osmanlı padişahlarına atılan iftiralar 

adana çık aradan

  1. geneli "eşcinsel abi hepsi" yörüngesinde dönen iftiralardır.
    soruyorum böyle diyenlere "nerden biliyorsun?" diye, zaman makinasını icat edip gittin verdin mi herife?
    (gxix, 08.12.2006 16:05)


  2. “zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem
    gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem
    biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım
    boğamazsın ki, hiç olmazsa yanımdan kovarım.”

    (bkz: mehmet akif ersoy)
    (atlantis, 09.01.2008 11:20 ~ 11:22)
  3. milliyetçi, milliyeçi-mukadesatçı, dinci kısacası gerici taifenin padişahlara yönelik zalimlik ve eşcinsellik eksenindeki iddiaları adlandırışıdır.

    mesela kundakta bile olsa şehzadelerin devletin bekası adına öldürülmesini yazılı hükme bağlamış, kendi çapında legalleştirmiş fatih sultan mehmet'e zalim demeyeceğiz. (yavuz'un alevileri katlettirmesinin kanıtları tartışmalı ya bunlara göre al tartışmalı olmayan tarihsel gerçek sana.) ortada tarihi belgeler var ama yaptığının adı zulümdür dersen, ecdad aşığı tiplemelerin vizyonunun genişliğine göre iftiracısın, terbiyesizsin ya da vatan haini potansiyeli taşıyorsun. en mide bulandırıcısı cinayetleri devlet için diyerek aklamaya çalışmalarıdır elbette. tarihi, kanıtları filan reddedip “yoktur böyle bişey” deseler bu kadar tiksinç olamazlar.

    "bak güzel kardeşim, o çağlarda zaten insan hakları diye bir kavram yoktu. hükümdar, kral, dük, baron artık adı neyse hükmedenler iktidarlarını korumak için insanlık suçları işlemekten kaçınmazdı (hoş şimdi de iktidar sahipleri farklı değil ama cürümlerini örtülü işliyorlar) yani senin ecdadına zalim derken, tutup onun çağındaki bir ispanya kralına şahane bir insandı demiyorum." desek de faydası yoktur. kimlik edinemeyen yurdum milliyetçisinin tabusudur osmanlı padişahları. 35'inin de (vahdettin tartışmalı çünkü seven de var sevmeyen de) birbirinden ulu insanlar olduklarına cidden inanırlar.

    ama onları zalimlik sıfatından daha çok kızdıran birşey varsa o da eşcinsellik iddialarıdır. (aslında eşcinsellikten çok biseksüellikten ve oğlancılıktan söz etmek daha doğrudur. ) homofobiklik gericiliğin olmazsa olmazıdır zaten. padişahların ille cinsel hayatına atıf yapılması gerekiyorsa bunlar içten içe, osmanoğullarını haremlerindeki yüzlerce cariyeyi sikerken (onların bakış açısına göre) düşlemek isterler. erkek sevgililerine şiirler yazarken değil.
    (fantaghiro, 09.01.2008 12:24 ~ 26.04.2008 15:29)
  4. şanlı ve emsalsiz geçmişimizi çekemeyen yabancı kaynakların attığı pisliklerden ibarettir. kendilerinin de böyle şanlı bir geçmişi olabilmesi için artık çok geçtir, geriye tek bir yol kalır, karalamak.


    çeşitli yabancı kaynaklarda ııı. selim oğlancı, sokullu mehmet paşa biseksüel gösterilmektedir. başka padişahlara atılan iftiralar da vardır, ama bu ikisine bir kaç kaynakta rastladım.

    haremin seks ve fuhuş yuvası misali takır takır çalıştığı ve başka da bir halta yaramadığı yolundaki iftiralar şaşılıp kalınasıdır. padişahın işi gücü yoktur, ülke kendi yağında kavrulur, padişah durmadan cariye alıp sevişir. aralıksız sevişir. hadi imam nikahı var, kardeşim on ve üstü kadına imam nikahı mı olur? kapısında besmele yazan, kapılar arkasında ku'ran'lar okunan sarayda, böyle şeyler döner mi? e madem böyle yaşanıyordu, bu sınırlar nasıl genişledi, bu başarılar nasıl kazanıldı diye sordurtmaz mı insana?

