|
|
- hintli mistik filozof. yaşadığı dönemde düşünceleriyle olay yaratmıştır. kitapları okunmaya değerdir.
http://www.osho.com
http://www.o-w-o.net
- düşünceleri mevcut sistem tarafından ele geçirilmiş ve serbest piyasa ekonomisine dahil edilmiş düşünür. isminin üstünde yuvarlak içinde r bulunur. adına bir guest house yapılmış hizmet sektörüne de dahil edilmiştir. insanlara hazırlanmış yaşam kültürü pazarlanmasının bir örneği haline gelmiştir. herşeyi tüketiyoruz hadi ona eyvallah da düşünceyi böyle tüketmemiz fena koyuyor bana. insanların kapitalizm içinde mutluluk rolü yapmaları için bir aracıdır. kişisel gelişim adlı kapitalizm dininin kokuşmuş bir örneğidir. hadi gidin yatın şimdi, sabah kalkıp 'life should not only be lived, it should be celebrated' yazılı kupanızdan kahve içer, metroda işinize(kapitalizm ibadethanesi) giderken palmınızdan osho zen tarot bakarsınız. ibadetinizin getirisi olan kazandıklarınızla yazın osho guest house'a gider huzur bulursunuz. çevrenizdekilere de kitaplarını hediye edip huzur bahşedersiniz. sağolun ben kullanmıyorum.
- anlatılarını çeşitli hikaye ve fıkralarla süsleyen 20. yüzyılın en çok tanınmış mistiklerinden birisidir...
en çok beğenilen kitabı ise "farkındalık"tır...
osho hakkında türkçe site için;
http://www.oshoturk.com
- "tuvalette bile beni gözetleyen rontgenci bir tanrıyı kabul edemem" diyen adamdır.
- "duygular" adlı verdiği seminerlerden oluşturulan kitabı alınıp, kimsenin olmadığı uyarıcılardan arınmış bir ortamda okunası ve elden geldiğince önyargısız okunduğunda birşeyler alınacağına inanılası mistik.
not: aptal ya da bilgi asalağı olduğunu düşünenler için alttaki düstur da okumak için prozak etkisi yaratabilir.
"akıllılar aptallardan çok şey öğrenir"
- osho'nun tüm dinlere karşı bir duruşu vardır. ona göre bir dine inanarak dindar olmak imkansızdır. bu noktada kendisi bir "asi" olarak tanımlanabilir. fakat onun "asiliği" sistemin kaldıramayacağı bir asilik değildir. özellikle ikinci dünya savaşının ardından sayıları gün geçtikçe artmakta olan ruhani buhran içerisine düşmüş insanlar için bir nevi alternatif bir inanç sistemi kurmak yolunda doğu felsefelerine hucümun yol göstericilerindendir.
evet, dünyanın büyük bir çoğunlunun kabul edemeyeceği görüşleri derlemiştir ve söylemiştir. fakat hedef kitle muhafazakar dindar kesimler değildir. kendini boşlukta hisseden insanlardır ve sistem "madem ondan tatmin olmuyorsun, al o zaman bir de bunu dene" tarzı bir "açılım" koymuştur önlerine.
burada kilit nokta "değer" kavramıdır. osho, dile getirdiği bir çok doğru yaklaşımının sonunu, kendisiyle yer yer çelişme pahasına insanın değerli olduğuna ve bu değeri kavraması gerektiğine getirir ki bu temelde tüm dinlerin özünde yatan ortak söylemdir. "değerli insan" bu kurulu çadırın orta direğidir. osho bu çadırın 3-5 ipini kesmenizi ögütlerken, direğe dokunmamanız gerektiğini değil; dahası direğin ne kadar güzel ve önemli olduğundan bahseder. çadırı yıkmak istiyorsunuz fakat ufak tatminlerle sizi yola getirmeyi yeterli görür veya zaten ufuk çizgisi buraya kadardır.
aksi bir durum söz konusu olsaydı osho, hayatını bir akıl hastanesinde geçirmek zorunda kalırdı veya meczup olduğu ilan edilir, fikirleri hor görülürdü. ama hayır, onun görüşleri çıkıntılık yapanların ağzına emzik olarak kullanılmak için son derece uygundu ve nefes almasına izin verildi ve dahası desteklendi.
