görseller
pablo nerudapablo neruda
pablo neruda 
belki ilginizi çeker
  1. · yavaşça ölür onlar
  2. · yaşadığımı itiraf ediyorum
  3. · güzde unutulmuş
  4. · bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
  5. · ayakların
  6. · yirmi aşk şiiri ve umutsuz bir şarkı
  7. · il postino
  8. · hilmi yavuz
  9. · yalnız ölüm
  10. · sorma
gündem
  1. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  2. · metrobüse para vermeyen tkp li öğrenciler
  3. · her şey iyi giderken ayrılalım diyen sevgili
  4. · ugg düşmanı ezik kızlar
  5. · tahrik edici erkek kokuları
  6. · sözlük yazarlarının itirafları
  7. · uykusu olup da uyumayan insan
  8. · jose manuel durao barroso
  9. · fenerbahçe avrupa kupalarına katılmasın kampanyası

pablo neruda  

 sayfa  / 3
  1. seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,çünkü hayat iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
    bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın ateşde pay alır kendine soğuktan...
    seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak bir yolculuğa yeniden başlamak için;bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni...
    sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni...
    sevgimin iki canı var seni sevmeye...
    bu yüzden sevmezken seviyorum seni ve bu yüzden severken seviyorum seni...

    pablo neruda
    (esdora, 02.09.2004 12:17)
  2. (bkz. hilmi yavuz)
    (tozkoparan, 02.09.2004 12:29)
  3. adına yapılmış ilk türkçe şiir sayfalarının şu adreste bulunduğu büyük şair: http://www.geocities.com/...
    (bambaska, 12.11.2004 02:43)
  4. latin amerika'nın büyük yüreği, şili'nin nazım'ı*, nazım'ın dostu büyük adam...nazım'ın ölümünden sonra o'na
    'niçin öldün nazım?
    ne yaparız şimdi biz
    şarkılarından yoksun?'
    diye başlayan güzel bir şiir armağan etmiştir...
    (zoe, 12.11.2004 03:33)
  5. çok sevgili kadınım, sana bu kötü söyleyişli soneleri yazmak büyük çile oldu, acılar verdi ve
    sanki canımdan bir şeyler aldı, fakat sana bunları sunmanın mutluluğu bir çayırdan daha geniş. bu işe
    girişirken, her biri için, aklının bir köşesinde şairlerin bunca zamandır titiz ve şık beğeniyle gümüşi çanıltılı, saydam ya da top ateşini andırır dizeler kaleme aldıkları vardı. bense, olanca alçakgönüllülüğümle ağaçlardan çattım bu soneleri, demem o ki, pek ışıltılı olmayan, gücünü saflığından alan ezgilerdir duyduğun, nitekim senin kulağına da öyle geliyorlardır. sen ve ben, yürüyerek ormanlar ve kumsallardan, yitik göller, kül enlemlerden, saf ağaç parçalarını devşirdik, suyla ve hava değişimiyle
    salınan dallardan. türküler yaktığım ve tapındığım gözlerini yaşatsınlar diye on dört tahtalı bu küçük evlerin çatısını ve açık çatılarını o hoş kalıntılardan balta, bıçak ve çakı ile kurdum, işte sana ait yüze
    tamamlanmış aşk sonesi: sana borçlu oldukları yaşamdan başka bir şey olmayan dallardan soneler.

    pablo neruda
    ekim 1959

    sone - 1

    matilde, çimen, taş, şarap hangisi senin adın
    adısın hem topraktan doğup sonsuza kalanın,
    öyle bir sözcük ki söktürür şafağı büyümesiyle
    çakar limon ışıkları onun yaz demlerinde.

    akıp gider bu adın üstünde
    ateşin deniz mavisi arılarıyla sarılmış tahta
    gemiler
    bir ırmağın suyudur ki o harfler
    kireçlenmiş yüreğimde yüzerler.

    ah, nice yollardan sonra bulunmuş ad,
    gizli bir tünelin kapısı sarmaşıklar altında,
    dertleşir dünyanın mis kokusuyla!

    ah, sar beni tutuşmuş ağzınla,
    yokla istersen geceden gözlerinle,
    ama bırak yüzeyim ve uyuyayım adının üstünde.

    p.neruda
    (esdora, 12.03.2005 18:55)
  6. pablo neruda nın türk gençliğine armağanı şiiri ıçin
    (bkz: yavaşça ölür onlar)
    (kurremkamerruk, 23.04.2005 01:27)
  7. (bkz: yaşadığımı itiraf ediyorum)
    (viola, 15.05.2005 10:20)
  8. (bkz: il postino)
    (pulp, 15.05.2005 12:38)
  9. "eliot'ın,jimenez'in şiirlerinin kaynakları nereye çıkıyor? kitaplara,eğitime,kültüre değil mi? ama yanardağlar, çöller ve pampalarla kaplı kaplı bir ülkenin şiirini yazmak istiyorsanız,soyluca döşenmiş salonlar ve oturma odaları için yazdığınız gibi yazamazsınız."
    sözlerinin sahibi şilili toplumcu ozan.
    (baruch, 06.03.2006 16:46)
  10. 10 yaşında şiir yazmaya başlamış, 1971'de nobel edebiyat ödülünü kazanmış şilili yazar pablo neruda'nın asıl adı: neftali ricardo reyes basoalto imiş.
    (azureel, 13.03.2006 21:35 ~ 21:35)
  11. yirmi aşk şiiri ve umutsuz bir şarkı ve sorular kitabı en iyi kitapları bence.
    (bambaska, 06.02.2007 12:22 ~ 12:23)
  12. (bkz: bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim)
    (gaia, 16.02.2007 21:47)
  13. (bkz: ayakların)
    (ellisande, 16.02.2007 22:08)
  14. 'kala kala kumla kaldım
    günlerin kumuyla, suyla
    bir haftanın artıklarıyla kaldım
    vurulmuş ve hüzünlü '

    hüzün ve yalnızlık. güz'ün yaydığı koku.
    (te5ir, 07.03.2007 20:34)
  15. 1948 yılında pablo picasso ve paul robeson ile birlikte dünya barış ödülünü almıştır. şiirlerin bazıları çok ağır, başka dillere çevrilemeyecek türdendir. çocukluk anıları ve doğayla olan yakınlığı şiirlerine yansımış ve birer şaheser olmalarında etkili olmuştur. şilide allende iktidarının devrildiği pinochet darbesinden sonra evinde göz altına alınmıştır. 1971 yılında öldüğü açıklanmıştır. şiirleri tıpkı yıllandıkça tatlanan bir şarap gibi okudukça güzelleşir.
    (bkz: barcarolle) (bkz: almeria)
    (bkz: yalnız ölüm) (bkz: unutmak yok)
    (bkz: serenad) (bkz: sorma)
    (sphinks, 17.03.2007 16:32 ~ 21.06.2007 15:49)
  16. umutsuz bir şarkı

    beni çevreleyen geceden fırlıyor hatıran.
    ırmağın inatçı şikayetiyle birlik deniz.

    terk edilmiş rıhtımlar gibi şafakta.
    bırakışın zamanıdır, ey terk ettiğim!

    yağıyor soğuk çiçekler yüreğime.
    ey harabelerdeki mezar, gemi batışlarının zalim oyuğu!

    yığılır sende savaşlar ve kaçış.
    yükseldi senden bütün kanatları şarkı kuşlarının.

    yuttun her şeyi, mesafeyi bile.
    deniz gibi, zaman gibi. battı her şey sende!

    saldırının ve öpüşün şen zamanıydı.
    bir deniz feneri gibi parlayan, sihrin zamanı.

    kılavuz kaptanın korkusu, o kör dalgıcın hiddeti,
    şiddetli aşk esrimesi, battı her şey sende!