    harem, bu hayal dünyası geniş, kendini bilmez yabancı kaynakların, yansıtmaya çalıştığının aksine, padişahın ailesi, çocukları ve hizmetkarlarından oluşur. aynı zamanda sarayda yaşayan diğer devlet adamlarının, hanımlarının ve kızlarının bulunduğu bölmedir. ilk padişahlar tek eşli kalmışken, sonraki padişahların, oğlan çocuk sahibi olabilmek ve veliaht kazanmak maksadıyla, iki veya üç hanımla evlendikleri doğru olabilir.
    cariyenin kelime anlamı ise hizmetkardır. ve sağlam türk kaynaklara bakıldığında, cariyelerin padişahlar tarafından, gönül rızalarıyla, paşalarla veya tüccarlarla evlendirildikleri görülür. batılıların yansıtmaya çalıştığı şekilde, yaşlandıkları için padişahın onlardan bıktığı, elden çıkarmak istediği zaman değil, evlenme çağında. bu cariyeler arasında evlenmemeyi seçip, sarayda ve haremde yaşamaya, hizmetine devam edeni de vardır.

    saray ziyareti sırasında hareme giremeyen batılı ziyaretçiler, haremi fantezilerinde çizmiş, şekillendirmiş, yoğurmuş ve ortaya bir tablo çıkarmışlardır. bu tablo da, devleti başarıyla yöneten bir devlet adamı olan padişahın, minderlere kurulduğunu, cariyenin birinin üzüm yedirdiğini, birinin yelpazelediğini, birinin masaj yaptığını, padişahın, canının çektiği cariyenin ise, o geceye hazırlanıyor olduğunu görmekteyiz. evet, batı da bu şekilde lanse edilen harem, birbirinden güzel onlarca genç kızın, "padişah bu gece beni seçsin" diye bekleştikleri bir hazine odası şeklinde anlatılmıştır.

    hele bir de bazı yabancı kaynaklarda, harem ağalarının tam anlamıyla hadım edilmediği, testislerinin alınarak sadece doğurtma özelliklerinin devredışı bırakıldığı ve haremden bir güzelle kafalarına göre takılabildikleri hikayeleri görülür ki, yuhtur.


    batı, bizim esaslarımızı, bize bile yalanlatarak, -çok afedersiniz- çok iyi bir bok yemiştir, kendi lehine. haremi baştan aşağı candy shop olarak gösteren batılıların ahlak anlayışı zaten günümüzde aşikar, üstünde tartışmaya gerek bile yok.

    türk kaynaklar da kendilerini o kadar savaşa, zaferlere ve genişleyen ülke sınırlarına vermişler ki, harem ve ahlak konusunda bir şeyler anlatan bir kaynağa pek rastlanmıyor. bu noktada, kurgu olmayan bir batılı kaynak olan, bir ingiliz büyükelçinin, osmanlı imparatorluğuna gelen eşinin günlüklerinden, belki bir şeyler anlayabiliriz;

    -**bu ülkeye gelirken, erkeklerin en az beşer karısı olduğunu ve kadınların içler acısı bir halde olduğunu düşünüyordum.. beş hanım bir yana, iki hanıma rastlamak bile pek mümkün değil. saray erbabında sadece defterdar lütfi bey'in iki hanımı var, onlar da haremin iki ucunda oturuyor, birbirlerini görmeleri imkansız. yine de harem de, lütfi bey'den nefretle ve kinle bahsediliyor. kadınlar, erkeklerini seviyorlar.
    (tatalu, 09.01.2008 12:32 ~ 14.07.2008 02:00)
  5. tarihi sadece birkaç filmden öğrenip, boğazkesen türü birkaç kitap okuyarak eleştiriyi yanlış şekilde kullanan insanların beyanatlarıdır maalesef. kimse padişahları sevmek zorunda değil ancak sevilmemesi yönünde propagandaları görünce duyarlı bir vatandaş olarak dur demek istiyorum.

