pınar kür  

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. pınar kür, 1943 bursa doğumlu, yarın yarın, küçük oyuncu, asılacak kadın, akışı olmayan sular, bitmeyen aşk, bir cinayet romanı, bir deli ağaç, sonuncu sonbahar adlı kitapların yazarı. öykü ve yazıları, dost, cumhuriyet, yazko-edebiyat ve gösteri dergilerinde de yayınlanmıştır.
    (fena halde leman, 31.10.2005 10:02)
  2. asılacak kadın adlı kitabı ünlü yönetmen luis bunuel'in başrolünde catherine deneuve'ün oynadığı belle de jour (gündüz güzeli) adlı filmin senaryosundan fena halde esinlenme içeren yazar.
    (garion, 12.04.2007 14:03)
  3. haydi gel bizimle ol programında, neden sürekli 68 de fransa da olduğunu söyleme gereği duyduğunu anlayamadığım yazar.
    (jenesaispas, 21.10.2007 19:28 ~ 19:28)
  4. haydi gel bizimle ol yazar olmasında anne baba ayrılığının büyük önemi olduğunu söyleyen,hatta öyle olmasalardı yazar olamazdım cümlesini kurarak durumu tiye alan yazar.
    (rhododendronluteum, 21.10.2007 22:30)
  5. haydi gel bizimle ol adlı programda cafe restaurant gibi halka açık kapalı mekanlarda sigara içilmesinin yasaklanması ile ilgili kanunu faşistlik olarak değerlendirmiş ve bu yapılanın insan haklarına aykırı olduğunu söylemiştir. içimden şöyle demek gelmiştir bu kadına sen önce kendi sağlıklı yaşama hakkına sahip çık.
    (munal, 16.11.2007 02:57)
  6. haydi gel bizimle ol adlı programda "einstein'ı bilir misiniz? atomu bölen adam" diyen kişi.
    (transistör kazancı, 06.01.2008 02:14)
  7. kendi ve kendi gibi düşünenlerden başka herkesi cumhuriyet dümanı zanneden, her programda bir yolunu bulup iktidar partisine laf sokmaya çalışan garabet. tamam sevmeyebilirsin, ama onların şahsında samimi insanlara sıkılmadan laf atmak genel ahlaka aykırı zannımca.
    (karahisari, 12.01.2008 00:46)
  8. kendisi adına üzüldüğüm yazar/çevirmen.

    o kadar kitap yaz, çevir, sonra git aysun kayacı'yla müjde ar'la program yap. allah imtihan verince çetin oluyor be erenler...
    (şiirbaz, 12.01.2008 00:52)
  9. istanbul bilgi üniversitesi"reading skills" adlı dersin hocası, kanımı kurutmuş insan. bir insan bu kadar mı elitist, hem bu kadar mı faşist olur diyesim geliyor. olayı anlatayım siz karar verin ;

    efendim dersteyiz bir hikayeyi inceliyoruz, hikeye de jamaika'da geçiyor. soracağı tuttu hanfendinin, "jamaika nerededir çocuklar?" ilk okul sorusu gibi mubarek. hoş üniversiteye gelmiş adamın jamaika'nın nerede olduğunu bilmemesi abesle iştigal olabilir, bunu inkar eden yok zaten. biz kendi kendimize düşünüyoruz tabii, nerede bu jamaika diye. benim aklıma geliyor güney amerika'nın oralarda bir yerlerdeydi diye ama, çıkartamıyorum. neyse bir iki dakika sessizlik olunca, her zamanki asabiyeti ile hanfendinin ağzından bal damladı;

    "hadi kendiniz gittiniz görmediniz, bilmiyorsunuz, ananız babanız da mı hiç gitmedi, onlardan öğrenseydiniz ya!!"

    deyip, beni benden almış insandır. ne olduğumu ve ne diyeceğimi şaşırdım, böyle bir ön kabul karşısında, böyle bir densizlik karşısında insan bazan ne diyeceğini bilemiyor haliyle.

    hayır "hiç mi atlas'a bakmadınız, ne biçim üniversite öğrencisisiniz!!" dese, boynum kıldan incedir. ama herkesin anasını babasını zengin ve de dünyayı gezmiş tipler olarak addedetmek, bir de üstüne, "kültürlü" olmak için bunu şart koşmak, nasıl bir şovenistliktir anlamıyorum. tek bir cümlecik ile, "e pes doğrusu" vallahi de "pes" billahi de "pes".

    anneme gidip hesap sorasım geldi yeminlen "ulan kadın, hazır meksika'ya kadar gittin ne demeye jamaika'ya gitmedin, bak senin yüzünden rezil olduk hocaya" diye. annem yarıldı gülmekten tabii; "senin esamen bile okunmuyordu o sıralar, yukarıdan haber gönderseydin giderdim" diye. sayesinde annemin içine bile ukte olmuştur jamaika. işin gırgırı tabii. kendisi aramızda yaşanan bu espriye malzeme veren, bize "ay ilahi pınar kür, sen çok yaşa emi" dedirten şahıstır aynı zamanda.

    sonradan atlas'a bakıp öğrendim yerini elbet; küba'nın aşağısında, haiti'nin yan tarafında, adalar zincirinden oluşan bir ülke. jamaika'ya gittiğimde soracağım, acaba kaç kişi türkiye'nin yerini biliyor. bak merak ettim şimdi.

    edit : bu yazı için niye eksileniyorum onu da anlamış değilim ayrıca.

    edit 2: bu arada; ne kendisinin bana, ne de benim ona garezim yoktur. dersinden b- ile geçip, yakamı kurtarmışımdır.
    (shiba, 12.01.2008 01:23 ~ 13:26)
  10. zenginliğin getirdiği can sıkıntısını gidermek üzere yazar olmayı seçmiş vatandaşlarımızdandır.
    (betty blue, 29.02.2008 20:00)
  11. köylüler için;

    "köyü neredeyse, memleketi neredeyse orada otursun"

    "istanbul'da yaşayan birisi olarak bunun acısını çekiyorum"

    cümlelerinin sahibi ve hayatının büyük bir kısmını paris'te geçirmiş yazar. demek ki sadece yazmıyormuş arada düşünüyormuş da.


    içimizden çıkıp, halkını tanıyan ve aydınlatan böyle hepsi birbirinden değerli münevverlerimiz olduğu için çok şanslıyız.

    yok lan yok şaka yaptım.
    (beşincicemre, 28.03.2008 14:39 ~ 14:40)
  12. haydi gel bizimle ol adlı programda aysu kayacıyla beraber köylünün durumu hakkında ahkam kesen kişi.anlaşışıyor ki bu iki beyaz türk daha köylünün durumunu bilmiyor, hakkarinin bir dağ köyünde dolce gabbana mağazası var zannediyor.kendilerine ya bi siktirin gidin demek istiyorum.
    (dahianlamindakideayriyazilir, 29.03.2008 12:47 ~ 07.04.2008 04:44)
  13. (bkz: pınar kür ile aysu kayacı arasındaki yedi fark)
    (tangocu kedi, 30.03.2008 04:06 ~ 04:15)
  14. birisinin derhal istanbul'un babasının tapulu malı olmadığını kendisine hatırlatmalıdır zira kendisi öyle zannediyor.
    (eser, 30.03.2008 22:33 ~ 22:35)
  15. 68 de fransa da olduğunu sürekli tekrar ettiği söylenen yazar. izlemediğim programında söylediği sözlerini okuduğumda; 68 den kastın 1968 değil 1768 yani marie antoinette in yaşadığı zamanlar olduğunu düşünüyorum zira insan bunları söyleyebiliyorsa ekmek yoksa pasta yeyin cümlesini şiar edinmiş olmalı.
    (piraye68, 30.03.2008 23:39 ~ 23:43)
  16. tv programındaki tavırlarıyla kendine aydın olduğunu göstermiştir kişidir defalarca tavırlarıyla. sigara konusundan tutundan da hakkı devrim ile girdiği polemiğe kadar... (düzeltiryorum hakkı hocam münakaşaya kadar.) zira kendini böyle nitelendiriyor mu bilmem ama ben başına "sözde" ya da "kendine" sıfatlarını koymadan aydın kelimesini kendisine karşı kullanamam.
    (seçtiğiniz nick 50 karakterden uzun olamaz molamaz, 12.07.2008 20:53)
  17. aşırı görgüsüz, burnu havaya kalkmış yazar(mış), tv programıyla tanındık. kelimeleri yuvarlayarak söylemeye çalışmasıyla yeterince iticidir. karakter yapısı yüzünden ki sadece tv ekranından yansıttığı bile yetiyor, yazarmış mazarmış düşündürmeyen, tiksinti oluşturan ucubik kadın. çetin altan'ın konuğu olduğu programda, altta kalmamak için her lafa atlamiş ama doğal olarak her atlayışı sonucu komik olmuştur.
    (kodcanavari, 13.08.2008 20:47)
  18. (bkz: asılacak kadın)
    (pembe diş macunu, 13.08.2008 20:51)
  19. en son çoban arkadaşlarla kendi oyunu nedense kıyas yapma davranışı içine girmiş, bunu içine dert etmiş (pek bir mankendir de kendiiilerr ) aysun kayacımanken kişisiyle iyi bir ikili oluşturmuş haydi gel bizimle ol adlı muhabbet programının hayatı çağdaş yaşamı destekleme derneğini destelemekten ibaret zanneden 68 de fransa olusu her örnegin ana sebebi haline gelmiş modern, çağdaş...vs. yazar şeysi..
    (bkz: ben amerikadayken...)
    (sündüz, 13.08.2008 21:40)
  20. halide nusret zorlutuna'nın yeğeni olan teyze.
    (gramadevate, 13.11.2008 22:14)
  21. dün akşamki haydi gel bizimle ol programı'nda emre aydın'ın sevdiği bir şairden bahsetmesi üzerine(şairin adını şu an hatırlamıyorum)

    - o şairi seven bir insan tamamen boş biri olamaz

    gibi saçmasapan bir açıklama yapmış şahıstır.

