kitabın esas vurgusu sürekli belirtilmiş. ama kitabın ırkçı üslubu, itici tabirleri, imla hataları ve cümle bozukluklarından öte dikkatimi çok çeken bir mevzu da "
bilimsel bir inceleme" olarak sunulan bu romandaki beşinci sınıf erotik öykülerin yoğunluğudur.
genelde şu ayarda tasvir edilir müstakbel padişahın müstakbel zevcesiyle ilk yalnız kalma anı:
"horofira ince uzun boylu, beyaz tenli, dipdiri göğüslere sahip gencecik bir bizans kızıydı. elbette sütyen giymemişti. (...)
sonra genç kızın alev alev yanan vücudunu kendisinkine yapıştırdı."
bdsm sektörüne de girer arada:
"timur, yıldırım bayezid'in karısının göğsünü dişledi ve akan kıpkırmızı kanı iştahla içmeye başladı."
www.seksihikaye.net öyküleri bile daha başarılıdır o kesin.
saygın tarih araştırmalarını düşündükçe okuduğum en rahatsız edici kitaplardan diyebilirim rahatça. osmanoğulları hayranı değilim ancak kitapta öyle hakaretler ve tasvirler var ki şimdi bir giriyle sözlükler kapanıyorken, şu an birine bu hakaretler edilse tazminat davası zengini olur. padişah annelerinin çoğunluğunun yabancı uyruklu olduğu da bir sır değil zaten, ancak bunu bu kadar itici bir üslupla dile getirmek de maharet ister. okuyacaksanız vcdden okuyun, organik tarımla ilgilenin, açık muslukları falan kapatın; dünyayı kurtarın.