görseller
organize işlerorganize işler
  
belki ilginizi çeker
  1. · ezgi mola
  2. · cep telefonu açılış mesajları
  3. · yazan bir yazarım
  4. · söyleyecek çok şeyi olup hiçbir şey söyleyememek
  5. · topuklara sıkmak
  6. · isim verme asım abi
  7. · başak köklükaya
  8. · tanımadığı cenazeye omuz veren adam
  9. · dayak nedir neden atılır
  10. · seviyorum desem yeridir
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  2. · tunceli alevileri dinsizdir
  3. · 100 opera
  4. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  5. · thierry henry
  6. · aylin aslım
  7. · yeşim salkım
  8. · eyvah şeriat geldi
  9. · nazar

organize işler  

 sayfa  / 3
  1. 27 aralık 2005'te vizyona girecek olan, yönetmenliğini yılmaz erdoğan'ın yaptığı, çekimlerinin istanbul ve izmir'de yapıldığı film.

    oyuncular: demet akbağ, altan erkekli, erdal tosun, özgü namal, cem yılmaz, özkan uğur, ve ebru akel.
    (shivers, 14.09.2005 01:15)
  2. www.organizeisler.com adresinden fragmanı izlenebilir.
    (kurabiye, 16.11.2005 15:08)
  3. fragmanı sayesinde hakkında güzel bir izlenime sahip olunan film. tolga çevik*'in başrolde olduğu ve yine bkm oyuncularının yer aldığı son yılmaz erdoğan projesi.

    ayrıca cem yılmaz da mafya babası rolunde filmde oynamaktadır ve,

    "şimdi sizin aklınızda iki tane soru var:
    1 dayak nedir?
    2 dayak neden atılır?"

    benzeri repliğiyle yarmış ve filmi heyecanla beklememe sebep olmuştur.
    (ninca, 18.11.2005 22:06)
  4. jenerik dışında filmin tüm müziklerini ozan çolakoğlu yapmıştır.
    (endoplazmik, 22.11.2005 12:48)
  5. organize işler çeviren bir suç şebekesi ile kendi halinde temiz vatandaşlar kategorsine dahil bir aile arasındaki dolandırıcılıktan kaynaklı alacak verecek meselesinin, dinsizin hakkından imansız gelir felsefesi doğrultusunda ensesi daha kalın bir başka suç örgütü tarafından çözülmesini konu alır. diyaloglar, çok orjinal ve komiktir. bununla birlikte pilot kamera olarak tabir edilen görüntülerle enteresan istanbul manzaralarını da görmek mümkündür. filmdeki öğretmen hanımın önerisine katıldığımı ifade ederek bitireyim bu giriyi: " belediye, çarpılan çantalardaki kimliklerin sahibine ulaşması için, şehirin muhtelif yerlerine kayıp kutuları kursun ve de arada bir anons yapsın: sayın hırsızlar, lütfen aldığınız çantalardaki kimlikleri kayıp kutusuna bırakın."
    (respectful, 23.12.2005 22:58 ~ 24.12.2005 21:59)
  6. (bkz: devrilerek gürültü çıkaran boş teneke kutusu)
    (teşhiste temel bilgi, 24.12.2005 00:05 ~ 00:05)
  7. (bkz: fazla beklenti adamı sarsar)
    (only i can save mankind, 24.12.2005 00:20)
  8. sırf istanbul manzaralarını görmek için gidilebilcek bir film. ebru akel'in ne yaptığını, küçük kızın ne işe yaradığını anlamasak ta hoş filmdi..

    filmde brooklyn funk essentials'ın da müziklerine yer verilmiş...
    (neverland, 24.12.2005 00:29)
  9. özellikle diyalogların gerçekçilikten uzak olduğu vasatın üzerinde bir yilmaz erdoğanfilmi. oyunculuğa, daha da önemlisi istanbul görüntülerine laf yok ama karakterler oturmamış, yansıtılamamış. süpermen hikayesi üzerinde zorlama şekilde çok fazla durmuşlar. komik olması gerekirken olmamış. aksiyon sahneleri ve hızlı hareketli kamera kullanılan sahneler harici dikkat dağılıyor. seyirci kopuyor olaydan artık. ya da biletsizlikten en önde oturduğum için bana öyle geldi. ama yok ya öyledir. 4,5 milyona mal olması bir hata mı? evet öyle denebilir. sanki çok para harcanmış.
    (kurabiye, 24.12.2005 01:44)
  10. "vermişiz helikopterin parasını çekelim her türlü" demişler heralde çünkü filmin üçte biri helikopter görüntüleriyle dolu.
    tek koparan sahnesi ise cem yılmazın : "golf oynayacam, bana delik lazım, açın ağızlarınızı...tabi götüne güvenen varsa bilemem" dediği sahnedir.
    (anorash, 24.12.2005 03:05)
  11. yılmaz erdoğanın kürt meselesini bilmeden, hatta bu aralar gündemden bayağı uzak olaraki sadece filmi izlemek için izlendiğinde o kadar da kötü olmayan filmdir. hayatımda tekrar izlemek isteyeceğim bir film değildi ama sinemada geçirdiğim zamana da yanmıyorum açıkcası.

