• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  1. şoför arkası değilse cam kenarı da olsa bir işe yaramaz. özellikle uzun yolculuklarda, uyku sorunu baş gösteriyor ve ''allah'ım ben neredeyim?'' deyip geçtiğiniz yollarda, bilmem hangi şehire kaç kilometre kaldığını gösteren tabelaları okuma alışkanlığınız varsa ve bu, uyku sorununu bir nebze olsun gideriyorsa kesinlikle 'şoför arkası cam kenarı' nda oturulmalıdır.
  2. aynı liseden mezun olup, aynı yüksek okula devam ederek, yolculuklarda ve ev hayatında da birlikte kalmak durumunda kaldığım arkadaşımı hatırlatan cümle.
    ikimizi de otobüs tutardı, minik kutulardaki mercimek büyüklüğündeki beyaz bulantı tabletlerimizi yarım saat önce yutar öyle binerdik otobüse.ilk yarım saat sırayla oturalım derdik nezaketle, biraz sen, sonra ben. iki saat böyle idare ederdik, sigara dumanı, kalabalık, arabanın uğultusu ve ilacın etkisi serseme döndürürdü bizi. yarı uyanık sadece tavana bakarak yolculuksa işte yolculuk yapmaya çalışırdık.
    üçüncü saatte her zaman bana dönerek;

    ---ben çok fenayım ya sen? derdi.
    ---ben o kadar değilim,
    derdim ve cam kenarından kalkıp koridor kısmına geçerdim, kıyamazdım. yolculuk böyle geçerdi, hep aynı.

    bir gün öyle demedim, inadım tuttu demedim, yerimden kalkmadım.
    on dakika içinde üzerimde ve oturduğumuz yerde, üzerine kusmuk değmeyen tek nokta kalmadı. kendimi kaç şişe suyla arıtmaya çalıştım yollarda bilmiyorum.
  3. koridor tarafına oturmak kadar normaldir.birinde yolu diğerinde yol kenarını izlersin.
  4. çoğunlukla kavga sebebi.

    + hanımefendi yerime geçebilir miyim?
    - ne münasebet ben cam kenarı diye aldım biletimi.
    + hanımefendi ben de cam kenarını aldım bakın benimki 4 numara cam kenarı.
    - bana da cam kenarı diye sattılar, 3 numara cam kenarı bi kere!
    + muavin bey!
    - muavin bey!

    yaşanmıştır.
  5. yolu ya da önceden oturanın camda oluşturduğu postmodern saç yağı çalışmasını izleme şansı yakalamaktır.
  6. kafa cama dayanıp, müzik çalar kulağa takılıp, yavaş bir ezgi dinlendiğinde kendi kendinize saçma klipler çekmeye başlamanıza sebep olabilir.
  7. otobüste uyuyamayan bünyelerin en azından yolu seyrederim, sıkılmam düşüncesiyle tercih sebebidir. ancak yanınıza bir menopoz teyze oturursa eziyete dönüşebilir.
    hep mi beni buluyo kardeşim yaa. ne zaman cam kenarı alsam bilet numaramı, öncelikle otobüse binene kadar dua ederim yanımda inşallah kimse yoktur, satılmamıştır yanımdaki boş yer diye. hadi bunu geçtim en azından genç olsun muhabbet edelim diye dilerim kendi kendime. ama hep mi aynısı olur...
    otobüse binerim... koltuk numarama doğru yavaş yavaş ilerlerim... o da ne!! yine beni eziyet dolu bir 6 saatin beklediğinin habercisi bir menopoz teyze. üstelik de cam kenarıma kurulmuş gazetesini açmış 180 derece keyfine diyecek yok. gel de söyle şimdi... ne olursa olsun söylerim tabi ki:
    - " öhm merhaba, yalnız cam kenarı benim yerim..." eğer azıcık şansım varsa "tabi yavrum gel otur" der ama hiç bölesi çıkmadı daha.
    -"aaaa benim bilet numaram hede hödö bak cam kenarı işte benim yerim..."
    -"hayır teyzecim asıl cam kenarı benim yerim bakın numarama, burdaki işaretlere göre bakacaksınız." (sakin ol)
    -"neyse sorarız muavine gelsin de bi."
    ya sabır çekilip koridor tarafına oturup muavin beklenir... muavin göründüğünde çağırılır:
    -"pardon bakar mısınız biletime benim numaram cam kenarı değil mi?"
    -"evet hanfendi siz cam kenarındasınız."
    teyzeye anında bi bakış atılır, ben demedim mi manasında. teyze göt olmuştur isteksizce ağır ağır kalkar; gazetesini katlar, hırkasını giyer, koridorda cam kenarına geçmeyi bekleyen beni daha da bekletmek için olabildiğince ağır hareket eder...
    sonunda huzura erip koltuğuma kavuşmuşumdur. ama dertler bitmez.
    mp3 dinleyerek etrafı izlerken omzuma dokunan parmakla irkilirim.
    -"kızım şu perdeyi biraz kapar mısın uyuyamıyorum gözüme güneş giriyo."
    nasıl yaaa e ne anlamı kaldı cam kenarının o zaman. ybsg diyesiniz gelir ama diyemezsiniz. perdeyi yarıya kadar kapayıp aralıktan camdan bakmaya çalışırsınız.
    öyle böyle mola yerine gelirsiniz. mola bitip otobüse tekrar bitince bi bakarsınız haydaaaaaaaaaa... teyze yine yerinizde.
    -"biraz da ben oturayım değişiriz sonra."
    kaderinize lanet edip oturursunuz koridor tarafına, bari uyuyayım da sinirim geçsin diye düşünürsünüz. ancak otobüste uyuyamadığınızdan onu da beceremezsiniz. bir dahaki otobüs yolculukları için iki kişilik bilet almaya karar verip sabırla yolculuğun bitmesini beklersiniz.