nietzsche'den bahseder osho, bazen açık açık bazen de üstü kapalı. üstü kapalı olduğu zamanlar nietzsche'yi kötülediği; açık açık olduğu zamanlarsa onu övdüğü zamanlardır. ama överken zorlanır, onun fikirleri üzerine pek söylecek bir şeyi yoktur. bu sebeple nietzsche'nin anlaşılamadığından, yanlış yorumlandığından dem vurur ama "doğru" yorumlamaya da hiç yeltenmez. üstün-insan fikri hoşuna gider, onu, değerli insan demek zanneder. fakat "tanrı ölüdür" söyleminden hiç hazzetmez. "senin tanrın ölü, benim ki yaşıyor" der. çünkü "tanrı ölüdür" değerli insan direğini kırmaya yönelik atılan en güçlü balta darbelerinden biridir. bu sebeple nietzsche akıl hastenesini boylamıştır da osho gibiler rahat dolanmıştır. galileo galileli gibilere idam sehpası gösterilirken, frances farmer gibilere lobotomi uygulanırken; felsefe sevicilerine konferanslar vermesi için en konforlu koltuklar ayarlanmıştır.
pişmişin halinden hiç anlar mı ham
sözü kısa kesmek lazım vessalam*(kör kuyu, 03.08.2007 11:52 ~ 16.08.2007 22:57)
- ''ben sana anlık yaşamı öğretiyorum.anın özgürlüğünü,anın sorumluluğunu öğretiyorum.şu anda doğru olan bir şey bir sonraki anda yanlış olabilir.''
- boş zihin tanrı’nın çalışma atölyesidir.
osho
- bir zen ustası.
- tavsiye üzerine duygular kitabını okuduktan sonra "- bana bilmediğim bir şeyler anlat " dediğim kişi. kitap kolay anlaşılır bir dille çevrilmiş ama içinde ki bilgiler hep tavsiye sonuç yok şöyle düşün böyle düşün yada şu gözle bakmaya çalış tarzında. bana karakter olarak zayıf insanlar için bir tavsiye kitabı olarak geldi, geçiş döneminde olanlar için ve aşmışlar için pek de ilgi çekici değil.
- saatlerce okumak okumak yerine bob marley dinlemenin daha hayırlığı olduğunu düşündüğüm başka bir sakallı hintli.
düşünce aynı (bkz: get up, stand up don't give up the fight!)(quenya, 04.01.2008 21:52 ~ 21:58)
- duygular adlı kitabında tüm dinlerin öfke,kıskançlık gibi duyguları bastırmayı öğütlemesine rağmen önemli olanın bunları tanımak ve kabullenmek olduğunu savunan bilge.
- 'anlam tanrının diğer adıdır' diyor bir kitabında, sonra tanrının aranmaması gerektiğinden bahsediyor, aranan şeyin aranılan olarak kalacağını, bulma noktasının geleceğe ve öteye ait bir kavram olmadığını, bulmanın geçmişe ve geldiğimiz yere bakma ile ilgili olduğunu söyler, 'önemli olan nereye gittiğimiz değildir, önemli olan nereden geldiğimizdir' der, beni benden eder...
- 1931-1990 yılları arasında hindistan'da yaşamış bilge kişi.ama ona sorarsanız hiç doğmadı,hiç ölmedi...filozof değildir,hiçbir din ya da doktrinin öğreticisi değildir.hatta bunların hepsine temelden karşı çıkar.kendi tabiriyle 'uyanmış' bir insandır sadece.ona göre felsefe,din hatta bilgi,bilinen tüm bilgiler bilinmezliğin önünde bir engeldir sadece.'uyanmak' için bunların hepsinden vazgeçilmelidir.farkındalık,özgürlük,olgunluk,sezgi,coşku,ego,aile,çocuk vs. üzerine onlarca kitabı vardır.ancak bu kitapların hiçbirisini kendisi yazmamıştır.yaşadığı dönemde elde edilen ses kayıtlarından derlenmiştir.kanımca önyargısız okunması gerekir zira okuyan herkesi derinden etkileyebilecek ve doğruluğuna kanaat getirtebilecek saptamaları vardır.ilginçtir.tavsiye edilir.
(belle, 08.08.2008 00:58)
|