belki ilginizi çeker
  1. · oyakbank ın hollandalılara satılması
  2. · özelleştirme karşıtları
gündem
  1. · aşk ı memnu
  2. · colin kazım richards
  3. · çok istenip de olunamayan meslekler
  4. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  5. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  6. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  7. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  8. · buket doran
  9. · prison break

oyak bank ın ing bank a satılması  

  1. (depresif, 19.06.2007 12:13)
  2. (bkz: @991646 )
    (manha de carnival, 19.06.2007 12:15)
  3. darbe dönemi sone ermiş, demokrasiye geçilmiş. emekli paşalar ekonomiden şimdilik çekilmiş. bankalar yabancılara satılıyor diye feryat edenler bakalım oyakbank ile ilgili neler söyleyecek.

    bu şatış şu anlama da geliyor: asker uluslararası sermayeye, özelleştirmeye karşı değil.
    (endip, 19.06.2007 12:20 ~ 21.06.2007 11:32)
  4. yabancılara satılan her işletme gibi beni üzmüştür. tsk ile dolaylı bağı olmasına rağmen neticede bir işletmedir. bu bankanın satılması tsk nın satılması anlamına gelmez.
    (manha de carnival, 19.06.2007 12:35)
  5. türkiye'de sadece yerli sermayeli 4 banka kalmasına sebep veren hede.
    (seperated ways, 19.06.2007 12:50)
  6. askerlik mesleği icra edenlerin maaşlarından yapılan kesintilerle oluşturulmuş olan bir emeklilik fonunun sahibi olduğu bankanın satılmasıdır. fon iki buçuk küsur milyar avroyu cebe indirecektir... ötesi berisi hikayedir. ekonomik gerçekler ve global finansal hiyerarşi herşeydir. (memlekette sermaye birikimi vardı da ben mi engel oldum arkadaşım...)

    edit: bir ülkede bankacılık sisteminin yabancı eline geçmesinin yaratacağı abuklukların farkındayız... ama bu kadar dış borca sahip ülkenin ve onun şirketlerinin özgürce ekonomik kararlar verebileceğine inanmıyordunuz değil mi kuzum?!?
    (thraki, 19.06.2007 13:07 ~ 14:44)
  7. olayın tsk ile bağlantılı olmasının yanında yabancılara satılan bankalara yeni bir tanesinin daha eklenmesi sebebiyle üzücü bir durumdur.

    yabancılara banka satışları bankanın sadece el değiştirmesi gibi görünse de aslında ülke için ileride çok tehlikeli sonuçlar doğurmaya başlatabilecek olaylar zincirinin halkalarındandır. bir kere banka el değiştirdikten sonra, özellikle de o bankanın pazar payı büyük ve kurumsal müşterileri de fazla ise, kurumsal müşterilerin tüm mali bilgileri doğrudan yabancıların eline geçmiş olur. yani sanayinin belkemiği olan kurumların tüm gizli bilgileri artık bizde değil başkalarındadır ve banka satışları bu hızla devam ettiğinde ülkemizin ticari sır diye bir kavramı kalmayacağı aşikardır.

    bankaların yabancı ellerde olması her zaman için gelişmemiş ülkelerde rastlanan bir durumdur. örneğin sömürgeden yakın tarihte kurtulmuş afrika ülkelerinde fransız, ispanyol ve ingiliz bankaları vardır, yerel banka sayısı yok denecek kadar azdır ve yerel bankaların da kalifiye elemanı ve teknolojik alt yapısı çok düşüktür.

    gelişmiş ülkelerde ise yabancıların elinde olan banka sayısı yok denecek kadar azdır. diğer bir gelişmiş ülkenin bankası en fazla gidip şube açabilir diğer gelişmiş ülkede... müşterileri de daha çok o ülkelerde yaşayan kendi vatandaşları ya da o ülkelerde de faaliyet gösteren kendi kurumlarıdır.

    içimizi acıtan durum ise biz ne sömürgeden çıkmış bir ülkeyiz ne de dış borçlara rağmen gelişmemiş bir afrika ülkesi ile aynı kefede düşünülebiliriz... ekonomik açıklarımıza rağmen potansiyeli çok yüksek güçlü bir ülkeyiz ve bankacılık sektörüde gerek çalışanları gerekse teknolojik alt yapısıyla dünya standartlarında ve belki de üzerinde... işte buna rağmen bu bankaların yabancıların eline altın tepsiyle sunulmasıdır içimizi acıtan, çünkü satılmayla birlikte sadece bankanın kendisi değil ülkemizin de bir çok değeri el değiştirmektedir.


