birçok insanın anlamakta zorluk çektiği, islam'ın şartlarından birisidir. zira eğer insan, ''hangi aç 18 saat açlıktan sonra tıka basa yiyor'' siye soruyorsa oruç ibadetinin anlamamış demektir. islam'da tıka basa yemek yemek zaten çok da hoş bir davranış değildir. hatta ''sofradan tam doymadan kalkın'' inanışı vardır. bunun dışında, oruç insanın nefsini terbiye etmesidir. aç kalmak değildir...
hristiyanların biraz farklı bir şekilde yerine getirdiği ibadet türüdür. protestanlarda diğer ibadetler gibi oruç moruç hak getire. katoliklerdeki durum, papa kendisine bağlı hristiyanları bazı açılardan serbest bıraktığı için sınırlı bir oruç tutma söz konusu. ancak herhalde, hristiyan mezheplerden tam anlamı ile oruç tutma olayını ortodokslarda görebiliriz.
dindar bir ortodoks noel'den ve paskalya'dan önceki yaklaşık 35-40 günü oruç tutarak geçirir. mezheplere göre bazı farklılıklar vardır, ancak temel unsur bu süre zarfında et ve hayvansal ürün yememektir. yani oruçları, günün belirli bir müddeti hiç bir şey yememek değil, bazı besin türlerini yememek şeklindedir. sadece pazar günü balık yemeye müsaade vardır. onun haricindeki zamanlarda içinde hayvansal bir ürün olan hiç bir şey yemezler. aslında, oruç tutarken yenilen yiyeceklerin pişirilmemiş olması da gerekiyormuş, ama günümüzde bunu uygulayan yokmuş. ayrıca yine dindar ortodokslar, her çarşamba ve cuma günü oruç tutuyorlar. yani çarşamba ve cuma günü et ve hayvansal ürün yemiyorlar.
her yıl 29-30 gün ard arda tan yerinin ağarmasıyla (siyah ve beyaz ipliğin ayırt edilebildiği andır) gün batımına kadar yemeği,içmeyi e cinsel ilişkiyi terketmektir.aynı zamanda kötü söz, kötü düşünce ve davranışları da terketmektir.
oruç, farz,vacip, nafile,mekruh olmak üzere dört kısma ayrılır.adak oruçları farz kapsamındadır.
farz oruçları: vaktinde eda edilen ramazan orucudur.belirli vacip: farz orucuna girer.diğeri ise belirsiz vacip:farz orucudur.bunlar kazaya kalan herhangi bir günde tutulan oruçlardır.kefaret orucu da bu sınıfa girer.
vacip oruç lar ikiye ayrılır: belirli vacip oruçlarbelirli zamanlarda tutulmasıadanmış oruçlardır.adanan itikaf oruçları da bu sınıfa girer.
belirsiz vacip :nafile oruç gibi ve herhangi bir zamanın belirtilmediği oruçlardır. kazası vacip olmakla birlikte şafilerde vacip değil müstehaptır.
nafile oruç: farz ve vacibin dışında olan yalnız allah rızası için tutulan oruçlardır.ikiye ayrılırlar. sünnet nafile oruç: aşure orucu gibi.muharrem ayının dokuzuncu,onuncu,onbirinci günlerinde tutulur.
müstehap nafile oruç: her kameri ayın onüçüncü,ondördüncü ve onbeşinci günlerinde tutulan oruç
çocukken alman arkadaşlarıma bir türlü anlatamadığım dini eylem. anlamazlardı, sanki ben anlatamazdım,
"niye aç kalıyorsun ki?"
"kimse görmeden git bir şeyler ye" gibi tavsiyelerde bulunurlardı, bir türlü anlatamazdım, tabii yesem yerdim önümde duran, buz dolabında duran, yemekleri.. nasıl anlatabilirdim ki onlara, sadece inandığım şeylerin olduğunu elle tutulacak bir şey olmadığını, gösterecek aha bu yüzden yapıyorum diyebileceğim bir şey yoktu, sadece inanç.. nasıl anlatılırdı ki?
çok sevdiğim bir arkadaşımın adıdır .. onun maruz kaldığı orucumu bozdum , ben bu orucu tutmadım gibi geyik hasebinden zırvalara maruz kalmamaları için yeni nesillere ad olarak koyulmamasını diliyorum ..
islam'ın üçüncü şartı olan oruç; hristiyanlıktaki perhizin tersine bir tür ceza değil, içgüdülerin kontrol altına alınmasına yönelik bir 'nefis terbiyesi'dir denilir. yani islam dini, soyut bir inanç kavramıyla yetinmemiş, iyi bir müslüman olmanın gereği saydığı beş temel ibadet biçimi saptamıştır. iyi bir müslüman olmak, müslüman kanunlarına uymaktır, inançlı olup da oruç tutmanın ceza olduğunu düşünmek, dinin geleneklerini savunmayarak ne olduğunun neden yaşadığının farkına varmamaktır..
tüm gün sigara elimde pc başında fink atacağımı bildiğim için cumartesi ve pazar günleri kazaya bıraktığım ibadet. (bir gün elbette sigarayı bırakacağım işte o zaman bu kazaları kesinkez yapacağım)
benim haddime değil ama, zira islam'ın gerekleriyle ilgisi olmayan birisiyim, fetva hattını arayanların sordukları sorulardan biri de, tok tutan bantların orucu bozup bozmayacağı imiş.
ve ilginçtir, diyanet işleri başkanlığı da, bitkisel olan bu maddeler kana karışsa da bir şey yenmediği için oruç bozulmaz tarzı bir açıklama yapmış.
bakın yine diyorum haddime değil ama, ibadet olarak yapılan bu eylemin en önemli gereğinden birisi, aç kalmak, açlığı hissetmek ve bununla kendini bir nevi eğitmek, terbiye etmek, kendine eziyet ederek(bunu yanlış anlayanın kafasını kırarım) tanrıya olan bağlılığını pekiştirmek değil mi? ee. lan açlığını ortadan kaldırırsan nerde kaldı sevabı eziyeti ibadeti??