ölüm neden ve etkilerini araştırmak üzere ölü bedenin incelenmesidir
patologlar sevmez çünkü zor iştir, kokusu vardır ve kimse sonrasında gelip teşekkür etmez
hastaya konulan teşhisin doğrulanması açısından önemli bir işlemdir.ama tabiki türkiyede önemi yeterince kavranamamıştır.ismi lazım değil bazı ülkelerde bu olay gayet gelişmiştir ve yıllık yapılan otopsi sayısı ülkemizin kat kat üstündedir.
doktor adaylarının adli tıp stajında bol bol pratiğini yaptıkları operasyon.
otopsi'de incelenecek cesedin "hasta"dan tek farkı ölü olmasıdır. bir hasta ne tür haklara sahipse ceset de aynı haklara sahiptir.
otopsi aslında tıp için bulunmaz bir nimettir. o kadar tetkik ve tahlilin, filmin, tomonun ortaya çıkaramadığı sıkıntıyı insanın gözüne sokuverir. "adam öldükten sonra ne anlamı var?" diyenlere ise "hastalık" kavramının kişiye özgü olmadığını hatırlatırım.
otopsi (sanırım latince) "kendi gözüyle görmek" manasına gelir ve bir otopsi işlemi için (kağıt üstünde) bir adet adli tabip ve bir adet patolog gerekmektedir.
ayrıca uzman olsun olmasın "tıp doktoru" ünvanına haiz olan herkes zorunlu hallerde nasıl ölüm raporu hazırlamak zorunda ise, otopsi yapmakla da mükelleftir.
(bkz:
gore)
(bkz:
cenotaph)
orhan veli'nin ölümü üzerine çocukluk arkadaşı halim şefik'in yazdığı şiirdir. belki de orhan veli'nin ardından yazılmış en içli şiirdir.
otopsi
morgda açılınca kafatası
doktor beyler beyin gördüler
indirince tenkafesine neşteri
doktor beyler yürek gördüler
yürekte ne gördüler dersiniz
yürekte memleket gördüler
dünya gördüler
bir de dost gördüler
ama bu işte doktor beyler
doğrusu geç kaldılar
çok geç kaldılar
halim şefik güzelson
osmanlılarda 1840 yılında serbestleştirilmiştir.
(coban, 30.05.2006 00:01)
nedeni açıklanamayan ani ölüm, intihar, kimsesiz ceset,zehirlenmeyi düşündüren olgularda...kısacası şüpheli görülen ölüm vakalarında, baş göğüs ve karın olmak üzere 3 boşluğu açmak suretiyle yapılan adli ve tıbbi inceleme.
öncelikle boyundan göbek deliği hattına kadar kesilen cesetin cilt ve cilt altı dokuları sıyrılır.göğüs kemikleri özel makas yardımıyla tek tek kırılır.kafatası iki kulak arası hattan yatay olarak önce bir
bistüri yardımıyla kesilir ve kafa derisi yüze doğru sıyrılır.daha sonra eğer otopsisi yapılan ceset erişkin ise özel elektrikli testere ile bebek ise makas yardımıyla kolayca kırılarak kesilir ve beyin çıkarılır.akciğer, kalp,beyin ve karın boşluğundaki organlar tek tek bir patalog ve adli hekim yardımıyla incelenir.daha sonra kafatası yerine yerleştirilerek kafa derisi dikilir.ve incelenen bütün organlar -beyin dahil- karın boşluğuna atılarak deri kabaca dikilir.
otopsi sonucu verilen rapora göre eğer olay bir adli vaka ise zanlının alacağı ceza ağırlaşabilir ya da azalabilir.
kadavradan organlar çıktıktan sonra çıkan kanın kadavranın içinde oluşturduğu görüntü itibariyle çok garip anlamlar yüklü, bir çeşit ritüel.
bebeklerde de düşük,erken doğum gibi durumlarda ölüm nedenini anlamak için yapılır. önemli amacı ölümün anne-babadan geçen genetik bir bozukluğa mı bağlı olduğunun anlaşılmasıdır.sonraki gebeliklerde önlem alınmış olması sağlanır.
kişinin ölüm sebebi veya ölüm zamanını öğrenmek amacıyla yapılan ilk görüşte mide kaldıran, sonrası ise kurban bayramını hatırlatan bir cerrahi girişimdir.
hukuken, bir adlı tıp uzmanı ve bir patologun olmadığı durumlarda, herhangi bir doktorun yapmakla mükellef olduğu eylem.
tabi 6 senelik tıp eğitimi boyunca, sadece bir haftalık bir adli tıp stajı alan ve sadece bir gün boyunca maksimum 7-8 otopsi yapıldığını görerek etkin(!) bir otopsi uygulaması geçiren öğrencilerin mezun olduktan sonra, isimlerinin önüne doktor ünvanı gelmesiyle birdenbire coşması ve bu işi bileğinin hakkıyla yapması beklenmektedir. enteresan.