    kısa not: saddam zamanında ırak'a ambargo uygulanırken ilaç, gıda vs gibi temel ihtiyaç maddeleri ile ilgili her türlü ticari işlem amerikanın kontrolündeydi ve tüm akreditifler de bir amerikan bankası üzerinden açılırdı. işlemler bire bir akreditif şartlarına uygun gerçekleştirilip mallar ırak'a gönderilikten sonra ödeme aşamasına gelindiğinde ise zamanında bir çoğu çok büyük kurumsal firmalar olmasına rağmen bir çok firma mağdur olmuştur, ödemeleri gecikmiş, rakamlar çok büyük olduğu için de zor durumlarda kalınmıştır. çünkü ipler amerikanın elindeydi ve uluslararası ticaret kuralları, ıcc, akreditif şartları hak getire, canı ne zaman isterse o zaman ödenirdi o paralar... yüzde yüz haklı olunmasına rağmen, defalarca yapılan telefon görüşmeleri, yazışmalara rağmen amerika kendi şartlarını uygular, en başta kendisinin kabul ettiği tüm uluslarası kuralları, hukuğu boşa sayarak kendi kurallarını kendisi koyardı... firmalar da kur farklarına mı, vade farklarına mı, şaşan ödeme akışlarına mı yansın... bu banka satışları o eski günleri hatırlatıyor nedense...
    (angesen, 19.06.2007 13:19 ~ 20.06.2007 20:14)
  8. demir çelik tesislerini alırken "yabancıya gitmesin diye kanırttık ve aldık" diyenlerin bankayı hop diye satmaları olayı. yönetim kurulunda asker olan bir holdingin böyle zekâ parıltıları eşliğinde operasyon çekmesine şaşmaya çalışıyorum ama bir türlü şaşamıyorum, şaşıramıyorum.
    (eksiksizuyum, 19.06.2007 13:59)
  9. millete anlatılabilmesi zor bir satış.
    bir haber sitesindeki yorum ile olay şu şekilde ifade edilmiştir;

    düne kadar her banka satışına itiraz eden,”yunan’a banka satılmaz bunlar bizim üzerimizden para kazanıyor” diyen, yapacağı her itiraza banka satışından, özelleştirmeden başlayan, hatta basit matematik hesaplamalarına “yunanlı bir fon” diye başlayıp halkı provoke eden, sivil bir muhalefet olarak arkasına bakıp bakıp askerden medet umanlar, askerin son banka satışına ne diyecek? çünkü daha önce finansbank’ı alan yunanlı ne kadar tartışmalıysa bugün oyakbank’ı alan hollandalı da o kadar tartışmalı.

    bankaların özelleştirmesine itiraz noktalarından biri, artık yabancıların türk sanayisinin, işletmelerinin “derin” bilgilerine sahip olacak olmasıydı. peki bugün oyakbank’ı satın alan ıng kimin bilgilerine sahip olacak? bankanın toplam bankacılıkta pazar payı yüzde 3. yani bankada ele geçirilmesinden korkulacak ticari sır çok az. ama daha önemli bir şey var, o da türk silahlı kuvvetlerinin (birey olarak er-erbaşlar, kurum olarak oyak grubu işletmeleri) finansal verileri. yani aynı mantıkla düşünürsek hollandalı artık askerin “derin” bilgilerine sahip olacak.

    ekonomiye “gerçekler”den uzaklaşıp ideolojiyle yaklaşanlar, bu ekonomik tavırlarına askerden destek bekleyenler, son darbeyi medet umdukları yerden aldılar. çünkü ulusoy sivil yönetici olarak kendi kafasına göre satmadı bankayı, askerden onay aldı.

    güvendiği dal elinde kalan yeni moda ulusalcı provakatör demogoglar bu işe ne diyecekler bakalım...
    (karahisari, 19.06.2007 19:02)
  10. "batan banka devlete girer, kar eden banka ecnebiye gider" kuralı*nın son derece başarılı biçimde uygulandığı ihaledir. fikir sahibinden uygulayıcısaına kadar tüm sorumluları tebrik(!) ediyoruz.
    (yilan tislak, 19.06.2007 19:56)
  11. @1543151 numaralı girimdeki vtr'nin muhtemelen güncellenmesine sebebiyet verecek olay:

    "bir ing bank iştiraki olan paranın dostu oyak bank, türk ordusuna kuzey ırak harekatında başarılar diler" gibisinden
    (wondrous, 20.06.2007 01:42)
  12. milli sermayenin selamı, ulusalcı-milliyetçi arkadaşların üzerine olsun.