    "tamam emre bomboş bir insan değilsin ama boşsun" demeye getirmiştir...emre aydın'ın saygılı tavrını bozmayıp nazik bir şekilde gülümsemesi de pınar kürün ezikliğinin üzerine tuz biber olmuştur.

    ayrıca kendisi düpedüz kompleksli bir insandır.zira;

    - gelen konukların ondan daha kültürlü veya görgülü olabileceğini kabul edememektedir.
    - dişine göre birini bulduğunda sorguya çeker gibi sorular sormaktadır
    - sürekli kendini toplumdan soyutlayacak, elitist üslup kullanmaya çalışmaktadır

    bir de program da çok yakın plan çekim yapıyorlardı ona gıcık oldum...
    pınar kürün tüm buruşukluklarını ve çiğdem anatın kahverengi alt dişlerini basbaya bizim evdeymiş gibi gördük...midem kalktı resmen ya
    (mc2, 21.11.2008 15:04)
  22. chp nin çarşaflı üyelerinden sonra "kesseler artık chp'ye oy vermem" diyen kadın.
    (punica, 21.11.2008 20:01 ~ 20:02)
  23. hakkı devrim'in 23 kasım tarihinde radikal gazetesinde fena halde halde ayar verdiği yazar.yazının pınar kür ile ilgili kısmı şu şekilde...

    "pınar kür’ün bu sahneyi(ıssız adamdan bir sahne) hangi duygularla seyrettiğini öğrenemedik.
    o gece diğerlerinin akıl edemediği incelikleri açıklamakla, bu arada biz seyircileri de aydınlatmakla meşguldü. allah razı olsun! dördü bir arada ekibine onu da dahil etmemiş olsaydılar, aval aval baksak da demek ki oradaki konuşmaların büyük bir kısmına akıl erdiremeyecektik.
    pınar kür toplumumuzda birbirine tıpatıp benzer örneklerine çok rastladığımız «bağnaz-okuryazar-kadınların prototipi» diye tarif edilebilecek bir hanım. hikâye ve romanları yayımlanmış bir yazar olduğunu öğrendim; ama kendisiyle ekran aracılığıyla tanıştıktan sonra. yazar niteliklerini bilmediğimi itiraf ederken, şurasını da söylemek istiyorum: dördü bir arada ekibindeki duruşu, davranışları, değer hükümleri, insanları ve meselelerimizi algılama tavrı bende bir tutukluk yarattı: pınar kür okumaya heves ve cesaret edemedim. (bunu rahatlıkla söyleme cesaretini, muhtemel cevabının «benim de pek umurumdaydı!» olacağını kolaylıkla tahmin etmekten alıyorum. bu gibi durumlarda, iki üç saniye gecikip, zihninden «acaba?»lı bir düşüncenin geçmesine imkân verecek tabiatta değil.)
    durup dururken prototip demiyorum. hayret etmekten kurtulamadığım bir izlenimdir bende bu: o kadar çok «bağnaz-okuryazar kadın» tanıyorum ki çevremde; bir yenisine daha rastlayınca onunla herhangi bir konuda konuşmaktan özenle uzak durmaya çalışıyorum. beni hoş görmeyeceklerini bile bile burada da tekrarlayacağım: bu tiplere ben «bağnaz ve aşırı laik cumhuriyet kadınlarımız» adını verdim.
    sözümü şöyle tamamlayayım: siyaset dünyamızdaki birbiriyle anlaşamaz, bağdaşamaz erkeklerin mayhoşluğunda bu tür kadınlar tarafından mayalanmış olmalarının da etkisi var galiba, diye ciddiyetle düşünüyorum."

    tüm yazı için;

    http://www.radikal.com.tr/...
    (mc2, 28.11.2008 09:23)
  24. sayesinde hakkı devrim in türk romanı konusunda az biraz cahil olduğunu öğrendim bu sabah. fethi naci nin yüz yılın yüz türk romanı nda incelediği yarın yarın kitabını yazmış ve akışı olmayan sular kitabıyla sait faik hikaye ödülünü almış bir yazarı "hikâye ve romanları yayımlanmış bir yazar olduğunu öğrendim." diyerek tanımlamak nasıl bir ayar anlayışıdır anlamak mümkün değil. olmamış diyor ve hakkı devrim e hemen bir kitapçıya koşup yarın yarın ı almasını tavsiye ediyoruz.
    (ahmak ı hayal, 28.11.2008 10:13 ~ 10:13)
  25. edebiyatta daha başarılı bence, dönsün evine kelimelerine baksın.
    (şiirbaz, 28.11.2008 11:17)
 sayfa  / 2