    tarihi konularda eleştiri yaparken tarihi belgelerin ortaya konulması şarttır, aksi takdirde ortaya sürülen tezlerin hiçbir iddiası yoktur. yine genelleme yaparak osmanlı padişahlarını beğenen, yaptıklarını takdir eden insanları " gerici " olarak adlandırmak hoş olmuyor. sonuçta ne olursa olsun, bu toprakların türkiye cumhuriyetinden önce sahipleri osmanlı devleti idi. osmanlı devleti'ne türk hanedanlığı tarafından yönetildiği için değil, tıpkı bizans imparatorluğu'na duyduğum saygının aynısını besliyorum. kolay değildir o kadar büyük toprakların, ekonominin, hukuk sisteminin idaresi. kolay değildir yeryüzüne ayasofya, topkapı sarayı, kapalıçarşı gibi eserler bırakmak.

    tarihi tartışmalar hakkında en büyük yapılabilecek hatalardan biri günümüz bakış açısıyla değerlendirmek veya o dönemde insan hakları kavramının yokluğundan bahsetmektir. osmanlı imparatorluğu zamanında da günümüzdeki gibi olmasa da yine " insana saygı " düsturundan dolayı bir kardeşlik havası vardı. aynı dönemde avrupa'da yahudiler yakılırken 1492'de onları anadolu'ya getirten padişahları unutmamak gerek.

    tarih bilimi sayısal bilimler gibi 2*2=4 gibi sonuçların elde edilebileceği bir bilim değildir. geçmişte de bazı tartışmalar vardı, günümüzde de var. ancak osmanlı padişahları hakkında olumsuz bir sürü eleştiri var iken, bu adamların olumlu yönlerini görememek olaylara nesnel açıdan bakan insanların işidir. tuzağa düşmemek gerek...
    (dünyayı kurtaran adam, 09.01.2008 12:46 ~ 12:47)
  6. takım tutar gibi yapılan tartışmalardan biri daha.
    kullanılan uslüba dikkat, bir tarafla savaşıyor adam mevzu budur deyip kenara çekilecek olgunluk yok.

    öncelikle osmanlıyı seven bir adam olarak, yavuzun alevilerle ilgili yaptıklarını tasvip etmem mümkün değil; şah ismail tehlikesi osmanlının doğu sınırını allak bullak ederken, osmanlıda bu sebepten dolayı taht el değiştirmişken o devrin şartlarına göre ziyadesi ile bir hoşgörü beklenemeyeceği açık olmakla beraber kendi topraklarımız (bu ifade ile sanki osmanlının mirasını kabul ettim hadi hayırlısı) içerisinde yaşayan türkmen alevilere yapılan kıyımı haklı göstermeye çalışmak benim için abesle iştigaldir.
    kılıcın yapabileceğini kalem de yapabilirdi diye düşünüyorum.