    film çıkışında akılda şunlar kalır; brooklyn funk müzikleri güzeldir. helikopter çekimleri ve güzel ışıkla baktım da, istanbul güzeldir. bir de turyol zengindir.
    (smooth, 24.12.2005 14:00)
  12. vizontele 'ler kadar iyi olmayan,çok güldürmeyen ancak gülümsetebilen,alışılmış yılmaz erdoğan esprilerini içeren,helikopter çekimleriyle istanbul'a aşık eden,müzikleri güzel olan yılmaz erdoğan filmi. birlikte 3 gün geçiren superman sametle,çete başı asım abinin hemen 'kardeş' olduğu, ''ya yersin ya da yerler'' ve temizlik mesajının 3 günün sonuna sıkıştırıldığı film. çok yüzeyseldi kanımca. gerçekten güldüren sadece bir espri vardı,golf için gereken delikle ilgili olan. asımla küçük kızın annesi niye boşandı niye barıştı, umut ne zaman superman'den hoşlandı, ebru akel ortalıkta niye dolandı,vs. dediğim gibi yüzeysel bi film olmuş kanımca. araya iclal aydın'ı da sıkıştırmak için bi restoran sahibi olayı yapılmış. ünlülerden bolca serpiştirmek için mi bilmem böyle gereksiz sahneler de yok değildi. reklam da kokuyodu sanki. (bkz: bonus)
    (böcek, 24.12.2005 17:17 ~ 18:46)
  13. istanbul çekimleri beni benden alıp uzak diyarlara salmıştır lakin güldürebilmiştirde.kurgu ve karakterlerin cuk oturduğu bir filmdir ayrıca.
    (elalem, 25.12.2005 20:18)
  14. keyifli filmdir, canı sıkılanlara tavsiye
    (pyrotechnician, 25.12.2005 23:03)
  15. esenmerkez 20:15 matinesine son anda yetiştiğim için 2. sıradan izlemek zorunda kaldığım film.
    daha 5. dakikada miğdem bulanmaya başladı. havadan çekim olduğu için ve ben ekrana çok yakın olduğumdan dolayı hareket eden bir nesnenin içinde olduğumu hissettim heralde.
    bu küçük uçaklara yerleştirilen kamerayı vizontelede de kullanmışlardı çayır çimeni bize izlettirirken. bu aletin cnnde 15 dakikalık ücreti şu kadar dolar demeçlerini izlemiştim. heralde "madem o kadar para verdik tam 15 dakika kullanalım " mı dediler bilinmez. çok çok fazla kullanmışlar söylemeden geçemiyeceğim.
    bence bundan sonra yapacakları tüm filmler vizyontele ile karşılaştırılacaktır. eğer bu karşılaştırmayı yenecek bir film gerçek olursa o zaman yılmaz erdoğan o çok istediği kırmızı halıdan geçecek kanaatindeyim ki bu filmde 1-0 yenik başlayanlardan ve sonra skor 10-0 falan oldu.
    bkmnin kadrosu gerçekten çok güçlü. bir sinema sever olarak böyle bir kadronun türkiyeye daha çok filmler kazandıracağını biliyorum, istiyorum.
    (mys, 25.12.2005 23:34 ~ 23:35)
  16. çok keyifli bir filmdi, geçen zamana acımadım.esasında içinde bolca gülümsetecek espri barındırıyordu ama gülerken koltuktan düşmeyeceğiniz de garanti
    (hobbitt, 26.12.2005 01:40)
  17. tek kelimeyle beklenileni veremeyen o kadar sağlam oyuncu kadrosuna rağmen, valla hababamı burda ard arda 500 defa izlesem 500. de bile daha çok gülerdim dedirten, ne yapmaya çalıştığını anlamadığım bi yılmaz erdoğan filmiydi...hayır adam kürtçülük yapıyor diye biliyoz ama filmde gösterdiği de apayrı bir kürt yericiliğiydi...aksaray ve çevresindeki kapkaç olaylarının tamamının kürtlere ait olduğunu anlatmıştı...valla ankarada izlediğim ve bu film yerine 2 saat ankara ayazı bile daha eğlenceli olurdu dediğim filmdi..bence gidilmeye değmez...hele ki son dönemdeki o güzelim türk filmlerinin ardından hani gülecez diye gidiyosanız yok hiç gitmeyin...
    (palantir, 26.12.2005 22:14)
  18. (bkz: google earth)
    (don quijote, 27.12.2005 01:33)
  19. gülmek değil gülümsemekdi yaşanan o da güleceğim diye şartlanarak gittiğimden. o kadar para harcanmış ve o kadar başarılı tiyatrocu aynı kareye sığdırıldıktan sonra bu denli bir hezimet nedendir bilinmez. vizontele tuuba da böyleydi yılmaz erdoğan artık başarısını yitiriyor. bu arada gülünen birkaç sahne de cem yılmaz imzasını taşıyordu. babam ve oğlum gibi dramatik bir filmde bile daha fazla güldük burdan birkez daha çağan ırmak diyorum tek geçerim(yalnız çekimler ve müzikler başarılıydı birkez daha istanbulda yaşamanın ayrıcalığını hissettim taşı toprağı altın memleketimin)...
    (delilah, 27.12.2005 02:02 ~ 02:03)
  20. yılmaz erdoğanın ustalık filmi.
    (atlantis, 27.12.2005 09:33)
  21. sanırım herkes yılmaz erdoğan'dan şaheserler yaratmasını bekliyor. bence kendi çapında güzel işler yapıyor adam. bu yüzden son filmini ne çok fazla yerenlerle ne de göğe çıkartanlarla aynı fikirde değilim. insanda çok fazla kalıcı etki bırakmıyor olsa da ortalamanın üstünde bir film olduğu kesin. hababam sınıfı üç buçuk gibi yapımların yanında gerçekten kaliteli kalıyor. senaryosu yüzeysel denemez. üstü kapalı geçilen konuların ve zorlama mesajların sayısı bana göre fazla olsa da güldüren bir filmdi. sanırım en doğal oyuncu cem yılmaz'dı. filmin beğenmediğim diğer bir tarafı da çok fazla kaliteli figüranının olmasıydı. önemsiz bir sürü karakteri çok iyi oyuncuların oynaması sinirime dokundu.
    filmin herkes tarafından beğenilen taraflarını tekrardan yazmayayım. filmi izledikten sonra "iyi ki istanbul'da yaşıyorum" dedim. hırsızına, kapkaççısına, eli kolu bağlı polisine rağmen istanbul'u sevmemek mümkün değil. son söz olarak : tadımlık film sevenler gidip görmeli.
    (amorph, 27.12.2005 13:27 ~ 13:28)
  22. bugün yıllardır izlemek istediğim bir filmi izleyim dedim:
    lock, stock and two smoking barrels
    bir mafya babasının işkence sahnesi vardı, golf toplarını karşısındaki adama fırlatıyordu bir bir. hatta yardımcısından 5 numaralı sopasını da istedi. bu filmde de vardı böyle bi sahne, hatta cem yılmaz da yardımcısından 5 numaralı sopasını istedi (diye hatırlıyorum). bu benzerlik acaba bir atıf mı, etkileşim mi yoksa tesadüf mü diye düşündüm. tespitimi ve merakımı değerli yazarlarla paylaşmak istedim, kötü mü ettim?
    (errant, 27.12.2005 19:48)
  23. spoiler ile karışık yorum;

