ülkemiz genelinde düşünüldüğünde ota boka mühendis ünvanı iliştirmek gibi gözükse de yerden yere vurulması gerekmeyen zihniyettir. zira mühendis her boku bilen ve becerebilen adam demek değildir. elinizde mühendislik diploması var diye de mühendislik nosyonunun içerdiği her bir haltı hakkıyla yapabileceğiniz inancı ise şapşallıktır.
örneklerle açıklamak yararlı olacaktır sanırım. bir makina mühendisi olarak göt olduğum andır da denilebilir bu anlatacağıma. denizaltı borulaması işinde proje mühendisi olarak çalışan jellicle; işin bir aşamasında hollandalı bir mühendisle muhatap olmak zorunda kalır. bunun öncesinde karada bilmem kaç kmlik boru hattı dizdiği için kendini olaya hakim olarak da görmektedir. ayrıca mühendistir ya, analitik yollardan probleme çözüm bulabilecektir bir şekilde. ikili tartışmanın ortasında bir yerde herif jellicle'a döner.
-mesleğin ne senin?
+makina mühendisiyim.
-makina mühendisisin de şu an ne iş yapıyorsun?
+proje mühendisliği.
-şimdiki projen ne üzerine peki?
+denizaltı borulaması ve dolum platformu üzerine.
-sizin mesleğiniz ne peki?
+ben senin kadar çok şey bilmiyorum. bildiğim sadece borulamadır benim. ben borulama mühendisiyim.
(piping engineer böyle çevriliyorsa eğer tabi)
ben senin kadar bir şey bilmiyorum diyen adam, benden yıllarca önce mühendislik hayatına atılmış bir kişidir. bu konuşmanın devamı alsancak'ta sirena'da içkilerimizi yudumlarken devam eder. yanımızda kimya mühendisi bir arkadaşımızda vardır ve rafineri proseslerine hakim olduğunu önceden yumurtlamıştır. konu buraya kayar. prosese hakim olmanın başka şey, mühendisliğini gerçekleştirmenin ise apayrı şeyler olduğunu diğer ülkelerdeki üniversitelerden ve mühendislik firmalarından örnekler vererek cayır cayır anlatır. zira bu ülkede baştan sona bir ünite tasarlayabilecek bir grup olmadığını da adı gibi bilmektedir.
ülkede kurulmuş olan tüm ağır endüstri tesislerinin altındaki imzalara ve o projeyi tasarlayan adamların unvanlarına göz atmalarında fayda vardır bu nedenle ota boka mühendis mi denir diyen zihniyetin. biz bu ülkede her halttan anladığımızı düşündüğümüz için adam gibi de mühendislik yapamamaktayız zaten.
bu arada birde ben bir mühendislik alanı yumurtlayayım o zaman. proses mühendisi diye de bir bölüm açılmalıdır ülkede.
buna biraz kafa yorarsanız bu zihniyetin pek de suçlu olmadığını görürsünüz. eğer mühendis sözcüğü kelime anlamıyla kullanılıyorsa, geometri ile alakası olmayan insanların mühendis olmaları mümkün değildir. buna göre bir bilgisayar mühendisine "sen de mühendis misin kardeşim" diye çıkışma durumu oluşabilir. ama vaziyet öyle değildir. bir kez durum şudur ki, mühendislik denen zehirli ağuyu içtiyseniz "ben analitik düşünürüm, problemi tanımlar, parametreleri parmağımda çevirir" gibi abidik gubidik söylemleri dünyanın en matah şeyleriymiş gibi kabullenirseniz kendi götünüzü parmaklamaktasınızdır demektir. ayrıca bu tanımlamanın "x engineer", "y engineer" diyen amerikan kültürünün türkiye'deki bir yansıması olduğunu düşünüyorum. basit bir ünvan işte. ben de mühendisim. mühendis olduğumu düşününce kuyruğum uzamıyor, koltuklarımın altı kabarmıyor.
yok illa ota boka mühendis denmesinden rahatsızlık duyuyorsanız, mesleğinizi beyan ederken tam söyleyin. "mühendisim" demeyin de, "makine mühendisiyim" deyin. çok basit çözümleri olan bir durum bu. işte buna "mühendislik" deniyor.
benim bildiğim şey mühendislik birçok faktöre göre tanımlanır. aklıma gelenleri sayayım:
- endüstriye göre tanımlanır (elektronik, mekanik, kimya vb.)
- alana göre tanımlanır (bilgisayar, gemi, endüstri, metalurji, maden vb.) [amcanın teyzenin mühendislikten anladıkları sadece bunlar oluyor.]
- disipline göre tanımlanır (kinematik, statik vb.)
- yatırımlarda rol alınan etkinlik sahasına göre tanımlanır (ar-ge, proje, dizayn, üretim, satış vb.) [ot bok deniyor ya, onlar?]
- üretiminde rol alınan ürüne göre tanımlanır (buzdolabı mühendisi)
- gerçekleşmesinde rol alınan endüstriyel sürece göre tanımlanır (kaynak mühendisi, hasarsız muayene mühendisi)
işbu yaklaşımların çeşitliliğinden ötürü, dışarıdan bakan biri için mühendisler üzerine yapıştırılan bu title'lar ot bok gibi gelebilir. yine de "tüm iş dünyası salak bir biz akıllıyız" triplerine girmeyelim, rencide oluyoruz sonra.
mühendisliğin her türlü iş ve görev alanına uygulanabilecek bir yaklaşıma sahip olduğunun farkında, her alanda bu verim artırıcı öğeyi kullanmaya çalışan zihniyettir. iyi de yapar.
yeni mezun ya da hala okulda olan mühendisin özel olduğunu sanması kaynaklı haykırışı. (mühendislik gerçekten de özel bir meslektir ama bu durumu mühendisler dışında pek kimse bilmez ya da kabul etmez. ancak bu özel oluş mühendise, insanlara tepeden bakma hakkı vermez.)
yukarıdaki bilgilere ışık tutmak için ünvan ve sıfat farkını belirtmekte fayda var. ünvan, devletçe verilen ve bir takım yasal yetkileri bünyesinde barındıran hededir, bir diğer deyişle imza yetkisidir. sıfat, çalışan mühendisin konumunu belirten açıklamadır.
satış mühendisi, proje mühendisi vs gibi "sıfatlar" kızılacak ya da hayıflanılacak şeyler değildir. bu sıfatların mühendis ünvanı taşımayan kimselere verilmesi rahatsız edicidir, o ayrı...
sektör dışı tanımlamalara gelirsek... (dil mühendisi, toplum mühendisi vb) bunları yabancı literatürde de görmekteyiz. yapılan işin niteliğini isimlendirmek açısından sığ bir yaklaşım olmakla birlikte pratik bir tanımlamadır.
çevre mühendislerine okulda "bok mühendisi" derdik; sanırsam tam da o zihniyetteymişiz. boka mühendis ünvanı iliştirmişiz. hatta iliştirmedik, bokun yakasına taktık. fırfırlı.