citizen kane filmi ile adını duyurmuş ünlü yönetmen. bu filmde yönetmen ve baş rol oyuncusudur kendisi. yamulmuyorsam filmin yapımcılığı ve de senaryosu kendisine aittir.
daha ayrıntılı bilgi için: http://www.imdb.com/name/nm0000080/
"ı know what it is to be young, but you don't know what it is to be old" isimli şarkıda şiir bölümlerini okuyan ve bildiğim kadarıyla tek şarkı denemesi bu olan ünlü sinema adamı.
citizen kanede 23 yaşında hem başrol oynayıp hem yöneten sinema tarihinin kült ismi. aynı filmde kanein hem gençliğini hem de yaşlılığını canlandırmıştır. meşhur oluş hikayesi ise teee radyoda dünyayı uzaylıların işgal ettiğini gerçek bir habermiş gibi duyurduğu günlere dayanır. hafif arızadır, citizen kanedeki sinema anlatım tekniğinin halen öğretiliyor olmasına bakılırsa da 20. yüzyılın ilham veren figürlerinden biridir.
1 dakika saygı duruşu rica ediyorum.
karizmatik ses tonu ve soylediği ilk ve tek şarkısıyla gönüllere taht kuran usta yonetmen ."ı know what it is to be young, but you don't know what it is to be old " bir baba ve oğul dialoğu şöyleki
şarkının sözleri:
when we are young age has no meaning
i never gave it a second thought
until one day along came this old man
and this is what he said to me
yes this is what he said to me
i know what it is to be young
but you, you don’t know what it is to be old
someday you’ll be saying the same thing
time takes away so the story is told
i have so many questions
for the wise man i met
couldn’t find all the answers
no one has theirs as yet
there’ll be days to remember
full of laughter and tears
after summer comes winter
so go the years
so my friend let’s make music together
i’ll play the old while you sing me the new
in time when your young days are over
there’ll be someone sharing their time with you
çok baba beslenmiş derin/tok sesli adam. her akşam yemeğinde bir adet scotch'u yanından eksik etmezmiş. tatlı olarak da bir adet tam ananası mideye indirir akabinde de fıstıklı turtayı gırtlağa intikal ettirirmiş. çoğu kişi ölümünü bu tip beslenmesine bağlar.
değerli bir yönetmendir, yaşadığı yıllarca anlaşılamadığı söylenir hep, aslında bugün de anlaşılamamıştır ama adı artık efsane olduğu için herkes anladım ayağına yatar.
citizen kane adlı filmini ne yazık ki çok erken yapmış unutulmaz yönetmen.tüm zamanların en iyi filmi olarak görülen bu eser sonucunda hep onun gölgesinde kalmıştır.tabi bu yaptığı filmler kötüydü demek değildir.citizen kane fazlasıyla iyi olmasının bir sonucudur bu.
sinemanın edebiyat,müzik gibi baba sanatların arasına girmesinde en büyük rol sahibi olanlardan biri.
diğer öncülerimiz için:
(bkz: dawid wark griffith)
(bkz: sergei m eisenstein)
genelde ülkemizde i know what it is to be young şarkısı ile hatırlanan ünlü yönetmen ve oyuncu. bu şekilde hatırlanmasının sebeb ise 80'li yıllarda trt tek kanalken bu şarkıyı yayınlıyor olması. (imiş, ben hatırlamıyorum ama kaynağım sağlam!)
yakışıklı olmasa da kilo almadan önceki hali çok çekici olan, 70 yaşında kalp krizinden ölen mükemmel sesli oyuncu dahi yönetmen. 26 yaşında yurttaş kane'i hem yazmış hem yönetmiş hem de filmin başrolünü oynamıştır.
sinema kariyerine citizen kane ile başlamak gibi büyük bir hataya düşmüş olan adam. ne yaparsa yapsın onu aşamayacak, en iyi ile başlamanın ağırlığı altında daima ezilecekti. kendisine genç yaşında sunulan sınırsız imkanlar bu dahi çocuğun sinema tarihine teknik anlamda armağan ettiği ilklerin ve yeniliklerin tek başına müsebbibi değildi, o sadece rosebud imgesiyle bile hikaye anlatmayı da en az işin teknik kısmı kadar iyi kotardığını ıspatlıyordu. bu ikisinin birleşimi welles'i en iyilerden birisi yaparken son yıllarında şuursuzca aldığı kilolar sebebiyle de biz genç kuşakların zihninde de daima truffaut ile o horel-hardivari fotoğrafıyla yer etti.
aydın doğan yada yurttaş doğan adlı bir film yapan dahi bir yönetmenimiz olsa paylaşacağı kader orson welles' inki gibi olabilir. bu dahi yönetmen ki sinemanın anlatım olanaklarını ve anlam dağarcığını geliştirmiştir. talihsiz bir hesaplaşmayla başlamıştır. belki daha fazla filmi olabilirdi. sinema bugünkinden daha başka olabilirdi.
zannedersem sinema tarihinin en büyük yönetmeni kendisi. o kadar da iddialıyım. bir diğer yandan da, bu adamın henüz sinemanın emekleme sürecinde yaptıklarının yarısını yapabilen birisi bugün olsa, zevkten kafayı yerdik kanımca.
yarım kalmış bir don quijote filmi vardır. bir türlü bitirememiş. aslında othello'yu da bitiremeyebilirdi, onun da çekimi imkansızlıklar nedeniyle yıllarca sürmüştür. peki neden bu denli imkansızlık yaşamış? çünkü hollywood hazretleri kendisini reddetti...imiş.