hiçbir şekilde yapımların başarısına göre verilmeyen ödüller olmasına rağmen bu kadar büyük ilgi görmesi hayret verici bir durum bana göre.hatta zaman zaman siyasi oyunlara alet bile edilmiştir.(denzel washington ve halle barry'e aynı yıl en iyi erkek ve kadın oyuncu ödüllerinin verilmesi)
the oscar goesss too theeeee cinema,theater,kitchen,bed.. gibi çok şahane esprilere sebep olan altın adamı millete vere vere fahişe*** yaptıkları dini bayram.
penguen dergisi "vatandaşa sorduk" köşesinde osman heykelcigil de demişki oscarlar hakkında;
"gerek kırmızı halısıyla olsun, gerek koca ağızlı, g.te kadar yırtmaçlı aktiristleriyle olsun, gerekse vibratör şeklindeki heykelcikleriyle olsun, acısıyla, tatlısıyla bir oskar töreni daha hayatımızdan sittir oldu getti.."
bir rivayete göre, dönemin akademi sekreterlerinden margret herrick, heykelciği gördüğünde "aaa bu benim oscar amcama çok benziyo!" demiş ve heykelciğe oscar isminin konulmasına sebep olmuştur.
syberiada hans voralberg'in son tasarımlarından biridir. yapay zekaya sahiptir veya değildir, oyun boyunca sürekli olarak bizi çelişkiye sokar. asli görevi makinistliktir.
amerika da filmlere, oyunculara, yönetmenlere verilen en prestijli ödül. ödül hakkında pek bilinmeyen bir ayrıntı vardır. ödül ilk verileceği zaman küçük bir kız ödülü görmüş "bu benim oscar amcama ne kadar çok benziyor" demiştir. ve bunun üzerine ödülün adını oscar koymuşlardır.
amerika, rhode island da bir hastanede görevli bir kedi. kedi , hasta odalarında geziniyor ve teftiş ediyormuş. odasına girip yanına oturduğu hasta iki gün içinde ölüyormuş. şu ana kadar 25 ölümü tahmin etmiş. bu becerisiyle bilim dergilerine konu olan oscarın yaptığının doğa üstü bir şey olmadığı , hayvanların bu konularda ön sezilerinin kuvvetli olduğunu belirten uzmanlar , köpeklerin de kanser tehşisinde bulunduğunu belirtiyorlar.
bu sene en iyi film dalında heykelciğin coen kardeşler'in en kötü filmi olan (neredeyse bütün filmlerini izledim coenler'in), ve hatta direk kötü bir film olan no country for old men'e gitmesiyle gözümden hepten düşmüş ödüller. hoş, zaten sıfıra yakındı değeri benim için.
bir grup insanın beğeneceklerini ve beğenmeyeceklerini izleyiciler için seçmeye kalkması kusursuz bir amerikan yalanı. akademi ödüllerinin önemli bir ödül olduğuna kim, ne zaman karar vermiş bilmiyorum, ama hepimizin doğumumdan önce olduğu kesin; ve ne yazık ki hemen herkesin bu kostüm balosuna -dışlanmamak adına- belli bir saygısı var. üzülüyorum. kimin ne ödül aldığı farketmiyor, dün ödül atonement denen bomboş filme gitseydi bugün şu söylediğim söz yüzünden afaroz edilecektim, çünkü iyi bir film olmak zorunda, oscar almış sonuçta..
edit: şimdi farkına vardığım bir şeyi eklemek istedim. en iyi animasyon dalında ödül ratatouille'e gitmiş.
(bkz: persepolis)
bence artık akademi kendilerini ciddiye alanlarla kafa buluyor.