    şahsen hiç bir şekilde bir beklenti içine girmeksizin gidip izlediğim, ve çıkışta verilen parayı sonuna kadar hakettiğini düşündüğüm bir film oldu..çok üstün körü olacak ama istanbul manzaraları baya başarılıydı..tamam genel olarak helikopterin gezdiği yerler aynı ama yine de başarılı bir kompozisyon gerçekleştirilmişti..istanbul'a o boğazına, o yeşili ile mavisine, o tepelerine, o güzelliğine tekrar aşık oluyorsunuz..bunu hissettiriyor size filmin kareleri..

    oyuncuların seçimleri konusunda baya bir takdirimi kazandı, nitekim oyuncuların da kaliteli oyunculukları filme tadından yenmez bir hava, renk katmış..sayısı fazla, her karede ünlü bir oyuncu bulunmakta..pozitif bir yorum olacağını hissetmiş olmanız normal, lakin uzun süreden beri izlediğim en güzel türk filmiydi, türk sinemasının başarılı bir yapıtı idi..(çok tavsiye edilen babam ve oğlum'a daha gitmedim, onu da görmem gerektiğini bilmekteyim)

    son yıllarda büyük bir sorunu teşkil etmeye başlayan istanbul'un suç oranı teması üzerine dayalı konusu ile gündelik yaşantımızda -istanbul'da olanlar için tabi- ne kadar zor ve aslında baya tehlikeli bir hayat içinde yaşadığımızı gözler önüne seren yılmaz erdoğan kelimenin tam anlamıyla güldürürken düşündürtüyor bu son filminde..

    erdoğan'ın bu filmin basit senaryosunu yazarken de etkilendiği filmler olduğunu farkediyoruz..

    son söz olarak; gidilip görülmesi gerektiğini düşündüğüm bir türk sineması yapıtı olmuş..ellerine sağlık yılmaz erdoğan..haa bir de cem yılmaz filmin en sağlam karakteri, hem rol olarak hem de konu gereği olarak (biraz son yorum konsepti dışında oldu ama söylemeden geçmiyeyim dedim)..
    (zeus, 27.12.2005 21:01 ~ 21:13)
  24. istanbul çok hoş
    senaryo da pek bi boş geldi bana...
    senaryoda kopukluklar ve de zoraki felsefe yüklemeler vardı...buna rağmen zaman zaman eğlenceli bir flimdi.
    kısaca sabun köpüğü gibi bir flim.
    (pingus, 01.01.2006 14:25 ~ 16:51)
  25. (bkz: snatch)
    (evdeki ses, 01.01.2006 14:41)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil