bu güne kadar seyrettiğim en psikopat dizidir kendisi.. 3-4 sene önce bitmesine rağmen hala bazı sahneleri aklımdan silinmeyen harika bir yapımdı.. müslüman lider kareem said rolündeki eamonn walker'ın bakışları ise çok etkileyiciydi..
hapishane ortamını, içeride yaşanan gruplaşmaları, fikirler ve inançlar arası çatışmaları, arada kalanların zor hayatını ve entrikaları en gerçekçi aktaran dizidir.
cine5'ten aşinalığım zaten vardı. o zamanlar rastladıkça gözlerim faltaşı gibi açılmış, korku filmi ve edebiyatı müptelası olduğum halde bu kadar da olamaz dieyrek izliyordum. neyse aradan yıllar geçti p2p hayatımıza yerleşti ve ben de yaklaşık 2 ayda bu efsaneyi baştan sona izleme fırsatını buldum. dizinin ne kadar gerçek ne kadar ürkütücü olduğunu zaten herkes yazmış. tekrarlamaya gerek yok.
oyunculuktan bahsetmek istiyorum yalnız. jk simmons,rita moreno,adewale akinnuoye agbaje (mr eko işte), harold perrineau, ernie hudson,edie falco,christopher meloni gibi isimler zaten malumunuz. bunların haricinde adları bahsettiklerim kadar duyulmamış ama gördüğünüzde aa bu şurdaki şey değil miydi dediğniz insanlar hayatlarının performansını ortaya koymuş. belki de diziyi bu kadar gerçeğe yaklaştıran da bu.
6 sezon daha çekilebilirdi belki evet ve ben de oturup gözümü kırpmadan izlerdim yine evet. ancak oz günümüzün malum fenomeninin yaptığı hataya düşmeyerek işi tadında bırakmayı tercih etmiş. 56 bölümde anlatmak istediği şeyi anlatıp amacına ulaştığından olsa gerek.
amaç, vermek istediği mesaj ne mi?
tobias beecher yalnızca chris keller'a değil herkese sesleniyor:
hapishane ortamını en iyi anlatan, birbirine dost gibi görünen çoğu kişinin aslında çaktırmadan birbirinin kuyusunu kazdığını gösteren dizidir.lost ve prison break'ten sonra izlediğim en iyi dizidir diyebilirim.
sunnydale lisesi'nde bi dizi sezonu boyunca okuyan buffy karakteri.seth green canlandırmıştı.willow'un sevgilisi gitarist,bununla beraber kurtadam.kendisinin kim ya da ne olduğunu anlamak için giderken will'e belki istanbul'da bi köşeyi dönerken karşılaşırız demişti.iyi çocuktu.geldi ve gitti.
yakın geçmişte dizimax'te 6 sezonunun da tekrarının verildiği, 1997 dizisi. kendisi şimdiki bir çok diziye hem fikir hemde oyuncu katkısında bulunmuştur. kısacası şu andaki bütün dizilerin yanında halt ettiği(prison break,lost,heroes etc..),dizigillerin babası dersem abartmış olmayacağım, aşmış dizi
izlediğim en iyi dizi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. bir hbo yapımı olmasına karşılık dizide müslümanlık propagandası yapılması ilginçtir. clinton döneminin uzlaşı ortamına rast geldi herhalde.
cine 5 gibi az izlenen bir kanalda yayın saatleri devamlı değiştirilerek verilmesi sonucu, hak ettiği ilgiyi görmemiş, buna karşın söyleyeceğini keskin bir dille söylemekten sakınmayan, televizyona fazla gelen bir dizidir.amerikan televizyonlarında dizi yapımcılığın neredeyse sinema sektörüyle mücadele etmeye başlayacağının öncüllerinden olan bir dizidir. geniş bir kadro, sivri bir konu, keskin bir sinemasal dil ve harika bir kurguyla hazırlanmış, izleyenleri televizyon başına yapıştırmış, çoğu zaman da "ne oluyo yaa şimdi" nidalarına bürünmelerine yol açmıştır.tekrarının açık bir kanaldan mümkünse altyazılı olarak verilmesi arzumuzdur.
gelmiş geçmiş en kaliteli amerikan dizilerinden biridir. lise hayatımın önemli bir kısmıni sopranos la birlikte kaplıyodu zamanında. oyuncu kadrosu ve figüranlar dahil genel oyunculuk kalitesi çok iyidir. birde gerçekten sert bir dizidir özellikle 4.sezondan itibaren iyice sertleşir. şöyle açıklıyım eğer trt oz u yayınlamaya kalkarsa muhtemelen bir bölümü 13-15 dakika seviyesinde yayınlardı kese kese. birde pancamo,morales ikilisinin hastasıyımdır.