yanılmışım. ota boka paradoks demek mümkünmüş, çünkü otun ve bokun paradoks olduğu durumlar gerçekten varmış.
tartışmanın başında "ben fişi takar, işi bitiririm." edasıyla gelip ciddi ciddi konuşan bir ukala dümbeleğinin lafın sonunu getirmeye nefesinin yetmeyeceğini görünce çamura yatıp "aslında ben eğleniyorum ki, ehe ehe." kıvırmaları ile tartışmadan sıyrılmaya çalışmasına paradoks denmezse ne denir? bu kadar kıvırmak yerine en başta "haklısın abi, giritli paradoksu
sözlük anlamıyla bir paradoks değildir. insanların ilgisini çekelim diye biz öyle söylüyoruz." dese yerlerde bu kadar sürünmezdi.
bana gelince, açtığım başlıkların altına insanların gelip tartışmasından ve öğrenmesinden mutlu oluyorum. hatta ali kamber gibilerin koşturarak gelip tartışmaya dahil olması bile hoşuma gidiyor. başta neysem, tartışmanın sonunda da öyle kalmaya çalışıyorum. eğer tartışma, kıvıranın kim olduğu noktasına gelecekse, söyleyeceğim şey dansözlerin de, dümbelekçilerin de kendini ifade edebileceği ortamlar yaratmaktan memnun olduğumdur.