(mezun, 29.04.2004 10:39 ~ 10:40)
gebze eskihisar'da müze evi bulunan, şeyhülislam oğlu, önemli bir ressamımız
cemal reşit rey'in annesinin amcası olan osman hamdi bey, osmanlı ve batı kültürleriyle eğitilerek yetişmiş bir teknik ve siyaset adamı olan sadrazam ibrahim edhem paşa'nın en büyük oğludur. 1842 tarihinde istanbul'da dünyaya geldi. ilkokul öğrenimini beşiktaş'taki bir okulda yapan osman hamdi, 1856 yılında maarif-i adliye okuluna başladı. 1860 yılında hukuk öğrenimi için paris'e gönderildi. bu öğrenimi yanında, o devrin ünlü ressamlarının atölyelerinde çalışarak iyi bir resim eğitimi gördü. 1869 yılında ülkesine döndüğünde bağdat ili yabancı işler müdürlüğü görevini genç yaşında üstlendi. 1871'de istanbul'a dönünce saray protokol müdür yardımcılığına getirildi. devletin üst kademelerinde çeşitli görevler yapan osman hamdi bey 11.9.1881 tarihinde imparatorluk müzesi (müze-i hümayun) müdürlüğüne atandı. bu göreviyle kendi yaşamında olduğu gibi, türk müzeciliğinde de yepyeni ve verimli bir dönem açılmış oldu. 1883'de sanayi-i nefise mekteb-i alisini (güzel sanatlar okulu) kurarak bu okulun müdürlüğünü de üstlendi.1884 yılında eski eserlerin yurt dışına çıkarılmalarını yasaklayan ve o gün için türk müzeciliği ve eski eserlerin korunması bakımından büyük bir adım olan asar-ı atîka nizamnamesi'ni çıkararak uygulamaya koydu.osman hamdi bey nemrud dağı, lagina tapınağı ve sayda'da kazılar yaptı. sayda kazısında bulduğu ve arkeoloji dünyasının baş yapıtları kabul edilen, aralarında iskender lahti'nin de bulunduğu lahitler ve diğer eserlerin sergilenmesi için, büyük bir ileri görüşlülükle ilk türk müze binası olan bugünkü istanbul arkeoloji müzesi'nin 1881 yılında temelin attı ve 1891'de hizmete açtı.müzecilik çalışmaları ile birlikte resim çalışmalarını da sürdüren osman hamdi bey doğu anlayışı ile yaptığı figürlü kompozisyonları ile türk resim sanatının başarılı bir temsilcisi oldu. resimleri yerli ve yabancı birçok müze ve koleksiyonlarda yer almaktadır. osman hamdi bey 24.2.1910 tarihinde istanbul kuruçeşme'deki yalısında hayata gözlerini kapadı.
kaynak:
http://www.cemalresitrey.com/...
ressam, osmanlı'da müzeciliği başlatan aydın kişilik ve arkeolog. resimlerini fotoğraftan bakarak yapar ve gerçeği birebir çizmeye çalışırdı. özel ilgi alanlarında biri de geleneksel osmanlı kıyafetleriydi. günlük yaşamında eşi ve çocuklarıyla beraber avrupalı yaşamı benimsemiş olsa da geleneksel kültürü koruma ve tanıtma çabasındaydı. resimlerinde model olarak başta kendisi olmak üzere aile üyelerini ve yakın çevresindeki insanları kullanırdı. örneğin, ünlü
kaplumbağa terbiyecisindeki adam kendisidir. bu resimdeki gibi birçok resminde modeli ve mekanı düzenleyip fotoğrafını çeker, daha sonra da resmini yapardı. konuları ağırlıkla din adamları ve çeşitli halleriyle kadınlar olmakla beraber aile üyelerinin portrelerini de yapmıştır. resimlerinde mimari öğeler de fazlaca ön plandadır. arkeolog olması dolayısıyla mimari mirası da konu olarak önemsemiştir.
(artemisia, 13.11.2005 23:13 ~ 23.04.2006 13:11)
1842-1910 arasında yaşamış,ressam, arkeolog, müzeci, yazar, diplomat, yönetici ve bilim adamı bir sıfatlara sahip çok yönlü bir osmanlı-türk aydınıdır
türkiye de modern manada müzeciliğin gelişmesine katkıda bulunan ve arkeoloji müzesindeki iskender lahti kaldırılmak istenildiğinde lahte sarılıp buna karşı çıkıp fırsat vermeyen,türk sanat eserleinin korunmasına fedailik etmiş şahsiyet,mezarı ise gebze eskihisar'da bulunur
iskender lahdi'nin sapasağlam istanbul'a getirilmesi için lahde kendini bağladığı söylenen,eserleri ile türk resim sanatına çağ atlattıran çok yönlü kişi.
