yılmaz aslantürkün çizdiği genelde 1-2 sayfalık hikayelerden oluşan çizgi romanın orta yaşlı(genç sayılmayan) ,meteliksiz, karı kız veya direk am arayan yakışıklı kahramanı. hikaye herzaman otisabinin iş yerinde başlar sonra bi kız kaldırmak için harekete geçer. bara gider sokaklarda falan dolaşır , iş arkadaşlarına sarkar sonra da onlara eve atıp götürür. işini hallettikten sonra da "evlenelim mi aşkım?" tribine giren karıdan kurtulmak için binbir şekle girer ama hep paçayı kurtarır. ama evlendiği de olmuştur. o zaman da aldatma üzerine çalışmalar yapar. aslında çok iyi niyetlidir ama huylu huyundan vazgeçmez ya bunun da huyu...
dikkatli okunduğunda potansiyel de varsa birçok şey öğrenilebilecek bir delikanlı.
verdiği ayarlarla ekşisözlükte fenomen haline gelmiş, adının altına methiyeler düzülen hakkında efsaneler dolaşan suser.verdiği sayısız ayar otisabi ayar sekansı entrysiyle ölümsüzleştirilmiştir.
pişti adlı sirke katılmasını büyük bir hata olarak bulmaktayım.ama benim cesaret edemeyeceğim bir olayı gerçekleştirdiği içinde saygı duymaktayım kendisine.
(bkz: arz ederim)
gece yarısından sonra, televizyonun en ajdarlı programında sanat felsefesi, estetik, "kontekst içinde", falanizm malanizm deyip duruyor... deli midir nedir ya? lakin sözlüğün faydalarını da bu programda görmüş olduk. yüz yıl öncesinden, atlantik ötesnden örnekler...
pişti adlı programa katılmış,üzerine çullanılmış ama yine de kotarmış gibi görünen biri.bence bilgi birikimi oradakilere göre fazla, anlaşılmıyo çocuk.
pişşti adlı programda, sanat felsefesindeki belirsizliği belirtmiş, aslında olaya son noktayı koymuş kişi. diğer konuklar da ajdar'ın koyulduğu kefeye gireceği için geçiştirmişlerdir bu noktayı. söyleyecek çok sözü vardı eminim ama söyleyemedi.
entel olmak ve söylediklerinin bilimsel olduğunu kanıtlamak için cümlelerinde bol bol gereksiz terim kullanmış ekşi sözlük yazarı. ayrıca karşısındaki insanlara şunu bilir misin bunu bilir misin diyerek ne yapmak istemiştir anlamış değilim. fakat ajdar ile ilgili görüşleri benimsenmiştir. kendine göre yaptığı sanat tanımı ise son derece geniş ve özgür sınırlar dahilinde çizilmiş olup gerçek sanatçıyı sıradanlaştırmıştır. komik olmak ve laf sokmak için o kadar kasmasaydı (söylediği sözler ekşi sözlükte başlık olmaya başladı bile) düşüncelerini çok daha güzel ifade edebilirdi kanımca.
olmadık insanlara olmadık şeyler anlatmaya çalışmış,kendini boşu boşuna yormuş ekşi sözlük yazarı.ajdar otisabiden ayarı yedikten sonra acaba ben sanatçı mıyım diye kendini sorgulayacak mı?hayır..ama keşke sorgulasada bir daha televizyonu açınca kendisini görmesek, o ayrı..
gayet güzel konuştu bu insan,
otisabi denildiğinde zaten bi durup düşünmeli ımm yapıp varsa çene sakallarınız onlarla oynamalısınız neden peki otisabi sözlük tarihinin ilk celebrity diye tabir edilen yazarlarından,entrylerini okudukça vay amuğa goyim bu ayarı yiyen ben olmadım allahtan denilir arasıra fakat bahsi geçen pişti programında otisabiden beklenen performans sergilenmedi, birincisi otisabi insanmış dedik ikincisi yakışıklıda çocukmuş dedik üçüncüsü akıcı konuşuyor dedik, bazıları çıktı gereksiz entellik yaptı dediler,entelliğin gerekliliğine kim karar veriyor bilgisayar başında oturup otisabiye bak aq bu adama bok atmalıyım evet evet bok atmalıyım broaahhh şeklinde böğüren insanlardı kendimce, otisabi konuşurken bilgide veriyordu 20.yy.ın başındaki krizden ve sanat geçmişinden bahsetti bilgi vermek aşırı entellikse ben televizyonda otisabiyi 23saat 55 dakika seyretmeye hazırım geri kalan 5dakikadada düşünmekle geçiririm..