seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,çünkü hayat iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın ateşde pay alır kendine soğuktan...
seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak bir yolculuğa yeniden başlamak için;bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni...
sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni...
sevgimin iki canı var seni sevmeye...
bu yüzden sevmezken seviyorum seni ve bu yüzden severken seviyorum seni...
latin amerika'nın büyük yüreği, şili'nin nazım'ı*, nazım'ın dostu büyük adam...nazım'ın ölümünden sonra o'na
'niçin öldün nazım?
ne yaparız şimdi biz
şarkılarından yoksun?'
diye başlayan güzel bir şiir armağan etmiştir...
çok sevgili kadınım, sana bu kötü söyleyişli soneleri yazmak büyük çile oldu, acılar verdi ve
sanki canımdan bir şeyler aldı, fakat sana bunları sunmanın mutluluğu bir çayırdan daha geniş. bu işe
girişirken, her biri için, aklının bir köşesinde şairlerin bunca zamandır titiz ve şık beğeniyle gümüşi çanıltılı, saydam ya da top ateşini andırır dizeler kaleme aldıkları vardı. bense, olanca alçakgönüllülüğümle ağaçlardan çattım bu soneleri, demem o ki, pek ışıltılı olmayan, gücünü saflığından alan ezgilerdir duyduğun, nitekim senin kulağına da öyle geliyorlardır. sen ve ben, yürüyerek ormanlar ve kumsallardan, yitik göller, kül enlemlerden, saf ağaç parçalarını devşirdik, suyla ve hava değişimiyle
salınan dallardan. türküler yaktığım ve tapındığım gözlerini yaşatsınlar diye on dört tahtalı bu küçük evlerin çatısını ve açık çatılarını o hoş kalıntılardan balta, bıçak ve çakı ile kurdum, işte sana ait yüze
tamamlanmış aşk sonesi: sana borçlu oldukları yaşamdan başka bir şey olmayan dallardan soneler.
pablo neruda
ekim 1959
sone - 1
matilde, çimen, taş, şarap hangisi senin adın
adısın hem topraktan doğup sonsuza kalanın,
öyle bir sözcük ki söktürür şafağı büyümesiyle
çakar limon ışıkları onun yaz demlerinde.
akıp gider bu adın üstünde
ateşin deniz mavisi arılarıyla sarılmış tahta
gemiler
bir ırmağın suyudur ki o harfler
kireçlenmiş yüreğimde yüzerler.
ah, nice yollardan sonra bulunmuş ad,
gizli bir tünelin kapısı sarmaşıklar altında,
dertleşir dünyanın mis kokusuyla!
ah, sar beni tutuşmuş ağzınla,
yokla istersen geceden gözlerinle,
ama bırak yüzeyim ve uyuyayım adının üstünde.
"eliot'ın,jimenez'in şiirlerinin kaynakları nereye çıkıyor? kitaplara,eğitime,kültüre değil mi? ama yanardağlar, çöller ve pampalarla kaplı kaplı bir ülkenin şiirini yazmak istiyorsanız,soyluca döşenmiş salonlar ve oturma odaları için yazdığınız gibi yazamazsınız."
sözlerinin sahibi şilili toplumcu ozan.
1948 yılında pablo picasso ve paul robeson ile birlikte dünya barış ödülünü almıştır. şiirlerin bazıları çok ağır, başka dillere çevrilemeyecek türdendir. çocukluk anıları ve doğayla olan yakınlığı şiirlerine yansımış ve birer şaheser olmalarında etkili olmuştur. şilide allende iktidarının devrildiği pinochet darbesinden sonra evinde göz altına alınmıştır. 1971 yılında öldüğü açıklanmıştır. şiirleri tıpkı yıllandıkça tatlanan bir şarap gibi okudukça güzelleşir.
(bkz: barcarolle) (bkz: almeria)
(bkz: yalnız ölüm) (bkz: unutmak yok)
(bkz: serenad) (bkz: sorma)
bizler susuyorduk.
"bilmek acı çekmektir." ve bildik;
karanlıktan çıkıp gelen her haber
gereken acıyı verdi bize.
gerçeklere dönüştü bu dedikodu,
karanlık kapıyı tuttu aydınlık,
değişime uğradı acılar.
gerçek bu ölümde yaşam oldu,
ağırdı sessizliğin çuvalı.
toplumcu şair pablo neruda'nın "aşk şiirleri" kitabı müthiştir, hele ki yapı kredi yayınlarından çıkan o müthiş baskıysa eğer, bir kere sahip olun, başucunuzdan ayırmazsınızdır artık..
"bütün gece seninle yattım
denizin yakınında, adada.
yabanıl ve uysaldın sevinçle uyku arasında,
ateşle su arasında. "
dizelerinin beni benden alan sahibi.."karaada şiirleri" kitabı muhteşemdir.
pablo neruda (asıl ismi: ricardo eliezer neftalí reyes basoalto) (12 temmuz 1904 parral, şili - 23 eylül 1973 santiago), şilili yazar ve şair. her şeyden önce ülkesindeki ve ispanya'daki faşizme karşı durmuştur. 1971 yılında edebiyat dalında nobel ödülü almıştır.
yaşamı boyunca güçlü siyasi duruşuyla tanınmıştır. sürgüne gönderilmeden önce açıksözlü bir komünist olarak, şili komünist partisi'ne hizmet etmiştir.
şair takma ismini çek meslektaşı jan neruda'dan türetmiştir. daha sonra bu isim yasal adı olarak kalmıştır.
1970 yılında şili başkanlığına aday gösterilmiş, ancak daha sonra başkan seçilen salvador allende'yi desteklemiştir. allende seçilince neruda'yı şili'nin fransa elçisi olarak görevlendirmiştir. iki buçuk yıl bu görevi yürüten neruda 1972 yılında sağlık sorunları sebebiyle görevden çekilmiş ve şili'ye dönmüştür. 24 eylül 1973'de kalp yetmezliğinden hayatını kaybetmiştir.
bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirm
bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
şöyle diyebilirim : 'gece yıldızlardaydı
ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler'
gökte gece yelinin söylediği türküler
bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler
bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler
hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler
bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler
geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler
sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler
yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
bakışlar sanki onu bana getirecekler
böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
artık ne ben öyleyim ne de eski geceler
sesim ara rüzgarı ona ulaşmak için
şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler
şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler
sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever
sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer
bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler
budur bana verdiği acıların en sonu
sondur bu onun için yazacağım dizeler