(so so, 07.05.2007 01:19)
kurduğu müzenin o dönemdeki adı asar-ı atika müzesi'ydi ve planlarını sanay-i nefise mekteb-i alisi hocalarından mimar alexandre vallaury'ye yaptırtmıştı. müzenin bulunduğu avlunun girişinde bugün eski şark eserleri müzesi olarak anılan ve kullanılan bina sanayi-i nefise'nin ilk binasıdır ve daha sonra inas sanayi-i nefise mektebi (kızlar için güzel sanatlar akademisi) olarak kullanılmış, okulun yöneticiliğini ise ilk türk kadın ressamlarından, saray ressamı fausto zonaro'nun öğrencilerinden mihri müşfik yapmıştır.
(ebisu, 20.07.2007 01:07)
mimarsinan üniversitesinin kurucusudur.ilk müzecidir aynı zamanda.kaplumbağa terbiyecisi adlı eserini görmüşlüğüm vardır.allah suna&inan kıraç çiftinden razı olsun.pera müzesinde sergilenmekteydi en son gittiğimde.yuvarlak camlı gözlükleri vardır.sakalı boldur.tam bir entellektüel görünüşe sahiptir.
fotoğraf gerçekçiliğinde resimlere sahip büyük ressam.
merhumun bence en güzel eseri
kur'an okuyan adam tablosudur. lakin "reklamın iyisi kötüsü olmaz" mantığıyla hareket edersek
kaplumbağa terbiyecisi de üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getirmiştir..
http://www.heraresim.com/...
dünya çapında ünlü ressam, arkeolog ve müzeci olan zat.
belgeseli için
www.eskihisarkoyu.net
hd kalitesinde izlemek
http://www.vimeo.com/...
ilk müzecidir, ilk gerçekçi ressamdır, ödülleri vardır. ama türk sanatına getirdiği önem, resimde kullanılan figürü ilk bireyselleştiren ressam olmasıdır.
kullandığı kadın figürleri oriantalistlere benzetilerek eleştirilse de o cinsel bir öğe olarak kullanmaz kadın bedenini, kuran okuyan, çiçek yerleştiren veya müsyen kızlar birer birey olarak o güne kadar kullanılan mimari-figür dengesini figür lehine değiştirerek kullanılmıştır. osman hamdi beyin getirdiği bu yenilik dönemin bireyselleşen insanına bakışta edebiyata da gönderemeler yapar, gelenek ve yenilik arasındaki entellektüelin genellikle eleştirdiği "zamane insanı" recaizade mahmut ekremde gördüğümüz gibi (araba sevdası) heveslerin insanıdır, kökünün veya yerinin farkında değildir, flu bir şimdiki zaman içinde yaşayan bir mirasyedidir. oysa, osman hamdide figür dimdik, bir birey olarak ön plandadır, karakter ayrıntıları betimlenmiştir ve bir meşguliyetle görülürler. bir nevi bireyselleşme hesaplaşmasına girmiştir hamdi ki demokratikleşme hareketlerinin tartışıldığı dönemde halkın söz sahibi olacak kadar aklıseliminin olup olmadığı temel bir meseleydi. yönetime katılabilecek birey, kendisini yönetecekleri rasyonel bir değerlendirmeyle seçebilecek bireydi. bir bakıma entellektüellerin halka bu konuda güvenip güvenmemesine dayanıyor konunun ucu, tıpkı bugün olduğu gibi. osman hamdi belli ki bireyselleşmyi önemsiyordu, halkın kendisiyle hesaplaşacak kadar ayakta durmaya zorlanması gerektiğini düşünüyordu. çok az hesaplaştığımızı, çok az değiştiğimizi, kuran okuyan kızdan ziyade bihruz beye (araba sevdası) benzediğimizi bağırıyor osman hamdi bey, kaplumbağa terbiye eder gibi, sakin sakin.
(noema, 11.11.2008 20:35)
güzel sanatlar akademisi sanayi-i nefise mektebi alışının ve ıstanbul arkeoloji müzesinin kurucusudur "kaplumbağa terbiyecisi" ve "savaştaki beyaz at" osman hamdı’nin en unlu eserleridir.