belki ilginizi çeker
  1. · hürrem sultan
  2. · valide sultan
  3. · osmanlıda devşirme sistemi
  4. · aişe hafsa sultan
  5. · osmanlı kadınları
gündem
  1. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  2. · beşiktaş
  3. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  4. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  5. · zongul ducks
  6. · itü sözlük yazarlarının aslında içmek istedikleri
  7. · domuz gribi
  8. · kıymetlenmek
  9. · boylumlama

padişah anaları  

  1. tam adı padişah anaları ve bizi 600 yıl yöneten devşirmeler olan ve bütün osmanlı padişahlarının devşirip evlendiği kadınları anlatan, dili ve üslubu çok da tatmin edici olmayan (yer yer hakaret boyutlarına kadar giden) ama yine de osmanlıda devşirme sistemi üzerine fikir edinilmesi mümkün kitap.
    (dannyorum, 01.02.2007 22:47)
  2. ilber oltaylı, bu kitabın yazarı olmadıgı idda etmiştir.kitapda saçma sapanlık olaylar çoktur.ama padişah analarının hepsinin yabancı olması gözden kacırılmaması gereken şeydir.
    (crazyking, 11.02.2007 01:46)
  3. (eriyenadam, 31.03.2007 18:46)
  4. (profesore, 31.03.2007 19:43)
  5. ciddiyetten ve bilimsel olmaktan tamamen uzak bir kitaptır. hangi kategoride değerlendirileceği epeyce tartışma götürür. ( "fantezi" demek en doğrusu olacaktır ) ama bilimselliğini tartışmak bile abestir. kitabın gayr-ı ciddi oluşu arkasındaki kaynaklar bölümünden rahatlıkla anlaşılabilir. kitabın arkasında süleymaniye, topkapı sarayı gibi önemli merkezlerin kütüphanelerinden yararlanıldığı kaydedilmiştir. ancak herkes çok iyi bilir ki bu yuvarlak ifadelerin zerre kadar kıymet-i harbiyesi yoktur. zira bu ifadelerden bir şey anlaşılmamaktadır. yazar bu kütüphanelerden nasıl faydalanmıştır, bu kütüphanelerdeki hangi eserleri görmüştür? bu eserlerin tam künyesi nedir? bu eserlerin türü nedir, güvenilirliği hangi derecededir? bu soruların cevabı yok. dahası yazarın gerçekten bu kütüphanelerde ciddi bir araştırma yaptığına bile inanmak zor. bu kadar önemli bir tezi ispat için yazılmış bu kitabın arkasına, bir iki sayfalık "şuradan yararlandım, bunlara baktım" gibi bilimsel disiplinin tamamen dışında şeyler yazarsanız, bunu kimsenin ciddiye almasını da bekleyemezsiniz. velhasıl-ı kelam, içinde yer yer doğru bilgiler olsa da şovenizme yenik düşmüş, bilimsel olmadığı gün gibi açık olan, ciddiye alınamayacak bir garabettir bu kitap.
    (mümtaz, 31.03.2007 20:20 ~ 20:21)
  6. ilber ortaylı, oral sander gibi tarihçilerin kitaplarının yanına koymaya utandığım için ilk defa okuduktan sonra kitaplığıma ileride "çocuklarım da okusun" diye koyamadığım kitap.
    basit anlatımlı, imla yanlışlarıyla dolu,değil tarih kitabı, sıradan bir roman olarak bile okunmaya değmeyecek 700 sayfalık zaman kaybı.
    kitapta bütün osmanlı soyundan frenk dölü, insan panayırı, kan çorbası gibi hakaret dolu saçma sapan laflarla bahsediliyor. padişahların yatak odası sohbetlerinden, sultanların akıllarından geçenlere kadar yazıp bir de üzerine belgelere dayandığı iddia edilerek ciddi bir tarih kitabı izlenimi bırakmaya çalışılmış ama zaman kaybı olmaktan öteye geçememiş.
    benim çelik gibi sinirlerim var, okurken sinirlenmem diyorsanız, boş vaktiniz de çoksa buyrun okuyun şu sıcak yaz günlerinde zaman geçer.
    (bulamadım, 30.06.2007 10:56 ~ 11:03)
  7. (fbeyza, 14.12.2007 14:40)
  8. çoğunun yahudi olması sebebiyle yalçın küçük tarafından irdelenmesi gereken konu
    (ymurat, 14.12.2007 16:05)
  9. kitabın esas vurgusu sürekli belirtilmiş. ama kitabın ırkçı üslubu, itici tabirleri, imla hataları ve cümle bozukluklarından öte dikkatimi çok çeken bir mevzu da "bilimsel bir inceleme" olarak sunulan bu romandaki beşinci sınıf erotik öykülerin yoğunluğudur.

