yanınızdan geçmesi muhtemel araba sesleri sizi ne kadar rahatsız etse de, can sıkıntınıza iyi gelebilecek, ortaköyde yediğiniz kumpirin size verdiği kalorilerin %2'sini yaktırabilecek, kısa, güzel bir maceradır, candır. hatun kişiyle gidilirse çok da hoş olur. aynı zamanda 15-20 dk'da mutluluk seviyenize +2 verebilecek olaydır (yağmurlu havalarda +4). herhangi bir insanın "hadi abi yürüyelim beşiktaşa" lafına negatif cevap verdiği görülmemiştir. zaten buna hayır diyen insan da ayıdır, öküzdür, statik okumamış müyendistir.
(çarut, 19.08.2005 23:37)
yağmurlu havalarda baya çekicidir hani bazen ya azcık denizde görülse denir...
en güzel kısmı
çırağan meyhanesi'nde verilen moladır. yolda başlayıp da tadına doyamadığınız, otobüs duraklarındaki ayrılıklarla bitmesine gönlünüzün el vermeyeceği sohbetin devamı buradadır.
ortaköy
atölye'de yapılan bir tırmanış antremanı sonrasında soğuma antremanı olsun niyetiyle yapılan hafif spotif eylem.
yıllar önce memleketten istanbul'a günübirlik kaçmış birkaç bünye olarak nedendir bilinmez,sanki birden vahiy gelmiş gibi ve ortaköy ile beşiktaş'ın birbirine yakın olduğunu bilmeden yapmak istemiştik bu işi. aslında bu işi değil de tam tersini,beşiktaş'tan ortaköy'e yürümeyi. yolda ilk gördüğümüz kişiye sormuştuk "biz ortaköy'e gitmek istiyoruz çok uzak mıdır?" diye. adam da bize "yürüyerek gidemezsiniz en az 1 saat sürer çok uzak" demişti. ya biz konya ovası'nın ortasında sıçacak yer bulamayıp istanbul'a en az bizim kadar yabancı birini bulmuştuk sormak için,ya adam bizimle dalga geçmişti ya da sürünerek gideceğimizi zannedip zamanı ona göre hesapladı. bu da böyle bir anımdır.
sevgiliyle yapılması ayrı bir güzel olan aktivitedir. her mevsim farklı bir tadı vardır.
(finch, 17.06.2006 14:33)
yoldaki oteller ve inşaatlar manzarayı kapatmasa, yanınızda da sohbetini sevdiğiniz biri olması durumunda tadından yenmeyecek eylem...
bu aktivite sırasında hava güneşliyse ve sevgiliniz yanınızdaysa yıldız parkına gitmeniz tavsiye edilir.
yaya olmaktan ziyadesiyle memnun kişiliğimin repertuarında sultanahmet'ten taksim'e yürümek, küçükçekmece'den bakırköy'e yürümek gibi türleri de bulunan muhteşem eylem. yürüyün lan, arkanızdayım.
sabahın kör vaktinde, daha şehir bomboşken gün doğmadan önce yapılıp
taksimden ortaköye yürümek kadar güzel olmasa da koskoca çınar ağaçlarının kapladığı bir yol olmasından dolayı özellikle kar ya da yağmur yağdığında gerçekleştirildiğinde bir yerlerden mutlaka huzur hissi çıkarıp pek bi' güzel mutlu eden eylem.
moralin en bozuk olduğu anlarda bünye sokağa fırlatılıp bu yolda bir beşiktaşa bir ortaköye doğru sürüklenmelidir. akabinde oturup sahilde şöyle denize doğru bir çay içilmeli, sahildeki kediler kucağa alınıp sevilmelidir.
ilkbaharda yada kışın kar yağarken yapılırsa tadından yenmeyecek olan eylem.
sanki başka bir boyuta geçmişim gibi bir his verir şahsıma. aklımdaki tüm sorunlar bir nebzede olsa hafifler. yalnız olmak isterim benim için özel olduğuna inandığım o yolda. kah ağlarım kah gülerim kendi kendime yürürken.
(bkz:
tüm hakları yanlızlığıma aittir)
(bkz:
paylaştıkça artan tat)
ancak daha güzeli ortaköyden dolmabahçeye olan yürüyüştür. dilenirse gümüşsuyuna doğru tırmanılabilir o kişiye kalmış.
cumhuriyet bayramı kutlamalarında trafiğe kapatılan bu yolda ellerde bayraklar ve meşaleler, dillerde marşlarla yürümek de pek bir hoştur.
bahar aylarında yaparsanız, polen yemekten dünyanın en hapşırıklı insanı haline dönüşüvereceğiniz eylem.
burnun kaşınmasıyla başlar herşey, sonra gözleriniz akmaya başlar, ardından hapşırık başlar, bahar zamanı yanınızda mendil de taşımazsınız, burnunuzu silecek tek nesne kıyafetinizin kolları olur, beşiktaşa vardığınızda farklı dünyadan gelmiş izlenimi yaratırsınız insanlar üzerinde..
bu işi baharda yapacaklara tavsiyem yanlarında mendil taşımalarıdır.
(megae, 06.01.2008 02:11)
(devil, 06.01.2008 02:12)
başka versiyonları da yapılabilen ve yapılmış olan yürüme eylemi:
(bkz:
taksim den beşiktaş a yürümek)
(bkz:
kozyatağı ndan kadıköy e yürümek)
*(begooo, 07.03.2008 23:57 ~ 23:58)
çırağana kadar yürümek oldukça zevklidir,ancak çırağanı geçip de beşiktaş lisesine geldiğinizde,arabaların sayısı artar,trafik sıkışır,ileriden beşiktaş meydanı tüm kalabalıklığı ve karmaşasıyla görünür,üstelik daha geçen güne kadar devam eden otel inşaatı yüzünden her yerin toz duman olması da ayrı bir işkencedir.güzeldir her şeye rağmen birazcık da deniz görünse diye üzer insanı.
edit:otobüse binen her insanın sahilden gidiyor dimi demesi güldürür beni.sahil nerede?