    üzüldüm be oyak’ ın satışına. biz, insan hakları kisvesi altın da vatan hainliği yapanların elinden, sevdiğimiz oyuncaklardan biri alındı(satıldı).

    (bkz: sermayenin dini, imanı, milleti olmaz)
    (ozican, 20.06.2007 11:03)
  13. ingnin tekilf ettiği fiyatın gayet iyi olmasına karşılık ordunun birçok bilgilerinin uluslararası dolaşıma açılması dolayısı ile tehlike arz edebilecek satış.
    (etranger, 20.06.2007 12:03)
  14. siz, bu ülkede böyle şeylere halen şaşırabiliyorsunuz. hayret birşey yani.

    geçen gün birinin bana anlattığı birşey aklıma geldi de şimdi.
    "mardin'e yakında pasaportla gireriz artık, korkma yani terörden filan."

    yakında istanbul'a da pasaportla gireriz olur biter. 1 yıllık çıkarttın mıydı ucuza gelir belkim. belki komşumuz amerika, yeşil kart uygulaması başlatır. süper olur, üzülmeyin diyorum.
    (possible dreams, 20.06.2007 12:22)
  15. (bilge, 20.06.2007 12:35)
  16. bu memlekette ordunun bankasının olması değil o bankanın yabancıya satışı eleştirilir. adam uzaydan senin elindeki gazeteyi okuyor, sen hala kimlik bilgilerinden bahsediyorsun. yok efendim tsk'nın silah ithalatı-ihracatı bu banka üzerinden yapılıyormuş. zaten ilgilenen her devlet diğer devletlerin silan envanteri hakkında kesin bilgiye sahip olabilir. aynı ingiltere ile zaten nato'da ortağız, tüm askeri teçhizatlarımız hakkında ayrıntılı bilgiye sahipler. yabancı banka olayına gelince, sonuna kadar destekliyorum. 2001 bankacılık krizinde kendi bankalarını soyan ve 50 milyar dolarlık faturayı biz ırktaşlarına kakalayan kefereler değil "bizim türkler"di. 1990'lı yıllarda memleketin zor durumundan faydalanıp aşırı faizlerle devleti soyanlar da "bizim türkler"di. kredilerde ve kredi kartlarında yüksek temerrüt faizleriyle milletin ocağını batıranlar da "bizim türkler"di. ülkenin bankacılık sektörünün yarısının keferelerin eline geçmesi sektöre bir disiplin getirecektir. finansbank yunanlılara satılınca bizim dinozorlar "yunanlıya banka satılır mı?", yunan dizozorlar da "türk bankası alınır mı?" diye ayaklanmışlardı. hatırlatma babından söyledim.

    bir de, kıs kıs gülüyorum. satışı hükümetler yapsaydı (parti önemli değil, önemli olan siyasi hükümetler olması) siyasiler için "vatan hainleri, satılmışlar, işbirlikçiler" lafları söylenecekti, satışı bizzat asker yapınca sadece medeni ölçülerde eleştiri getirmekle yetiniyorlar.
    (galliani, 21.06.2007 12:02)
  17. = alıntı =

    parayı bastırıp, oyakbank'ı satın alan hollanda bankası, türkiye ile ilgili "iktisadi yön" raporu yayınlamıştı...

    raporun kapak fotoğrafını, yukarıda görüyorsunuz. (bkz: http://img.sabah.com.tr/...)

    bir kadın.
    mutfakta.
    belli ki çok mutlu.
    gülümsüyor tatlı tatlı.
    üzerinde önlük.
    elinde bir hindi.
    yolunmuş...
    cillop.
    ingilizce'de hindi, malum:
    turkey...
    bacaklarını ikiye ayırmış.
    gösteriyor...

    insanın iştah duygusunu kabartan ve lezzetli bir yemek tarifini andıran bu raporun başlığı, şu:

    "tamamiyle yolundu... var mı başka tencereye konacak?"