    genelde şu ayarda tasvir edilir müstakbel padişahın müstakbel zevcesiyle ilk yalnız kalma anı:

    "horofira ince uzun boylu, beyaz tenli, dipdiri göğüslere sahip gencecik bir bizans kızıydı. elbette sütyen giymemişti. (...)
    sonra genç kızın alev alev yanan vücudunu kendisinkine yapıştırdı."

    bdsm sektörüne de girer arada:
    "timur, yıldırım bayezid'in karısının göğsünü dişledi ve akan kıpkırmızı kanı iştahla içmeye başladı."

    www.seksihikaye.net öyküleri bile daha başarılıdır o kesin.

    saygın tarih araştırmalarını düşündükçe okuduğum en rahatsız edici kitaplardan diyebilirim rahatça. osmanoğulları hayranı değilim ancak kitapta öyle hakaretler ve tasvirler var ki şimdi bir giriyle sözlükler kapanıyorken, şu an birine bu hakaretler edilse tazminat davası zengini olur. padişah annelerinin çoğunluğunun yabancı uyruklu olduğu da bir sır değil zaten, ancak bunu bu kadar itici bir üslupla dile getirmek de maharet ister. okuyacaksanız vcdden okuyun, organik tarımla ilgilenin, açık muslukları falan kapatın; dünyayı kurtarın.
    (iao, 10.01.2008 20:50)
  10. saçmalamalrı dışında osmanlılıkla osmanlı türklüğü ile gurur duyanları silkelemesi gerekn kitap türk diye biat ettiğimiz padişahların ne türk nede tam anlamı ile bir ırktan geldiğini gösteren eser.
    (hobitimben, 23.07.2008 12:45)
  11. neredeyse tüm padişah analarının yabancı olduğunu görünce insan dehşete kapılıyor , her platformda övündüğümüz , gurur duyduğumuz kudretli padişahlarımızın yarısı yabancı ırktan , acaba anadoluda kadın yokmuydu diye düşünmeden edemiyor insan . adını ve dinini değiştirince ırk özelliklerini ve genetik yapısını da değiştirebilmişlermidir . doğan padişah adayları çocukların yarı rus , yarı moldovalı , yarı romanyalı yarı podolyalı , yarı eflaklı , yarı boğdanlı olması hatta bunların da büyüyünce yabancı kökenli bir kadınla evlenince soyun ne olacağını kimse düşünmedimi acaba , demekki türk insanının yabancı kadın hayranlığı ta o yıllara dayanıyor soyaçekim işte ne yaparsın . insanın bu durum karşısında şunu diyesi geliyor ; ananı da al git
    (legendhakan, 23.07.2008 14:27)
  12. türklerde soy babadan gider, velhasıl kelam ana uzaylı bile olsa doğan çocuk türktür. hoş ultrasüperhiper matematik dehaları yüzde 50 nin yarısı yüzde 25 eder aha koy yüzde 75 oldu mu sonrası 87,5 vay amuğa koyim heç türk olur mu, ne desem bilmiyorum behey yenilmiş güreşçi müsvettesi yazar aç biraz soy kitabı nasıl okunur bir gör. sonra matematiksel hesaplamalar ile ispatını yaparsın.

    hay kaplumbağaya can veren...
    (gulersem, 23.07.2008 15:58)
  13. moğol 1
    fransız 2
    ermeni 1
    rum 9
    bulgar 3
    sırp 3
    rus 3
    ispanyol 1

    kitabın iddasına göre anaların milliyeti böyle sıralanmaktadır. toplayıp padişah sayısıyla karşılaştırılmamalıdır birden fazla padişah doğurmuş anne de vardır. kitapta çokça bilimsellikten uzak yargılar bulunur. osmanlının çöküşünün nedeni olarak neredeyse türk kanının seyrelmesini gösterir.
    (akılfikirdükkanı, 29.08.2008 18:43)
  14. ülkemizdeki yaygın ana akım ırkçılıktan farklı tipte bir ırkçılığı benimsemiş ali kemal meram adlı kişinin yazmış olduğu kitap. yayınlandığı dönem pek çok tartışmayı beraberinde getirmiş, epey bir yankı uyandırmıştı.

