gelenin gidenden farklı olmayacağını düşünmek. parti ve lider ismi değişir yeme eylemi devam eder. yok bir farkları diye düşünüldüğünden ve hiçbirine güvenilmediğindendir.
hiç bir
bahaneyi kabul etmeyecek nedenler silsilesidir.
zira
vatandaş olmanın gereğidir.
kullanılmalıdır! ! !
oy vermemek için aslında hiç bir neden yoktur.
bu normal şartlarda 5 duruma göre belki 4 senede bir eline geçen bir şanstır. geleceğin için düşündüğün şekilde davranan adaylara yada partilere oy vermek internetteki "hangisi daha güzel/yakışıklı" resimlerine oy vermekten kuşkusuz daha önemlidir.
adam yerine koyup senin de fikrini sormuşlarsa, riayet edeceksin başka yolu yok..
onun için "abi halı saha maçı var adam lazım atla gel" dediklerinde nasıl hazırlanıp gidiyorsan, aynen o ivedilikle gidip oyunu atacaksın.
oyumuzun o kadar değerli olduğu vurgulandıktan sonra, ortada ona değecek adam olmaması.
kadıköy rıhtımda hiç bıkmadan,usanmadan o iğrenç sloganlarını atan,şarkı söylüyorum diye resmen anıran,ses tellerini tırtan parti liderlerine en güzel cezayı vermeyi akıldan geçirme düşüncesi.hani o sloganların,şarkıların birtanesinden birşey anlasam yime eyvallah,ama bütün sloganlar,anırmalar,bağırmalar,çağırmalar içiçe giriyor sesler karışıyor,olan da zavallı bizlerin kulaklarına oluyor haliyle.
yalanını da al git demek daha baskındır ama.hiç şüphesiz.
oy vermemek için aranan bahanelerdir.
ama oy vermek vatandaşlık gereğidir ve oy vermemiş olan insan, yönetim veya sistem ile ilgili eleştiri yapma hakkını da kaybetmiştir. hakettiğini bulması olasıdır her zamanki gibi.
edit: ben de kullanamayacağım çünkü yurtdışındayım ve herhangi bir sınır kapısına oldukça uzağım. büyükelçiliklerde oy verdirmemelerini de buradan kınıyorum.
partilerin yapacaklarını anlatmaktan çok birbiri ile didişmesi,ülke sorunları hakkında çözüm yolları ortaya koymaktan çok garip vaatlerde bulunmaları.
en önemlisi de solcusunun solculuktan uzak, sağcısının sağcılıktan uzak politikalar ortaya koyması.
boş küme'dir.
ayrıca oy kullanmayanlara sorulmalıdır, "elinizden gelen herşeyi yaptınız mı ki oy kullanmama gibi bir seçeneğe sahip olduğunuzu iddia ettiniz? oy kullanmaktan başka bir çözüm yoluna inanıyorsanız, bu yolda ne kadar ter döktünüz?"
seçim sistemine ve düzen içinden düzen çıkacağına inanmamak. anarşizm kumuna eklenen küçük bir tanecik. kritik kütleyi geçemez ama.
üniversite mezunlarına istihdam sağlamadan, oy toplamak için partilerin, üniversite olmayan illerde üniversite açacaklarını söylemeleri, nasıl bir mantık ise bu.
seçmen listesinde kaydının olmaması. naif, ama geçerli bir neden.
yaz okulunda okuyan öğrenciler için oy kullanabilmek için gitmeleri gereken 10 saati aşan yollar.
oy vermek, kimileri için cevabını bulup da seçeneklerde göremediğiniz bir öss sorusunda cevaba en yakın şıkkı işaretlemeye benzer. bu yüzden olmayan nedenlerdir. soruyu boş bırakmak da insana daha çok koymalıdır, iyi ya da kötü sınavın sonucuna bir yön verilmelidir.
''benim
bir oyumla mı kurtulucak sanki ülke'' gibi düşüncelerle yaratılan nedenlerdir.
henüz 18 yaşını doldurmamış olmak.
kullandıktan sonra "oyunu kullandın mı canım" lafının ardından asker kaçağı diye şubeye götürülmek, saatlerce uğraşmak (öğrenci olmana rağmen) bu nedenlerden sayılabilir misal. bi daha sefere 3 kez düşüneceğim, bunda 2 kere düşünmüştüm zira.
aa kimse yazmamış.
üşenmek tabi ki.
malesef ki yurtdışında olmaktır..
seçimin yani oy vermenin temel nedeni yönetimde söz sahibi olmaktır. yani sizin yönetimde dile getirmek istediklerinizi üst kademeye taşıyacak olan kişilere oy vermek. ama malesef siz sizin ihtiyaçlarınıza karşılık verebilecek kişilere değil, tüzüğü programı belli olan partilere oy veriyorsunuz. bunun da size hiç bir getirisi ve anlamı yoktur. o yüzden vermesenizde o partiler yine kendi bildiklerini okuyacaktır.
bademciklerim öyle istedi
eğer seçim olamıyorsak bize sunulan seçimleri değerlendirmeliyiz. seçenekler ne kadar kötü olursa olsun iyiye en yakın parti ya da kişiye oy vermek bir insani borçtur. mevcut yönetimden daha iyi biri varsa onu seçin ki, bir sonraki seçimde daha iyisi varolsun.
kendinizin ve cocuklarınızın geleceğinde söz sahibi olmak istiyorsanız, haksızlıklara, yolsuzluklara karşı taraf olmak ya da eleştirebilmek için oy kullanmak zorundasınız. oy kullanmayan insanların büyük bir çoğunluğu (genelde gençler ağırlıklıdır) kendini diğer insanlardan ayrı olduğunu düşünür. arkadaş çevrelerinde aykırı bir duruş sahibi olduğu yanılgısını yaşarlar. en önemli tezleri ise güvendikleri hiç bir partinin olmayışıdır.
oysa geçen 2004 yerel seçimlerinde sırf istanbulda yaklaşık 2,5 milyon kişi oy kullanmamıştır. birinci çıkan parti ise 2 milyon oy ile başkanlığı almıştır. burdan şu çaıkarılmalı; oy kullanmayan o kadar çok insan var ki o insanların içinde olmanız hiç bir şey ifade etmiyor ama türkiye için büyük bir kayıptır.
en azından yönetimi eleştirebilme hakkına kavuşmak için oy kullanın. çünkü biz bu şehiri daha yaşanabilir hale getirmek için çabalarken sizin bu vurdumduymazlığınız bizi derinden üzmüştür.
(jayhunx, 31.03.2009 03:15 ~ 03:19)