counter-strike bilgileri ve oynayış tarzı ile örtüşüğü zaman çok eğlenceli olabilen bir aktivite..nitekim "go go go" diye haykırmak, ya da ukelaca bir "get in position and wait for my go" gibisinden emir vermek çok zevkli olabiliyor..
"nası head-shot aldım ama" , "beyler bi daha ki tura bodoslama dalmayın" , "bende para yok bana silah alsana" gibi counter-strike cümlelerini kuramayacağımız için sorun yaşanması mümkün oyun*
bir takım cibiliyetsizlerin fazlasıyla yakından ateş etmeleri sonucunda istenmeyen morluklarla eve dönmenize yol açabilen, yine de pek bir zevkli, pek bir stres topu olan oyunumsu.
en anlaşılmaz ihtiyaçlarımızdan olan birbirimizi vurma güdümüzü biraz olsun dindiren enerjik oyun. mermisi bitmiş tazı kılıklı arkadaşınızdan "say hello to my little friend" diyerek bi scarface tadında intikam alabileceğiniz güzel ortam.
ayrıca daha teknolojik olan versiyonunda ise oyuncular birbirlerine boyalı top atmıyorlar..elinizdeki silah verici, giysi ve kafadaki kasklar da alıcı oluyorlar ve hiçbir şey atılmadan oynanılıyor..o da ayrı bir zevkli, silahları daha gerçekçi, nitekim "yok beni vuramadın", "yok boya olmadı burası" diye geyikler de dönmüyor, vurulunca direk anlaşılıyor olay..
mermi olarak kullanılan boya topları , size atılıp patlamadığı zaman daha da acıtan vurdulu kırdılı oyun.genellikle oynadıktan sonra eve milka ineği gibi dönülür.
kalabalık bir arkadaş grubuyla kesinlikle oynanması gereken oyunlardandır.kıyafetleri giyip eline silah alınca peşmerge görünüme rağmen insanı rambo gibi hissettirir. mermileer hedef olunca az biraz canınız yanabilir.kurtlar vadisi meraklıları için kafaya ve topuğa sıkma gibi yakın mesafe atraksiyonlar yasaklanmıştır.
mermilerin içine vurulduğunu anlamak için gıda boyası koyulur.ilk defa deneyecekleri için bir kuleye çıkıp görüğünü taraması önerilir.
yakın süreçte küçük tosuncuklarımız tarafından farkedilip kravatsız takım elbiseler ile oynanması beklenen harp oyunudur.
belde makina, ayakta kösele ayakkabı, bir nümero büyük ceket ve kravatsız beyaz gömlek.
türkçesi, tdk tarafından boyartop olarak türkçeleştirilmiş zengin sporu. her babayigidin harcı değildir saatine 50 ytl bayıldıktan sonra sağı solu kızarmış bir şekilde eve dönmek.
bilgisayar ekranından uzakta, hakikatin tam ortasında, counter strike ortamını yaşatan oyun kendisi.
başlamadan önce ele tutuşturulan kask, kafaya geçirilip, oyun boyunca orada tutulmalı. bir de sarhoş kafayla oynanmasını tavsiye etmem; zira, o aptal kask yüzünden etrafı zaten iyi göremeyen bünye, alkolün etkisiyle, saniyesinde alnının çatından vurulup oyunu terketmek zorunda kalıyor.
tek dezavantajı, çarpışmaların ardından vücudun çeşitli yerlerinde ortaya çıkan ve acıtan morluklar, onun dışında iyi stres attırıyor.
yeni tanıştığınız/az tanıdığınız insanlarla oynadığınızda daha bir atraktif hale gelen oyun. bazı kendini bilmez insanlar yakına geldiği halde, üstelik "olm kadınlara yakından vurmak yassah." denildiği halde mal gibi saydırabiliyor o zaman birkaç morluğu garantiliyorsunuz (işin ilginci ne kadar yakından vurduysa artık üstümde boya bile kalmadı top geldiği gibi sekti sanırım.). manyak gibi koşup, takımın beyni olduğunuzda (burada bir kadın-erkek çatışması söz konusu olabilir) deli yoruluyorsunuz. insan "yarın olsa gene giderim." falan diyebiliyor ama yok öyle bir şey tabi. içinizdeki canavarı daha yakından tanıyıp onu akıl ile yönetmeyi öğreniyorsunuz falan (wow, felsefi açılımlar ehem ehem.) neyse fırsat bulundukça gidilmeli, terlenmeli, vurdulu-kırdılı film tadında saatler geçirilmeli.
arkadaş arasında oynandığında daha zevkli olduğunu iddia edenler de var, lakin giydiğiniz kamuflaj elbise ve taktığınız maske sayesinde kimin kim olduğu töbe anlaşılmıyor. bizden mi düşman mı diye bakıyorsunuz olaya. maksimum adrenalin, dehşet yorulma. keyifli vesselam.
yakın bir mesafeden kolunuza bacağınıza yediğiniz toplar acılı bir kırmızı hatıra olarak saklanabilir.
bazen boya topu çarpmasına rağmen patlamıyor. evet oyuna devam edebiliyorsuuz bu durumda. ama patlamayan toplar daha güzel acıtıyor.