osmanlı hükümdarlarına verilen ad. osmanlı padişahlarının kanı akamazdı. bu yüzden padişahlar öldürülecekleri zaman boğdurulurdu. büyük devlet adamları da bu kurala dahildi.
bu devirde kimse sultan değil hükümdar değil bezirgan değil diyerek,küçükken oynadığımız bezirganbaşı oyununu hatırlamama neden olan,klibinde balık etli sibel can'ı renk renk eteklerin üstüne giydiği mayolarla gördüğümüz şarkı.
harem-i kebirinde cariyelerinin raks edişlerini izleyen ve bu durumu izleyen hadım edilmiş zenci arkadaşlara nispet edercesine bu nisalar(genç kızlar) ile cilveleşen kavuklu, iri cüsseli ve kendi halinde yaşayan reis-i cumhur.
bizde yazılı tarih, genellikle bir "padişahlar tarihi" olmuştur; bilemediniz vezirlere, paşalara dek uzanır, ama halk isyanlarına şöylece dokunup geçer, toplumsal, ekonomik nedenler üzerinde hiç durmaz. çünkü, ekonomik nedenin önemini kavramamıştır osmanlı tarihçisi. giderek fatih'ten önce, onun adı "müverrih" de değilmiş, nessap derlermiş. nesepçi, padişaha soy sop bulan. baştakine soy sop bulma işi, kökleri çok gerilere giden bir eğilimden doğmaktadır. ilkçağ krallarına, kahramanlarına, ta tanrılara değin varan bir soyağacı bulma çabası o zaman çok yaygındı. çünkü böylece, kralın insanüstü niteliği ortaya konmuş, gücünün büyüklüğü saptanmış, insanlara ise ancak onun buyruklarına uyma zorunluğu yüklenmiş olurdu.
bu şarkının çıktığı sene tarkan'a sormuşlardı bu aralar en sevdiğiniz şarkı hangisi diye, bunu söylemişti. genellikle sanatçılar başka sanatçı ya da eserler hakkında ketum olurlar, böyle pattadanak söylemesi ilgimi bu şarkıya yöneltmişti. hala dinlerim, fena değil hakikaten.
bu şarkıyı yazdıktan sonra şöyle demiş serdar ortaç; "aslında padişah şarkımı sibel can yerine ahmet kaya ya da selda bağcan'ın söylemesi daha uygun düşerdi. çünkü nakarat bölümünde epey bir sosyalizm vardı."
osmanlı devleti'nden önce bazı islam devletlerince de kullanılan ünvan ,aslında ilk kez islamiyet öncesinde iran'da hüküm süren sasani imparatorları tarafından kullanılmış olan ünvandır. osmanlı devletinde ise ilk kez ikinci murat tarafından kullanılmış.fatih döneminden itibaren ise kralların kralı manasında kullanılan ünvan haline gelmiştir.