siyasette sağ ve sol kavramlarının zamanla değişen dünya düzenine ayak uydurmaları (ya da uydurulmaları) sonucu ortaya çıkan üçüncü yol safsatasının a veya b şubesi yoğurt kıvamında söylemi. bizde zamanında
bülent ecevit söylemişti. sonra bu söylem hıyarların da katılmasıyla cacık oldu.
burada kısaca üçüncü yolu irdelemek isterim:
bilindiği gibi sol akımın güçlenmesi ağırlıklı olarak 19. yüzyılda avrupa'da başgösterdi. o zamana kadar sol denen kavramdan bir tek avam kamarası elemanlarının sol tarafta oturmasıyla bahsetsek herhalde pek de hatalı olmaz.
mevzuya dönelim: avrupa'da sol hareket güçlenince kimi eylemler kanlı bir biçimde bastırıldı. ancak, zamanla bu işin askeri güçle halledilemeyeceği anlaşılınca emekçi kesime çeşitli ek haklar verildi (sağolsunlar; lutuf buyurmuşlar). çalışma saatleri azaltıldı, sendika kurma hakkı verildi, ücretler artırıldı... vs.vs.vs. hedef, olası bir sosyalist hareketin bastırılması idi. bu gerçeklerin bilinciyle düşüncelerin kutuplaşması başladı.
zamanla
sosyal demokrasi denen kavram ortaya çıktı. bu kavram, rusya'da bolşevik devrimi'nin lokomotiflerinden biri olurken, avrupa'da sosyalizm karşıtı hareketin şirin yüzü oldu. iktidarlara da geldikleri oldu, ama hiçbir zaman sosyalist birkaç söylemin ötesine gidemediler/gitmediler. o zamanlar sosyal demokrasinin en sıkı uygulandığı ülke isveç idi. hatta ecevit, isveç modeli bir sosyal demokrasi'nin türkiye'deki modeli olduklarını söylemiştir.
zamanla sovyetler birliği dağıldı, dünyada güç dengeleri değişti. sosyalizm'le yönetilen birkaç ülke kaldı. kapitalist ekonominin kendi kendini yutan bir kara delik olduğu bilenler, orta yol denen bir şey uydurdular. ılımlı politikanın,
amway'in ürün kasetlerinde bahsettiği şefkatli kapitalizmin son neferlerinin yoluydu bu yol.
bugün ortanın solu denen hırt, sağdan neredeyse farksızdır. hatta kimi sağ partiler bunlardan daha solcu söylemlerle karşımıza çıkarlar. ortanın solu, türkiye'de ucuz şovenizmin (pahalısı sanki ne haltsa) adresi, kalesi olmuştur.
bugün sosyalist enternasyonel toplantılarına ortanın solu partileri katılır ki, bu da dünyanın nereye doğru gittiğini yeterince anlatır sanırsam. sosyalizm, artık kapital'in elindedir.
halbuki eskiden solcuların elinde kapital
* olurdu. nereden nereye...