|
|
- avrupa ülkelerinin tuvalet ve banyodan habersiz olduğu, kilisenin tüm halkı sömürdüğü, biraz başını dikenin "içine şeytan girmiş" diyerek yakıldığı karanlık çağ.***
- ingilizcesi olan " medieval " ı telafuz edince " mid-evil" gibi duyularak şeytanın zamanın ( şeytan = türkler = müslümanlar ) göbeği gibi anlaşılabilecek çağ...
- şimdilerde, gotik atmosferik melankolik bir ortammış gibi görülen fakat gerçekte insanların pislikten ve salgın hastalıklardan öldüğü avrupa çağı. kabul; kötüdür, pistir, kilisenin dediğinin dışına çıkmak kazığa bağlanıp yakılmayı gerektirir fakat, şimdi yaşayan herkese bu çağ dünyanın diğer zamanlarından daha çekici gelmektedir.
- aslında bu çekici gelen zamanın çekiciliğine inanan özentilerin hiçbiri kendilerine çekici gelen bu zamanın ortaçağ dönemi olduğu gerçeğinden haberdar bile değildir.
- (bkz: ortaşutkarışımıçağ) *
- o zamanlarda gayet kral bir devletken ortaçağdan sonra yavaş yavaş coğrafi keşfiydi, reformuydu, rönesansıydı sanayi devrimiydi, fransız devrimiydi, sömürgecilik zart zurt derken boku yemenin eşiğinden dönmemizden kelli çekici gelen çağdır.
- günümüzde "tuvalet" adı verilen bayan elbisesinin tam olarak ismiyle müsemma olarak tuvalet diye kullanıldığı zaman dilimi.. aslında o zaman için parlak bir icat.. ortaçağ abazanlarına karşı mı o zamanki bayanların tembelliğinden ötürü mü bir seçim yapamadım ben..
- bazı ülkeler hala bu çağı yaşamaktadır.örnek: (bkz: türkiye)
(bkz: din sömürüsü)
(bkz: demokratikleşme)
(bkz: özgür düşünce)
vs.
- avrupa için karanlık çağ diye nitelenir. ancak insan bu karanlık çağda yapılan notr dame de siona baktıktan sonra eiffel kulesini modern çağın zaferi diye tanımlamak zor gelmektedir(ilham için angesene teşekkür ).
ayrıca cadı avı, kilise sömürüsü diye kötüleyenlere iki kez düşünmelerini salık veririm.
(bkz: sivas katliamı)(stilgar, 10.09.2007 22:09 ~ 22:09)
- kültürel çöküş, karanlık çağ veya medium aevum olarak da ad verilir.
- 1)yukarı orta çağ ( 5. yy- 11.yy ortaları ) ilkel feodalizm
2)asıl orta çağ (11. yy- 15. yy) gelişmiş feodalizm
3)aşağı orta çağ (16. yy- 17. yy ortaları ) feodalizmin bitimi
olarak dönemlendirilir.
(bkz: yüzyılların gerçeği ve mirası)
- ortaçağ yoktur, ortaçağlar vardır. sanılanın aksine öyle durağan, sadece olumsuzlukların yaşandığı bir dönem değildir. azıcık zahmet edilip jacques le goff amca okunursa, doğru bilinen pek çok şeyin aslında sallama olduğu görülecektir.
ayrıca ısrarla bkz: fernand braudel / annales ekolü.
son söz: tarih yoktur, tarihler vardır *
- batı roma imparatorluğunun çöküşüyle başlayıp, doğu roma (bizans) imparatorluğunun çöküşüne kadar sürmüştür. bilimin tüm gerçeklerinden uzak olduğu için karanlık olarak adlandırılmış yaklaşık 1000 yıllık bir dönemi kapsamaktadır.
avrupa kıtası için karanlık bir dönemken, doğu özelliklede ortadoğu ve müslüman dünyasının altınçağını yaşadığı bir dönem olmuştur. müslüman dünyası bu dönemde antik yunan filozaflarının kaynaklarını dillerine çevirerek o dönemdeki bilgilerin korunmasına yardımcı olmuşlardır. daha sonra yeni çağ ile birlikte batı dünyası bir çok filozofun kitaplarını arapçadan tercüme ederek kendi ülkelerine götürmüşlerdir.
bizans imparatorluğunun fethedilip, osmanlı imparatorluğunun eline geçmesiyle bizans imparatorluğunda yaşayan bilginler italya şehir devletlerine sığınarak bilgilerini ve sanatlarını icra etmeye başlamasıyla avrupa'da rönesans dönemi başlamıştır.
- "ortaçağ tarihin beline, biradan şişmiş bir göbek gibi asılmış duruyordu. onu yok etmek için aerobik danslarına, sıkı perhizlere başvurmanın zamanı geçmişti. tarih bundan böyle sonuna kadar 48 numara don giymek zorunda kalacaktı."
(bkz: jitterbug perfume)
- (bkz: il nome della rosa)
(mabel, 07.08.2008 14:46)
|