    kitap özetle, neredeyse tamamı yabancı olan cariyeleri ekseninde 36 padişahın saltanat dönemlerini anlatır. osmanlı padişahlarının kanlı entrikalarından (kardeş katli vb) bahsetmesi ve anadolu halklarına ikinci sınıf muamele edildiğini vurgulaması bakımından resmi tarih tezine muhalif bir tutum sergiliyor. gerçekten de osmanlı hanedanı, yüzlerce yıl bir taraftan ağır vergilerle, tımar sistemiyle çoğu türk olan köylünün belini bükerken, bir taraftan da yine çoğu türkler'den oluşan ordusunun döktüğü kan sayesinde, topraklarını ve dolayısıyla daha çok zevkü sefa sürebilmek için hazinesini genişletme yolunu tutmuş, yetmezmiş gibi yavuz sultan selim gibiler "şii" diyerek türk alevilerini kadın çoluk çocuk demeden kılıçtan geçirtmişti.

    bununla beraber, türkler'in ezilmesinin nedenini, padişahların türk kanı taşımamasına bağlayan ali kemal meram'ın yaklaşımı gülünç ve acıklı. behice boran'ın zamanında çok doğru teşhis ettiği gibi osmanlı'nın ekonomik düzeni batıdakinden farklı olmakla beraber feodaldi. buradan hareketle anadolu'daki türk köylüsünün ezilmesi, türkler'in devlet kademelerinde yer alamaması bir sınıf sorunudur. bunun padişahların yabancı kökenlerinden kaynaklanan bir milliyetçilikle ya da türk düşmanlığıyla alakası olmadığı açık.

    tabiri caizse yazarın yaptığı iyilik ürküttüğü kurbağaya değmiyor. tabu sayılan konuları irdelemiş, resmi tarihin es geçtiği tarihsel olaylara değinmiş ama sonuçta ortaya ne bilimsel ne entelektüel açıdan ciddiye alınamayacak bir garabet çıkarmış. kitabı 16-17 yaşlarında okuduğum halde türk olmayanları nitelemekte kullanılan dilin faşizanlığı, ( "kanı bozuk", "soyu bozuk", "frenk dölü" gibi hoşgörü ile karşılanabilir olmaktan çok çok uzak ifadeler) midemi bulandırmıştı. dahası padişahların yabancı cariyelerine yönelik uç seviyede cinsiyetçi ifadeler de yer yer pornografi sınırlarına gelip dayanıyor.

    kullandığı ifadelerden çıkardığım kadarıyla yazara göre "türk ırkı" böyle elfler gibi doğuştan güzel, akıllı, kültürlü, ince ruhlu fantastik bir ırk. ne kadar safkan olursa o kadar şahane olacaktır falan. (hayattayken gen havuzu denilen hadiseden de bihaberdi sanırım kendisi) beni en çok dumura uğratan bölüm (ki hala unutmadım), çelebi mehmet dönemini anlatan bölümdü. yazar, çelebi mehmet'e verip veriştirir ama bu padişaha ve osmanlı düzenine isyan eden şeyh bedreddin'i de yerin dibine batırmadan edemez. ve fakat hemen arkasından bedreddin'in darağacına mağrurca gittiğini ifade eder. akabinde tutup tekrar "marx'tan önce komünizmi icat etmiş" olduğu için ve soyu sopu dolayısıyla bedreddin'e söver. yeri gelmişken marx'a da söver, "pis yahudi" filan der.

    tuhaf hem de çok tuhaf değişik bir patolojiyi gözler önüne seren bir kitaptır bu. ve fakat okuyana fazla birşey kazandırdığı söylenemez.

    edit: imla
    (fantaghiro, 29.08.2008 20:10 ~ 25.07.2009 15:30)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil