istanbul bilgi üniversitesi"reading skills" adlı dersin hocası, kanımı kurutmuş insan. bir insan bu kadar mı elitist, hem bu kadar mı faşist olur diyesim geliyor. olayı anlatayım siz karar verin ;
efendim dersteyiz bir hikayeyi inceliyoruz, hikeye de jamaika'da geçiyor. soracağı tuttu hanfendinin, "jamaika nerededir çocuklar?" ilk okul sorusu gibi mubarek. hoş üniversiteye gelmiş adamın jamaika'nın nerede olduğunu bilmemesi abesle iştigal olabilir, bunu inkar eden yok zaten. biz kendi kendimize düşünüyoruz tabii, nerede bu jamaika diye. benim aklıma geliyor güney amerika'nın oralarda bir yerlerdeydi diye ama, çıkartamıyorum. neyse bir iki dakika sessizlik olunca, her zamanki asabiyeti ile hanfendinin ağzından bal damladı;
"hadi kendiniz gittiniz görmediniz, bilmiyorsunuz, ananız babanız da mı hiç gitmedi, onlardan öğrenseydiniz ya!!"
deyip, beni benden almış insandır. ne olduğumu ve ne diyeceğimi şaşırdım, böyle bir ön kabul karşısında, böyle bir densizlik karşısında insan bazan ne diyeceğini bilemiyor haliyle.
hayır "hiç mi atlas'a bakmadınız, ne biçim üniversite öğrencisisiniz!!" dese, boynum kıldan incedir. ama herkesin anasını babasını zengin ve de dünyayı gezmiş tipler olarak addedetmek, bir de üstüne, "kültürlü" olmak için bunu şart koşmak, nasıl bir şovenistliktir anlamıyorum. tek bir cümlecik ile, "e pes doğrusu" vallahi de "pes" billahi de "pes".
anneme gidip hesap sorasım geldi yeminlen "ulan kadın, hazır meksika'ya kadar gittin ne demeye jamaika'ya gitmedin, bak senin yüzünden rezil olduk hocaya" diye. annem yarıldı gülmekten tabii; "senin esamen bile okunmuyordu o sıralar, yukarıdan haber gönderseydin giderdim" diye. sayesinde annemin içine bile ukte olmuştur jamaika. işin gırgırı tabii. kendisi aramızda yaşanan bu espriye malzeme veren, bize "ay ilahi pınar kür, sen çok yaşa emi" dedirten şahıstır aynı zamanda.
sonradan atlas'a bakıp öğrendim yerini elbet; küba'nın aşağısında, haiti'nin yan tarafında, adalar zincirinden oluşan bir ülke.
jamaika'ya gittiğimde soracağım, acaba kaç kişi türkiye'nin yerini biliyor. bak merak ettim şimdi.
edit : bu yazı için niye eksileniyorum onu da anlamış değilim ayrıca.
edit 2: bu arada; ne kendisinin bana, ne de benim ona garezim yoktur. dersinden b- ile geçip, yakamı kurtarmışımdır.