde edilen ortalama hangi harf notuna karşılık geliyorsa transkriptte o görünürdü. bu sistem revize edilmiştir. sınıfın ortalaması esas alınacaktır yeni sistemde. eğer o dersi alanların ortalaması 50 ve üzerinde ise yine eskiden olduğu gibi puanın karşılığı olan ders notu alınır. eğer ortalama 50'nin altında ise ortalamayı 50 yapmak için gereken kat sayıyla dersi alan herkesin puanı çarpılıp yeni puan oluşturulur. yeni oluşturulan puan hangi harf notunun karşılığı ise transkriptte o harf notu görünür.
bitirilmiştir. son kez , umuyorum, gördüm kendisini bugün. baya baya bir şeyler yapmaya çalışmışlar yemekhane güzel geldi bana. kentkart sistemi gibi bir şey olmuş. dıtlama sayısına göre tepsi koyuyorlar bantın üzerine geliyor tabaklar da ama alıyorsunuz afiyetle yiyorsunuz.
sonra ring diye bir şey çıkmış ortaya o ne lan? dedim kampüs içi ücretsiz otobüsmüş. öğrenciler bir kereye mahsus kampüse girerken yine o kartlarını dıtlatıyorlar. çip'i getirmişler anlaşılan.
bir de eğitim sistemine yeni bir şey getirilmiş. bir üç kaldırılmış. onun yerine birinci ve ikinci sınıfı sorunsuz geçebilecek öğrencilerde 2.00 not ortalaması aranacakmış. söyleyeyim bu çok zor arkadaşlar. en azından edebiyat için çok zor. bir vize bir final geçen seneden beri var olup yüksek lisanslar için mülakat uygulaması getirilmiştir. ayrıca bütünlemenin geleceği de söylenmekte. okuyacaklara okuyanlara hayırlı uğurlu olsun.
velhasılı kelam her zamanki gibi yaz okuluyla boğuyordu öğrencileri paü. denizlinin havası da malumunuz. bir de alt yapı çalışmaları sebebiyle trafik çekilmeyecek derecede berbat. kampüsten otogara gitmek incilipınardan sonra oldukça zor şu sıralar. sanırım çınara inmek de aynı derecede.
kampüs alanında bozkırlar hala var; binalar dikilmesine rağmen.
her neyse ben kurtuldum allah da sizi kurtarsın. dinimiz amin.
(idiot, 03.08.2009 21:56 ~ 21:57)