    fatih meselesine gelelim, yazdığı şiirlerle alakalı olarak ortaya çıkanların da sanırım az çok divan edebiyatına ait sembollerden haberi vardır.
    bu iş teknik mevzudur eğer iddianın adı ortaya konulursa muhakkak söylenecek bir iki çift laf olur
    kardeş katli meselesinin ise "devletin bekası için" yapıldığı geçiyor kanunnamede.
    ben meseleyi "bak kardeşine kıydı şerefsiz" olarak adlandırmıyorum sadece, tabi ki tek yol o olarak şekillenmiyor zihnimde ancak 10 yıla yakın kardeş kavgası nedeni ile bir fetret devrinden çıkmış osmanlının, idari yapı adına bu kadar kolay ademe mahkum edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
    yine devamında kanunnameyi çıkaran fatih, yani osmanlının o devre ait en büyük başarılara imza atan padişahı, babası 2. muratın kendisindeki istidadı görerek tahtı henüz 15 yaşlarında devretmek istediği, 20 yaşına gelmeden istanbul'un fethini gerçekleştirmiş olan padişah yani siyasi otorite, halk tarafından kabullenme, asker tarafından komutan görülme (ki bu saydıklarım defaatle taht değişimine neden olmuştur osmanlıda) mevzularının her birinde bırakın sıkıntı olmasını aksine zirvede, böyle bir siyasi gücün kendi geleceği adına böyle bir karar alması bana akla yatkın gelmiyor.
    kaldı ki bu mevzu sürekli osmanlının başını ağrıtan bir mevzudur, bahsş geçtiği için örneklendireyim yavuzun saltanatının ilk iki yılı taht mücadelesi ile geçmiş daha sonraları ortaya çıkan ekber erşedlerle konu çözülmeye çalışılmış ancak osmanlının yıkılma sebeplerinden biri olarak mondroslara sevre kadar varlığını devam ettirmiştir.

    bir mevzu daha, gerici diye ((!) ne menem bi lanetse o da) tabir edilen kesimde vahdettinin hain olmadığı açık seçik kabul görür hadi size yardımım olsun tek şüpheli padişah zaten ay hesabı tahtta kalmış olan 5. murattır (4 değil atlamayın)

    fikir ortaya koyarken "karşı taraf var ya bunların hepsi şöyle"ci tavırlardan hiç hazzetmiyorum, kalemşörlük ve yılmaz özdil tarzı bana fazlasıyla çirkin görünüyor

    son olarak mevzu "sizin varsa bizim de var" diyerek kendi davasının idollerine getirilecekse ve "sizinkiler ne kadar kaka bak bizimkilere mis mis "denecekse
    eyvallah o zaman rest:
    ironi yapmıyorum che benim için çok önemli bir figür ancak biri kalkıp che için tercihli ensest ilişki yaşardı dese benim için zerre kadar bi şey değiştirmez.
    gözümde eşcinsellik ve ensestin ahlak açısından herhangi bir farkının olmadığını daha önce de belirtmiştim. che aynı, halkı için hayatını kaybeden kahramandır gözümde. ahlaken aşağı çekmek iseyen varsa buyursun.

    bunun bu mevzuyla ne alakası var onu hiç bilmiyorum

    edit: imla
    (khaki, 09.01.2008 13:39 ~ 14:00)
  7. aristokrat, batılı, ilerici, aydın görüşlü insanlar tarafından ortaya konulan savlardır sadece. yoksa haşa ne demek iftira. onlar aydın, avrupalı insanlar. avrupa gibi medeniyetin amına koymuş bir yerden gelmişlerdir. onlar gibi olunmalıdır. çünkü osmanlı kakadır, sömürmüştür, müslüman olmayan milletleri kılıçtan geçirniştir. hele padişahların hepsi ibnedir. ama avrupa tarihi öyle midir? gittiği her yere adalet götürnüştür. sömürünün asla yanından geçmemiştir. aldığı vergiden çok hizmet yapmış adamlar balkanlara. evet avusturya-macaristan. aldığı vergiden çok hizmet yapmış. ama o osmanlı yok mu o osmanlı.. hele o padişahları..
    (kremberiz, 09.01.2008 13:53)
  8. kaynak göstermeden iftira atmakla kaynak göstermeden yüceltmeye çalışmak arasında kesinlikle bir fark göremiyorum. ya sen? ben de göremiyorum. ama görebildiğim şöyle bir şey var. ayasofya yı ikinci yy da bizanslılar yapmıştı sanırım. sonra osmanlı minare falan ekleyip cami yaptı diye biliyorum. ayıp etmişler mi peki? bence etmişler.