izledikten 3-4 sene sonra bile en alakasız anlarda akla gelebilen, şüpheli ölümlerin araştırılması için kullanılan adli muayenedir.
durup durup aklıma gelen bir kaç görüntü var ki ömür boyu unutamayacağım herhalde. girerken doktorun tavsiye ettiği ilk şey maskenin içine kolonyalı mendil koyun ki kokuyu duymayın. ikinci ve en önemli uyarı ise korkuyorsanız yüzüne bakmayın idi.
ilk otopsi başladı. uyuşturudan ölmüş 35 yaşlarda bir erkek cesedi. ama yüzüne bakmayın dedi ya bir kere kitlendim yüzüne başka bir yere bakamıyorum. bu arada doktor kafanın üst kısmını keskin bir bıçakla düzgünce kesmiş. kafatasını kesmek için o deriyi yüze doğru ittirdi. bu esnada ölünün yüzüne kitlenmiş olan ben, bütün bu süreci kaçırdığım için tek gördüğüm kaşlarını hareket edip yüzünü buruşturan bir ölü olmuştu. pof! korktum yine anlatmayacağım bunu...
bütün organların tek tek tartılması ve parça alınması gerekiyor prosödür olarak. organlar çıkarıldı. biriken kan ise kepçe(bildiğimiz çorba kepçesi) ile adamın karnından bir kovaya alındı.
işin ilginci bizim dışımızdaki herkesin inanılmaz neşeli olması idi. görevliler şakalaşıyor, doktor diğer doktora başından geçen birşeyler anlatıyor, bu esnada bir adam ölünün karnından kepçeyle kan boşaltırken diğeri kafa derisini dikiyordu. daha sonra organlar yerine kondu, boşluk oluşmaması için cesetin içi parça kumaşlarla dolduruldu ve yorgan diker gibi dikildi!
diğer vaka daha meşakkatli idi. ölüm sebebi olarak doktor hatasından şüpheleniliyordu zira 50 yaşlardaki teyze ameliyat esnasında hayatını kaybetmişti. bu sebeple ana damarlarda anestesiye bağlı hava kabarcığı var mı diye aranması gerekiyordu. klasik otopsi yapıldıktan sonra az önce hikaye anlatan doktor hanım eline ince uçlu bir makas aldı ve cesetin tüm damarlarını tek tek kesti. önce bacaklardan başladı kollar sırt, bel. ne kadar büyük damar varsa ikiye ayrılmış bir vaziyette önümüzde duruyordu. aradıklarını nihayet bulup bütün damarları ortaya saçılmış ceset parçalarını vücudun içine tıkıp boşlukları yine kumaşlarla doldurarak diktiler.
işlem bittikten sonra morga taşınmak üzere teyzenin cesedi sedyeye alındı. taşıyan görevli biraz sertçe koydu cansız bedeni. diğer görveli mekanın öbür ucundan bağırarak takıldı kankasına, "yavaş olum öldürecek misin kadını!"
bu espiriden sonra 20 kişilik başlangıç gurubundan, sonuna kadar kalmayı beceren biz 4 kişi de terkettik adli tıbbı.
csi miami,
csi ny,
csi gibi dizilerden öğrendiğimize göre; "otopsi sayesinde, cesetler de konuşabilir".
izledikten sonra olm vasiyetime yazacam vala bana otopsi falan yapılmasın düşüncelerine sokan, sonra bu vasiyetimi bilen biri tarafından öldürülürsem ya diye paranoya şeklinde yapılsın yapılsın otopsim olur mu öyle şey diye insanı kendiyle olan diyaloglara iten bir olay. tam sınıf olarak girilen otopsi pratiğinde, herkesin çifter maske taktığı, 1 metre uzaktan seyredilen olayda, işlemler teker teker anlatılırken sınıftakilerin beşer beşer hatta bazılarının ağlayarak odadan çıktığı görülmüştür. en kötüsüde bulunduğunuz odada bir ölünün işi bittikten sonra özensiz biçimde kaldırılıp yakınlarının gözünün önünde tabutlara resmen fırlatılmasıdır.
(kl7mu, 30.08.2009 22:02)
göreceklerinizden dolayı değil de, daha salona girer girmez aldığınız felaket koku yüzünden korkutan tıbbi operasyon.
üzerime sinen koku bir hafta geçmemişti yeminle. doktor milletine sabır dileyip durmuştum.
yerine getirilebilmesi için mutlaka;
1)kafatası
2)göğüs
3)karın
kısımlarının kesinlikle açılması gereken eylemdir.bunlardan biri açılmamışsa otopsi olmaz.