    siste çocukluk benim yaralanmış kanatlı ruhum.
    yitik kaşif, battı her şey sende!

    savurdun üzüncünü, sarıldın arzuya.
    felç etti hüzün seni, battı her şey sende!

    gölgelerin duvarı arasından geçtim,
    girdim ötesine isteklerin ve eylemlerin.

    ey et, kendi etim, sevdiğim ve kaybettiğim kadın,
    bu ıslak zamanda çağırıyorum seni şarkımla.

    bir vazo gibi verdin o sınırsız şefkatin korunağını,
    ve o sonsuz unutuşta ezdim seni bir vazo gibi.

    adaların kara, kapkara yalnızlığı vardı,
    ve orada, aşk kadını, aldın beni göğsüne.

    susayış ve açlık vardı, ve meyveydin sen.
    üzünç ve harabeler vardı, ve mucizeydin sen.

    ah kadın, bilmiyorum nasıl kapsayabilirsin beni
    yüreğinin dünyasında, kollarının haçında!

    seni özleyişim korkunçtu ve kısaydı,
    zahmetli ve sarhoş, sabırsız ve arzulu.

    öpüşlerin mezarlığı, yanıyor ateş hâlâ mezarlarında,
    alazlanıyor hâlâ üzümler gagaların izleriyle.

    ey ısırılmış ağız, ey öpülen kollar ve bacaklar,
    ey aç dişler, ey birlikte örülmüş bedenler!

    ey eridiğimiz ve umutsuzluğa kapıldığımız
    çılgın birliği umutla zahmetin!

    ve şefkat, su ve un gibi hafif.
    ve söz, silinmemiş daha dudaklardan.

    yazgım oldu bu benim, yolculuk etti bununla özlemim,
    düştü özlemim bununla, battı her şey sende!

    ey harabelerdeki mezar, her şey düştü sana,
    hangi acıyı ifade etmedin ki, hangi dalgalarda boğulmadın ki!

    dalgadan dalgaya çığlık attın sürekli ve şakıdın,
    ayakta durarak bir gemici gibi pruvada.

    hep çiçeklendin şarkında, çatladın akıntılarda hep.
    ey harabelerdeki mezar, açık ve acı kuyu.

    soluk kör dalgıçlar, mutsuz sapan atıcıları,
    yitik kaşif, battı her şey sende!

    bırakışın zamanıdır, o sert soğuk zamanı
    gecenin bütün yelkovanlara yerleştirmesi gibi.

    denizin çağıldayan kuşağı sarmalıyor kıyıyı.
    soğuk yıldızlar yükseliyor, siyah kuşlar kaçıp gidiyor.

    terk edilmiş rıhtımlar gibi şafakta.
    sadece titreyen gölge burkuluyor ellerimde.

    ey her şeyin ötesindeki! ey her şeyin ötesindeki!

    bırakışın zamanıdır. ey terk ettiğim!


    pablo neruda
    (ellisande, 02.04.2007 21:35)
  17. bizler susuyorduk.
    "bilmek acı çekmektir." ve bildik;
    karanlıktan çıkıp gelen her haber
    gereken acıyı verdi bize.
    gerçeklere dönüştü bu dedikodu,
    karanlık kapıyı tuttu aydınlık,
    değişime uğradı acılar.
    gerçek bu ölümde yaşam oldu,
    ağırdı sessizliğin çuvalı.
    (soldier in the army, 02.06.2007 11:50)
  18. hikmet çetinkaya'nın cumhuriyet'teki köşesinde, özellikle pazar günleri sürekli alıntılar yaptığı şair.
    (bioluminicence, 02.06.2007 12:07)
  19. öyle kimsesiz kaldım ki
    öyle bomboş
    yapraklar ağladılar bana
    sonra, tıpkı bir gözyaşı gibi
    düştüler son yapraklar...

    güzde unutulmuş şiirine bayıldığım şair.
    (sophie, 18.06.2007 17:19)
  20. toplumcu şair pablo neruda'nın "aşk şiirleri" kitabı müthiştir, hele ki yapı kredi yayınlarından çıkan o müthiş baskıysa eğer, bir kere sahip olun, başucunuzdan ayırmazsınızdır artık..