    edit: 2 nci yy değil 6 ncı yy mış. osmanlılar yapmamış yani. onlar camiye çevirmişler. hala ayıp bence yaptıkları.
    (ahmak ı hayal, 09.01.2008 13:57 ~ 20:34)
  9. tartışmayı sidik yarışına dönüştüren güzelim bir örnek daha. tarih konusunda yine bir yanlışlık var, yoksa uğramazdım.

    bu iş sanmakla olmuyor, ayasofya altıncı yüzyılda, 530'lu yıllarda inşa edilmiştir, ikinci yüzyıl değil. bir kere ikinci yüzyılda bizans devleti yoktu. bizans devletinin roma imparatorluğu'nun 375 yılında ikiye bölünmesi ile doğduğunu hatırlayalım , ikincisi ikinci yüzyılda hristiyanlık pagan romalıların baskısı ile engellenmeye çalışılan bir inanç idi. bırakın ayasofya'yı ufak kiliselerin sayısı bile sınırlı idi.

    olumsuz eleştiri yapılırken mesnetsiz iddialarda bulunulmaması gerektiğini belirtmiştim, bazı tarihi gerçekler için belge isteyenler olmuş, ayasofya hakkında bile bir şey bilmeyenler hakkında ilk linkimizi verelim, yanlış öğrenilmesin, öğretilmesin.

    http://tr.wikipedia.org/...

    gelelim osmanlı'nın sefarad yahudilerine kucak açmasının belgelerine; google 'da " sefarad 1492 " yazın birçok belge çıkacak ben yine de bir gazetemizde çıkan haberin linkini vereyim. bu arada 1992'de türkiye yahudilerinin ispanyol zulmünden kurtuluşunun 500. yılı kutlamalarının yapıldığını o dönemde çocuk olmama rağmen hatırlıyorum.

    http://www.radikal.com.tr/... [ haber tarihi olmasa da konuya gönderme mevcut ]

    görüldüğü gibi böyle birçok örnek bulmak mümkün belgelerle. acaba bunları araştırınca tarihi bimeyen veya eksik bilenlerin suratları nasıl olacak?
    (dünyayı kurtaran adam, 09.01.2008 19:57 ~ 20:05)
  10. günümüzde birinci elden cevap verecek hiçkimse kalmadığı için kesin bir yanlışlama yapılamayacak olan önermelerdir.
    (pa, 09.01.2008 20:13)
  11. (bkz: kaşıkla pilav yiyen yıldırım bayezid)
    (bkz: dolmuşta şoför yanına oturan fatih sultan mehmed)
    (bkz: oturarak işeyen ikinci abdülhamit)
    (red zeppelin, 09.01.2008 21:12 ~ 21:14)
  12. milliyetçi, milliyeçi-mukadesatçı, dinci(müslüman?) taifenin gerici olduğunu söyleyen ilerici aydın bok püsür taife tarafından gerçek kabul edilen iftiralardır.

    bunların dünyaları farklıdır, gerçeklere değil inanmak istediklerine inanırlar. hepinizi öldürmek lazım aşağılık insanlar deseler, bu kadar tiksinç olamazlar.
    (atlantis, 26.05.2008 16:31)
  13. iftira olup olmadığı bilimsel olarak kanıtlamayacak olan söylentilerin tümü. ancak bu söylentiler öyle yaygındır ki ve bu söylentilerin baskıcı padişahların yaşadıkları dönemlerde ortaya çıktığı da düşünüldüğünde iftira olmama ihtimalleri daha kuvvetlidir. bunların arasında oğlancılık, tecavüze uğrama, türk olmama, uyuşturucu madde kullanma, hazineyi soymak, vatana ihanet, ve daha sayamadığım bir çokları.
    (elisurencil, 14.07.2008 02:11)
  14. - yavuz küpeyi benden gördü. babası kızdığı için gizli gizli takardı, özenti herif!
    (tazmanya canavarı, 14.07.2008 02:26 ~ 02:31)