insanlar, otobüsün kapısı açılır açılmaz itişip kakışmaya, türlü vücut çalımlarıyla birbirlerini ekarte etmeye çalışırken onları biraz müstehzi biraz da şaşkın bakışlarla uzaktan uzağa süzen insanın sahip olduğu karizmadır. onun için otobüs bir amaç değil bir araçtır. kendinden emindir, otobüse kaçıncı bindiğinin onun için önemi yoktur. son ana kadar sigarasını atmaz. akbili hiç bitmez. akbili bitse bile kimseye “pardon akbiliniz var mıydı?” demez. gene kendinden emin adımlarla otobüsten iner, yeni bir sigara yakar.
otobüsten en son inen kişi kadar sükse yapamayacak bir karizmadır.zira son durağa gelince bile düğmeye basan heyecanlı insanların yanında otobüs durduktan ve herkes indikten sonra yerinden kalkan insan her daim daha çalımlı alımlı falandır.
osbi (düşünce balonu)--ulan ne karizma yaptım ha,en son ben bindim, boş yer de var ama oturmiim, ayakta daha karizmatik olur.elleri nası koyuyoduk?hah,amerikan filmlerindeki gibi yukarda tuta tuta.hatta tutmayım, eller cepte daha bi seksi olur.evet olay tamadır.şurdaki kızlar da bitti eridi bana ha...
aniden otobüs fren yapar ve osbi göt üstü yerde...
osbi (yüksek ses)-- hay amuğa goyyim bööle karizmanın...
"ben aslında genelde toplu taşıma araçlarını kullanmam arabam var benim de bugun evde unuttum ondan bu otobüse binicem ancak nedir bu itiş kakış, hayır alışık da deilim ki neyse biraz şaşırıp bakayım, sonra ortalık durulunca son olarak ben binerim" kisvesi altına bürünmüş ancak hayatı otobüslerde insan kesmekle geçmiş yurdum insanı...
zaten başkentinde otobüs işletmesinin bağlı bulunduğu kurumun adı "ego" olan ülkenin çocuklarından gelen aksiyon bu olmalıdır.
olmayan veya daha da kötüsü yerlerde olan karizmadır. ayakta kalmanın verdiği huzursuzluk ve mutsuzluğun dışında bir de tutunacak yeri olmayan insan kişisinin o durumda karizma düşünecek hali yoktur özellikle de hava sıcaksa.. alnından şıp şıp terler akarken içinden sistematik bir biçimde "lütfen düşmeyeyim" sözünü söylemektedir muhtemelen.
evvela arkasında kimse yoktur..otobüse biniş esnasında upskirt çalışamısna girişen öküzler warolduğundan her halükarda daha güvenli insandır..üstelik otobüs içinde herkes otoruosa ve ayakta gidecek kişi olarak bindiyse bütün gözler ondadır,yani otobüsün gözde çocuğudur..akbilinin boş çıkması ve o zımbırıtnın bangır bangır ötmesi durumunda diğer insanlara akbil sorabilir ve maksimum olumlu yanıt alabilme ihtimali wardır..eğer bu kişi bolcana parfüm sürmüş bir bayansa otobüsün arkasına doğru giderken "otobüs fısfısı" görevi yaparak ortamı şenlendirebilir..kısaca kadirşinastır kendisi..
böyle bir karizma yoktur. olsa olsa otobüse son binip türlü akrobatik hareketlerle yolcuların ilgilisini çeken, takdirini kazanan insan karizması vardır.
en son bindiği için boş koltuk kalmayacaktır ve ayakta gidilecektir dolayısıyla bu karizma dibe vuracaktır.ertesi gün *ikeyim karizmasını diyerek en önden binecektir bu insan.
ağzına kadar dolmuş otobuse önce kafasını sonra ayaklarını sokarak girmiş, birilerinin koltukaltını koklayarak yolculuk yapmak zorunda kalmış, otobüsün kapısı doluluktan dolayı kapanmadıgından düşme korkusuyla üç buçuk attıran kötü bir karizmadır.
ilk sıradaysan bile elinde sigara varsa en arkaya geçersin kalabalığa göre. herkes biner sen sigarandan son bir fırt çekip kolunla çeyrek çember çizerek fırlatırsın. sağda solda kız varsa kısık gözlerle de bi bakış.... bitti yani daha ne yapacaktın. otobüsteki tüm kızlar senindir sakin yürü en güzelini seç..
bir ihtimal, otobüse hareket halindeyken binmenin getirdiği garip gurur duygusundan gelen karizmadır.
demek ki adam yılmamıştır, miskinlik edip bir sonraki otobüsü beklememiştir; sırasını beklemiş, vakti gelince doğru adımla dengesini sağlayıp hareket halindeki otobüse binebilmiştir.
şimdi böyle bahsedince şu hareketin ne kadar olağan, bunun yanı sıra ne kadar bohem bir atılım olduğu gözden kaçıyor olabilir. bugün nice yaşlı teyzelerin günün en civcivli saatlerinde taksim-ortaköy hattında birtakım durakları otobüsün üstlerine kapanan tıstıslı kapısının arasında geçtiklerini görmek mümkün. yine de hareket halindeki otobüse binmenin, fiziken tam anlamıyla o otobüsün içinde olabilmenin yarattığı kekremsi mutluluk sanıyorum ki istemeden girişilen fevkalade bir güç gösterisinin başarıyla sonlanmasının bir sonucudur.
rispekt.
otobüs son durağa yaklaşırken hemen ayağa kalkıp ilk olarak inmeye çalışanlara inat son dakikaya kadar yerinden kalkmayan ve otobüsten son inen insanın karizmasının yanında bir hiçtir..
ayrıca otobüste ayakta beklerken hiç bir yere tutunmaz.tutunursa karizmasının yerle bir olacağını düşünür.ama otobüsün ilk freninde kendisi yerle bir olur.
kafası kolu kapıya sıkışan, itilip kakılan ve kaptan tarafından; ''çek lan kafanı aynanın önünden'' diye azarlanan yolcunun yerlerde sürünen karizmasıdır.