• görseller

    • osuruk böceği
    • osuruk böceği
  1. yaz aylarında avizeye çarparak beni çileden çıkaran ... yusuflayınca veya ezince pis bir koku çıkaran böcek ... işimiz gücümüz yok bunlarla cebelleşiyoruz ...
  2. yeşil renkli, kendini bilmezcesine duvarlara ve zemine çarparak yayılan kokusuna katlanılmayan böcek türüdür. insanın asabını bozması da cabası..
  3. geri zekalı bir böcektir kendisi.yaklaşık 1 saatten beri durmasını bekliyorum ama inatla lambanın etrafında dönüp kendini duvarlara dağlara taşlara vuruyor.
    şu an fark ettim lambanın etrafında daire çizerek dönüyor ve dönerken yanlış bir hareket yaptığı zaman kahroluyor.kendine acı çektiriyor.mazoşist lan bu. *
  4. adını uçuş stilinden alan bu salak böcekler lambalara sinen osuruk kokularına gelirler fakat kendileri de dayanamayıp duvarlara taşlara çarparlar
  5. her akşam bir tanesinin bulunduğum yere inatla gelmesini anlamıyorum,''bak sevgili bok böceği, karşı komşunun da ışığı yanıyor oraya git, inatla niye bana geliyorsun?'' diyerek önce gitmesini bekliyorum, eğer gitmemiş ve bir yere konma zahmetine girmişse öbür dünyada -tabi varsa- görüşürüz,yok eğer deli gibi avize etrafında dolanıyorsa lambayı kapatıp gitmek ve bir süre sonra geri gelmek en mantıklısıdır, çünkü o lanet olasıca yaratıklar ışığa gelirler, siz lambayı kapattığınızda muhtemelen gitmiştir.

    bütün bok böceklerine sesleniyorum:
    ama bak ne olur artık bana gelmeyin,sevmiyorum sizi,nefret ediyorum,öldürmek de istemiyorum ve sizden çok tiksiniyorum,ne olur gelmeyin.
  6. yazarın özel notu: "asla öldürmeyiniz!!" yanlışlıkla bile olsa.

    zira adını ölünce çıkardığı kokudan alıyor. deneyimledim.

    şimdi bu arkadaş, genelde geceleri, ışık bulduğu odaya girer. oraya buraya çarparak, saçma bir ses çıkararak saatlerce lambanın etrafında döner. çat çut gider bu.

    genelde hiçbir haşeratı öldürme taraftarı değilim ama aklı başında her osuruk böceği gibi davranmayıp iki enrty öncesinde kafama doğru bir hamle yapınca, katır tepmiş gibi yerimden zıpladım. görseniz beni randomun kralını gülerdiniz. neyse. kedi gücü reflekslerimle bir boyun hamlesi yaparak önce kafa, sonra kol attım bu arkadaşa. baktım, kınkanatlı bir canlı. yeşil böyle. birden atar yapıp canlanınca koydum dergiyi. allahım o ne koku. "ne yedin lan sen" diye böceğin cesediyle konuşuyorum. üzüldüm ölmesine. ojelerimi sildiğim pamuğa sardım gitti.

    neyse ki toprağa karışacak. gübre. organik.
    off. ne boktan böcek, ne osuruktan mevzular yaa.
  7. dünyanın en dangalak yaratığı bu olabilir. şu an izlediğim mi özürlü yoksa hepsinin mi şirazesi kaymış anlamadım. lan dakika başı ters dönüyor dingil. ben de her seferinde düzeltiyorum. komiklik mi yapıyosun neyin peşindesin anlamadım böcük. ama amaçsız, anlamsız ve gereksiz bir yaratıksın.

    dirayetli adamım ben. eğitip doğal yaşamına salıyorum iki güne. önce ters dönmemeyi öğretirim. sonra avlanmak olur, bal üretmek olur bir işe koyacam inşallah. niye yaşıyonuz hacı siz? ters dönme lan bari
  8. allah belasını versin o böceğin. dün geceden beri saklambaç oynuyoruz. o benden korkuyor ben ondan korkuyorum. bir de bunlar korkunca savunma mekanizması olarak leş kokularını salgılarmış. bizimki salgılamıyor kendi evinde gibi çok rahat. bu saatte yanan ışık da bulamadığı için gelip benim kafama tosluyor. deodorant sıkıyorum yine ölmüyor.

    (bkz: osuruk böceğinin deodorantla imtihanı)