    "ölüm bir tek bana yazılmış bu öyküde

    ve aşktan olacak ölümüm; seni sevmekle,

    çünkü seviyorum seni aşkım; kanla, ateşle"
    (ferforje, 25.06.2007 22:40)
  21. "bütün gece seninle yattım
    denizin yakınında, adada.
    yabanıl ve uysaldın sevinçle uyku arasında,
    ateşle su arasında. "
    dizelerinin beni benden alan sahibi.."karaada şiirleri" kitabı muhteşemdir.
    (abdurrahmanshowtv, 03.07.2007 09:31)
  22. (bkz: nazım'a bir göz çelengi)
    (stairway to heaven, 14.07.2007 17:10)
  23. artık maziye karışmış erdemlerimden
    yeni bir elbise yaptırabilir miyim kendime?

    neden en güzel ırmaklar oraya
    fransa'ya gidiyorlar akmaya?

    neden gün olmaz gayrı
    che'nin gecesinden sonra bolivya'da?

    ve kıyılmış yüreğin
    katillerini mi arıyor orda?

    sürgün günlerinin kara üzümünde
    gözyaşlarının tadı mı var başlangıçta?

    şeklinde sadece sorulardan oluşan bir sorular kitabı vardır ki delirtir insanı nasıl bu kadar cevapsız soruyu böylesine ifade edebilmiş diye...
    (blondie, 30.07.2007 01:59)
  24. pablo neruda (asıl ismi: ricardo eliezer neftalí reyes basoalto) (12 temmuz 1904 parral, şili - 23 eylül 1973 santiago), şilili yazar ve şair. her şeyden önce ülkesindeki ve ispanya'daki faşizme karşı durmuştur. 1971 yılında edebiyat dalında nobel ödülü almıştır.

    yaşamı boyunca güçlü siyasi duruşuyla tanınmıştır. sürgüne gönderilmeden önce açıksözlü bir komünist olarak, şili komünist partisi'ne hizmet etmiştir.

    şair takma ismini çek meslektaşı jan neruda'dan türetmiştir. daha sonra bu isim yasal adı olarak kalmıştır.

    1970 yılında şili başkanlığına aday gösterilmiş, ancak daha sonra başkan seçilen salvador allende'yi desteklemiştir. allende seçilince neruda'yı şili'nin fransa elçisi olarak görevlendirmiştir. iki buçuk yıl bu görevi yürüten neruda 1972 yılında sağlık sorunları sebebiyle görevden çekilmiş ve şili'ye dönmüştür. 24 eylül 1973'de kalp yetmezliğinden hayatını kaybetmiştir.



    bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirm

    bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim

    şöyle diyebilirim : 'gece yıldızlardaydı
    ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler'

    gökte gece yelinin söylediği türküler

    bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
    hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler

    bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
    öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler

    hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
    sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler

    bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
    duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler

    geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
    çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler

    sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
    ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler

    yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
    bakışlar sanki onu bana getirecekler

    böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
    artık ne ben öyleyim ne de eski geceler

    sesim ara rüzgarı ona ulaşmak için
    şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler

    şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
    sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler

    sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever
    sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer

    bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
    yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler

    budur bana verdiği acıların en sonu
    sondur bu onun için yazacağım dizeler
    (alchera, 11.09.2007 17:41)
  25. " elimde iki anahtar tutuyorum sanki:
    biri sevmek seni, öbürü sevmemek,
    biri mutluluk,
    mutsuzluk; bir yazgı ihtimali öbürü.

    iki ihtimali var aşkımın seni severken.
    bundandır seni sevmediğim zaman da sevmek,
    bundandır seni sevdiğim zaman da sevmek. "
    (soldier in the army, 11.09.2007 17:46)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil