gelen muavinli çay-kahve servis aracıyla ilgilenmemekle birlikte gerçekleştirildiğinde çok daha karizmatik olabilecek eylemdir. kafanızı cam tarafına çevirip ilgilenmediğinizde çok daha karizma oluyosunuz. şöyle ki;
geçenlerde otobüsle izmir- izmit yönüne seyahat etmekteyim. erken davranıp en güzel yerden aldım biletimi ve otobüsün kalkış saatinden en az 15 dakika önce gittim otogara. kalkış saatimiz geldi ve başladık yol almaya. tüm yolcular toplandıktan sonra muavinde bi kıpraşma başladı. bu iş otobüslerde böyle işliyo. tam da muavinin topkek ve benzerlerini yerleştirdiği üst bagajın yan tarafında oturuyorum arkadaş. bakmayayım diyorum muavinin çatalı bana ordan göz kırpıyo. zor bela engel oldum kendime de karizmamı kurtardım o anlık.
söylemesi ayıp yan tarafımda otobüse bindiğimizden beri kesiştiğim su perisi gibi bi hatun var. beni izliyo biliyorum, bakıyorum ve takmıyomuş gibi kafamı çeviriyorum. felaket karizmayım yıkıyorum otobüsü.
çay-kahve topkek servisi başladı daha sonra. cool takılıyorum ya bi kere mecbur sırtımı döndüm su perime. camdan dışarısını izliyomuş gibi yapıp yansıma da su perimi kesiyorum. muavinin sesi git gide yaklaştı. benim elim ayağım titremeye başladı haliyle. sıcak sıcak ter boşandığımı hissettim.
- beyfendi çay- kahve- kola, ne alırsınız?
+ teşekkürler almıyım.
- ya topkek, kraker?
+ sağolun.
böyle de kibarım işte. muavin ilerledi mecbur ben ters tepince. o da üzüldü ama biliyorum. su perime sordu, o da teşekkür ederim dedi ve yolladı muavini. su perim de karizmaydı. karşılıklı aah ahh..
artık yeme içme servisi sona ermişti. su dağıtıldı herkese. ben ve su perim karizmamızı koruduk. vakit geçiyordu uyuyamıyordum. karnım da bi aç. hafiften guruldamaya başladı. sesi duyulmasın diye genzime birşey takılmış gibi ıı-ımmhh yapıyordum her seferinde. e aradan kaçanları da oluyodu tabi. baktım daha da şiddetlenmeye başladı gurultularım. karnımı içeri doğru çekmem bile engellemiyordu.
yakın bi yerlerden başka bir gurultu daha duyuyordum. herkes uyumuştu. minik su perim uyanıktı bi, bir de ben. bu boku ona süremiyordum. ben karizma gibi davranırken onun gerçekten cool olduğu düşüncesi her tarafıma yayılmıştı.
benim midem ve diğer gurultuya sahip olan mide karşılıklı ritim tutar hale gelmiştik. merak ediyordum. başımı çevirdim ve su perime baktım karizmanın amınakoyim diyerekten. karnını tutuyordu. o da bana baktı. gülüştük.
mola saati geldiğinde inmesi için ona yol verdim. birlikte indik ve yemek yedik.
ah su perim, çok pis karizmaydık ikimizde..
ukteci :
durgan
"kız olsam veririm arkadaş çok karizmatik"