    çizilen iktisadi yön, işte bu.
    tamamiyle yolunup...
    dooooğru tencereye.

    cümleten hayırlı dolmalar.


    yılmaz özdil, 21.06.2007

    = alıntı =

    kaynak: http://www.sabah.com.tr/...
    (strateji, 21.06.2007 22:55 ~ 07.09.2007 16:33)
  18. ülkemiz * * kıymetlerinin yabancılara satılmasına karşı sözlükte cansiperane vuruşan arkadaşların, söz konusu tsk olunca ellerinin klavyeye gitmemesini yorulmalarına bağlıyor ve kendilerini bir zahmetten kurtarıyorum. eminim ki bu satış için de, aşağıdaki fikirleri taşıyorlardır.

    (bkz: akp nin devlet kuruluşlarını satması)
    (bkz: başbakanlık yan gelip satma yeri değil)
    (bkz: çankaya emlaktan satılık vatan)
    (bkz: dış borcu ödemek için topkapı sarayını satalım)
    (bkz: satarım kardeşim)
    (bkz: türk telekom un satılması)
    (bkz: tüpraş halkındır akp satılmıştır)
    (bkz: tüpraşı 6 aylık gelir ücretine satmak)
    (bkz: ülkemi pazarlamakla mükellefim)
    (bkz: ülkeyi satışa çıkarmak)
    (bkz: yabancılara toprak satışı)

    fakat bu satışın gazına gelenleri de uyarmak istiyorum:

    (bkz: satılmış aydınlar tsk ile uğraşıyor)

    eh bir de romantik arkadaşlar için bonus gelsin:

    (bkz: paranın satın alamayacağı şeyler)
    (spartacus, 22.06.2007 00:04)
  19. iki yönden savunulabilir veya eleştirilebilir bir satıştır. birincisi diyebilirsiniz ki ben ilke olarak yönetim kurulunda asker olan bir bankadansa olmayanının daha iyi iş yapacağını düşünüyorum. bu aynen devletin bir finans kuruluşuna sahip olmamasının gerekliliği gibi ilkesel bir duruştur ve bence saygı duyulması gerekir. ikincisi ise satışın iktisadi olarak ne anlama geldiğidir ki buna da herkes evine haciz gelmişcesine feryat figan içinde akıldan ve mantıktan uzak bir şekilde bakıyor.

    öncelikle tüpraşın ve bankaların satışına apayrı pencerelerden bakmak gerekir çünkü biri finansal kurum diğeri reel sektörde. reel sektöre gelen yabancı yatırım, hele de beraberinde yeni tesisleşme getiriyorsa genelde sevinçle karşılanır çünkü:
    1- teknoloji getirir. bu firmanın yerel tedarikçileri ve müşterileri yeni teknolojiyle tanışır zenginleşir. bu zenginleşme artan rekabetten de kaynaklanıyor olabilir, yeni teknolojinin kopyalanmasından da.
    2- teknoloji getirir. eğer eğitimli işgücünüz varsa yabancı şirkette öğrendikleriyle yerel ekonominize değer katar
    3- gelen yeni firma yerel bankalardan kredi alır. finansal sektörünüz derinleşir bu da ekonominizi büyütür

    elbette her bir argümanın doğruluğunu/yanlışlığını sınayan binlerce makale var. neye benzediğinin görülmesi için herkesin okumasına açık olan bir tanesini buraya koyuyorum http://som.eldoc.ub.rug.nl/...

    gelelim finansal sektöre gelen yabancı yatırıma. bu yatırımın gelişmekte olan ülkelere olumlu etkisi çok daha sınırlıdır ve büyük olasılıkla yarardan çok zarar getirir. çünkü yukarda saydığım olumlu etkilerden hiç biri hayata geçmez. dahası bu tarz yatırımın yerel ekonomideki tasarruf miktarını da değiştirdiği pek görülmüyor. bu tarz satışlarda finansal kuruluşlar karlarını kendi ülkelerine taşıdıkları gibi bize de çok faydaları dokunmaz. satış ın bize getireceği fayda bu yüzden tartışmaya açık bence, yabancılara kıl olduğumdan değil. yoksa tüpraşlar satılsın tabi
    (büyükşehir belediyesi, 06.06.2008 13:42 ~ 13:43)
  20. oyak hesabımı kapatmama neden olan satış.
    (hashus1099, 25.06.2008 01:33)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil