birçok bünyede gerçekleşebilecek ve tuhaf sonuçlara gebe bir olaydır. misal cm oynayan insanlar bulundukları yılı unutup sanki az önce zaman makinesiyle gelmiş gibi "hangi yıldayız" diye sorabilirler. yine bir cm yan etkisi olarak takımların güncel kadrolarıyla oyundaki kadroları karıştırılabilir ve "tuncay chelsae'ye gitmemiş miydi ya" gibi cümleler kurulabilir.
rpg tarzı oyunlar da fazla oynayanlarda bir kar amacı,bir tecrübe toplayıp level atlama sevdasına sebep olabilirler. hele morrowind gibi zıplayarak bile tecrübe kazanılan bir oyun fazla oynanınca insan içinden "lan mutfağa koşarak gideyim de athletics skill'im artsın" diyebilir.
bir de bunların rüya kısmı vardır ki insan çoğu zaman oyuna rüyasında bıraktığı yerden devam eder.
viridian room oyunundan sonra odadan çıkmak için kapı kolunu çevirmenin dışında herşeyi yapabilecek bir durumda bulabilir insan kendini.'anahtarla dolabı açsam sonra ordan çıkan askılarla pencereyi kırsam sonra camdan düşme ihtimali olan parçalarla kapıyı yavaş yavaş kessem...'
en beteri tavla oynadıktan sonra olur, gördüğünüz herşeyi pul olarak algılar, düzene koymak için kaç atmam gerekir diye düşürürsünüz. bir seferinde tavla oynadığım çay bahçesinden çıktığımda dört kızın bir bankta oturduğunu gördüm, zihnimden gayrı ihtiyari bir çift atsam da kalksalar diye geçti. arkadaşlara anlattım, birisi üç bir atıp kapı alsaydın dedi, gülüştük...
cm oynadıktan sonra sokakta takım elbiseyle gezip,halısaha maçlarında fatih terim triplerine girmek.arkadaş muhabbetlerinde "italyanların bir atasözü vardır" diye hava atmak,cm'de maç boyunca el hareketleri yapmak...
diablo oynadıktan sonra sinir olduğunuz kişilerin üzerine fareyi getirmeye çalışıp dur şunu bi keseyim diye düşünmek buna iyi bir örnektir. ders çıkışı bi townportal açıp eve gideyim demek de
sims 2 oynadıktan sonra yolda görülen şişman insanları zayıflatmak için spor yaptırma, tembel öğrencileri oturtup ders çalıştırma...gibi işlemleri gerçekleştirmek ve onların tepesinde olduğu varsayılan silindirin dolduğunu hayal etmek, örnek verilebilir.
5-6 kişilik bir grup genç tüm gece frp oynamışlardır ve sabaha karşı açlık sorunsalını çözmek için sokağa çıkmışlardır. içlerinden biri karşıdan karşıya geçerken yolun ortasında durmak suretiyle yaklaşık 50 metre ötede üzerine doğru gelmekte olan kamyona çeşitli el kol hareketleri yapmaya başlamıştır. bu duruma anlam veremeyen arkadaşları onun kendinde olmadığından habersizdir. kamyon ile çocuk arasında 5-10 metre gibi bir uzaklık kaldığı vakit hem şöför hem de arkadaşları durumun vahimiyetini anlamış olsa da artık herşey için çok geçtir. çocuk bu olaydan 3 saat sonra gözlerini hastanede açmıştır ve başında arkadaşlarıyla ailesini bulmuştur. o vakit ağzından dökülen sözler ise tüm oda sakinlerini yaptıkları işi bırakıp ufka bakmaya ve hayatın anlamını sorgulamaya zorlamıştır. o malum sözler şöyledir. "lan doğru ya. globe of vulnerability ne işe yarar allahın kamyonunda. nasıl oldu da wall of force aklıma gelmedi."
age of empires diyorum.lise sonda age of'a abanılır.artık rüyalarda skirmisherler onagerlar dolaşıyordur.delirdim galiba dönemleri öss sonucu geçer.age of a veda edilir.itü ye gelinir.vadi yurduna yerleşilir.odaya doğru koridorda yürürken odalarında age of oynayan insanların sesleri gelir.şu saldırı olduğunda dınıııııııı olan ses.alkolik2000 odalarda age of oynanabileceğini düşünmez.der anam geri geldi karabasan.saldırı sesi gelince de sağ alt köşede harita arar bi an.oda ya gider.olm ben delirdim.age of sesleri geliyo bana der,arkadaş olayı söyler.rahatlanılır...
uzun süre doom oyununu oynayıp etkisinde kalan öğrencinin okula gidip öğretmenini ve arkadaşlarını öldürmesi medya tarafından oynanan oyunun etkisinde kalmak başlığına örnek gösterilir. ama o çocuğun psikolojik durumu ve yaşadıkları hiç göz önüne alınmaz.
insanlar sanki beyaz ve siyah karelerdeymiş gibi görmeye başlamıştım bi ara. kafamda uydurduğum karelere çapraz giden fil amca, kale teyzeyi yiyordu mesela... at olduğunu düşündüğüm(!) hatunla şah demişliğim bile var... ama vezir, atın elinden tutup götürmüştü... sonra yemiştir de sanırım! kesin yemiştir...
(bkz: http://www.okey.gen.tr)
yattığınızda renklere göre taş dizimi, kafadan sıralama şeklinde etkisini gösterir.
en zararlısı damadır, onun üstünden onun üstünden atlar durursunuz.
bunlardan bir diğeri de tabudur, kafadan giri girer gibi kelime girer, nasıl anlatırım diye dört dönersiniz.
(bkz: http://www.isketch.net/...)
gta san andreas oynadıktan sonra yoldan geçen arkadaşlarınızın üstüne sağ tuşla gelip g'ye basarak "grove street for life, homie" demek ve onların peşinizden koşmasını sağlamak, daha sonra yoldan geçen arabanın önünü kesip "sorry, i need this shit" demek ve arabayı kaçırmak, polise vurup yanıp sönen yıldız aramak, doğrusal hareketlerle yürümek, yoldan geçen fahişelerin önünü kesip kornaya abanmak, araba hasar alınca tırım tırım pay n spray aramak, adam öldürüp cüzdanından çıkan paraları yere yayıp üstünde yürümek de büyük bir örnektir kanımca.
ogame oynanılan zamanlarda kız arkadaşınıza gezegenler ne oldu diyorsanız, askeri bir operasyonda başarısız olan bir komutana nedenlerini dinlemeden ama o filoları ordan alıp zart zurt etseydiniz, şurdan şöyle yapsaydınız diyorsanız, yenilen takımınıza kardeşim ben olsam sağ beke şunu alırdım diyorsanız, herhangi bir oyunun etkisinde kalmış olmanız muhtemeldir.