ilkokulda yada ortaokulda dışarda köpek gibi bir oraya bir buraya koşuşturmaktan acayip zevk alan kısım için babanın eve gelmesi çocukta bir iç burkuntusu oluşturur.
mesela, bir futbol maçı bitmiş 2. si yada 3. sü başlarken hava yavaştan kararır ve babanın arabası köşeyi döner, baba "ben geldim" in sinyalini vermek için bir iki sellektör çakar. o anda bütün bakışlar babası gelen çocuğa bakar; çocuk ise bir "oh shit" çeker sonra ayak parmaklarının ucuna bakar...gözleri ağlamaklı olur kahramanın... oyun bayağı bir yavaşlar sadece bir iki salak oynamaya devam eder. baba arabayı parkeder, daha sonra baba üstünde takım elbise ile arabadan iner ve oğluna "hadi oğlum eve" der. çocuk bakışlarını ayak parmak ucundan babasına doğru küçük emrah bakışı ile "ya baba biraz daha" der. baba belki duyar belki de hiç duymaz o sesi. baba açtır ve yemek yemelidir. baba eve adığım atta bir çeşit alarm gibi anne camda bitiverir. "
omegaaa, hadi yavrucum eve" şeklinde olur genelde bu alarm. bir kaç çeşit daha zl tonu vardır bu alarmın. eğer o çocuk hala sokakta kalmakta ısrar ediyorsa ikinci ihtar
ölüm fermanı gibidir... o ihtarı alan kimse anne den iyi bir dayak yicektir.. "yı-ka eli-ni yü-zü-nüüü-- ben sa-na de-me-dim -mi" şelinde her bir hecede bir tokat yumruk yada cimcik gelir. anne o gün artık hangi moddaysa.
(bkz:
kelimeleri heceleyerek çocuk dövmek)
evde
bilgisayarbaşında olan
asosyalçocuklar için koşullar daha ağırdır. çünkü baba eve geldikten sonra çocuğun oyununu bitirmesi için bir iki dakika çocuğa verilmez. çünkü çocukta bilgisayar oynamak bir suçtur. böyle bir durumda çocukla irtibata geçen anne değil babadır. baba odaya girer çocuğu omuzundan dürterek "hadi oğlum yemeğe hepimiz seni bekliyoruz" der. o dürtme işlemi annenin dövmesinden daha beterdir. aşağılayıcıdır. eğer baba ya "daha bitmedi en tatlı yerindeyim" demek gibi bir gaflette bulunursa o zaman baba öyle bir bakış atar ki; o bir kaç milisaniyelik bakş adeta şunları söyler " adamı hasta etme, toplar götürürüm bunu dükkana aynı 2 ay önce yaptığım gibi, istemezsin böyle bir şey sanırım.. biraz daha kızdırırsan parçalar atarım onu.." çünkü baba açtır... her türlü şeyi yapar baba.
bilgisayar giderse asosyal çocuk içine kapanır.. üzülür.. yer yer yanlız kaldığında ise iç çekerek ağlar.. geceler üstüne üstüne gelir...
(bkz:
duygulandığında şair gibi yazmak)