otobüse binip boş yer bulmanın o dayanılmaz sevinciyle koltuklardan birine geçilir, oturulur. keyifle yerleşilir, walkman varsa dinlenir, yoksa kitap çıkarılıp okunur, o da yoksa boş boş otobüsün camından yol seyredilir. işte tam bu esnada arkanızda bulunan o dev insan, 5 metrelik bacaklarıyla sizin koltugunuzun sırt tarafıyla kendi koltugunun arasına sığamaz.. bir de bacaklarına sahip olamadığı yetmiyormuş gibi kaykılır, dik oturayım, az yer kaplayayım demez ve devamlı surette sizin koltugunuzun sırt kısmına baskı yapar. hiçbi zaman sabit kalmaz, devamlı kıpraşır, ta ki siz sinirden deli olana dek. iki sıkımlık keyfiniz vardır, o da bir çift bacak sayesinde yokolmuştur. allahım o ne dizlerdir öyle..sırtınızla onun bacaklarını itebileceğinizi ya da onun bu hareketi anlamasını beklersiniz ama yanılıyorsunuzdur. arkanızdaki bir öküzdür ve mümkün değil sizi anlamayacaktır. ne uyku kalmıştır, ne keyif, ne rehavet.. ineklik etmeyin taksi tutun.
akşam iş dönüşü itibariyle farkettim ki, bahsettiğimiz 5 metrelik bacakların bir bayana ait olabilitesi de yüksek..bacak bacak üstüne atıldığında koltuğunuz yine arkadan darbe almaya başlar ve sırtınız dürtüklenir. la havle..
arkada oturanı düşünmeden koltuğu cart diye yatıran bireylere zevkle uyguladığım aksiyondur. diz kvrılır ve koltuktan güç alınarak ön koltuğun tam ortasına yerleştirilir. bu arada otobüsün kasislerde ve bozuk yoldaki sarsıntıları da dikkate alınıp o anlarda şiddet arttırılmalıdır ki önde oturan dürtmeyi iyice hissetsin, bi kendine gelsin.
oturacak koltuk bulamayıp ayakta gitmek zorunda kalmaktan sonra en rahatsız edici olgudur.nasıl oturacağını bilmeyen kişiden kaynaklanıyorsa çok sinir bozucudur.ancak 1.60 boyunda bir insanın doğru düzgün oturması durumunda bile dizi ön koltuğa dayanıyorsa problem otobüsteki maksimum koltuk yerleştirme kaygısından kaynaklanmaktadır.