çoğu zaman öldükten sonra ya da nadiren yaşıyor halde iken birinin organlarının tamamını ya da bir kısmını başka birinin sağlığı için bahşetmesi, bağış etmesi.
gerçekleştirmek istediğim eylemancak organlarımı bağışladığımda organ mafyası peşime takılıp organlarım için beni öldürmek ister mi diye düşüncelere sahip olduğum insanlık örneği
türk insanının bir türlü yanaşmaması sonucu bir çok körpecik gencimizin hayatının zehir olmasına neden olan olgu. halbuki ölü bir kimsenin vücudundaki organlar toprağın hiç bir işine yaramaz. ne insanlar umutlarını o toprakta çürüyecek olan organlara bağlamışlar haberiniz var mı? başka insanların umutları, hayatları, sağlıkları, mutlulukları sizin için bu kadar kolay harcanabilir mefhumlar mı?
reklamlarında, "organlarını bağışla kahraman ol" sloganıyla türk halkının kahramanlık düşkünlüğü vurgulanarak can damarına basılmıştır. artık kahramanolmak isteyen vatandaşlarımız silahlara sarılmayacak organlarını bağışlayacak diye ummaktayım.
dün akşam izlediğimde çok feci bir şekilde içimi sızlatan, saatlerce üzüldüğüm bir organ bağışı vakkası kaderin cilvesi bu olmalı dedirtiyor insana.hiç tanımadığın milyarlarca insan arasından bir tanesi gün geliyor senin bir parçanı taşıyacak senin sayende hayatta kalacak.bu mevzu öyle derin ki üzüntü ve mutluluk bir arada ,çok fena bir duygu karmaşının içine gömüyor insanı.dün akşam haberlerinde sevgilisi tarafından barışma teklifi kabul edilmeyen bir gencin intiharının sonucu çok garip bir olay ile insan karşı karşıya kalıyor.söz konusu gencin aşk acısına dayanmayan ve seven kalbi başka bir insanın ,seven bir genç kızın bedeninde atmaya başlıyor.biri çok sevdi, karşılık alamadı ,çok bunalımlı bir dönemden malesef geçemedi ve hayatını feda etti diğeri ise yorgun kalbi ile çok seviyor hayatta kalmak istiyor ama kalbi yetmiyor.tabi aşkın kendisi yada sevgi olayı beyinde bitiyor orası muhakkak ;ama insan acı çekince hepimiz biliriz insanın yüreği sızlıyor beyni değil .organ bağışı olaylarının sonuçları da kaynakları gibi insanın hayat ne garip demesine neden oluyor.intihar eden uğur keser'in sevgi dolu ama aşk acısı çeken kalbi bu sefer hale erdem'e yine sevgi dolu ama bu defa aşk acısı çekmeden yaşayacak.daha geniş bir bakış açısıyla ,bir insanın öldükten sonra yapılabilceği paha biçilemeyen son şey olmalı.
(bkz: http://www.haberler.com/...)
(bkz: http://www.hurriyet.com.tr/...)
organ bağışı merkezlerinde kısa bir sürede verilen kriterlere uygun herkesin yapabileceği faydalı eylem.bir form doldurulması sonucu bir de organ bağış kartı verilmesi ile gerçekleştiriliyor.ayrıca bir de kefil soruluyor,beyin ölümü olduğunda kişi, önceden organ bağışı yapmış olsa bile yine de o kefil gösterilen kişinin ve bağış yapan kişinin ailesinin onayı alınıyor. bağış yapan kişi fikrini değiştirip, organ bağış kartını iptal ederek bağış yapmaktan vazgeçme şansına da sahip ayrıca.
başvurusu ve iptali son derece kolay olan, neticesinde zincirleme olarak onlarca insanın hayatını değiştiren hareket. fakat bağış yapılacak yer iyi seçilmeli, güvenilir bir sağlık kuruluşunda yapılmalı. çünki, bu işe de organ mafyasının el attığı söylenmektedir.
kişinin bedeniyle barışık olması durumudur şayet ben ölümüme sebep olabilecek hataları yüzünden şimdiden tüm organlarımı bağışlıyorum, ne de olsa akciğerim ben sigara içiyorum diye kararacak, karaciğerimse alkol tüketiyorum diye tükenecek, suçu ne zavallımların.
efendim sıklıkla gelişmiş ülkeler diye tabir edilen ülkelerde oranı yüksek olan hadisedir. ülkemize gelecek olursak bir ara böyle bir akım yarattı medya, şu bağışladı bu bağışladı diye medya yaygarası kopardılar, haberlerine meze ettiler insanları. sonra ise yeter başka konuya geçelim dediler unuttular bu olayı. oysa yurdumun sevecen, iyi niyetli bir o kadar da cahil insanı, aman allahın karşısına yarım vücutla çıkmasın der ve bağışlamaz yakının organını. lafı nereye getireceğim, organ bağışı vs. gibi konularda türkiye'nin daha kırk fırın ekmek yemesi gerekir, ilk önce zihin bağışı yapılmalı.
ölmeden önce yazılı bir belge ile öldükten sonra ailenin onayı ile ihtiyacı olan insanlara organlarını vermektir. bir nevi hastaların hayata tutunmaları, ölenin yaşama iz bırakmasını sağlayan davranıştır.
organ bağışı olup işe yarayan organların:
* hani sende iki tane olan varya hani biri yedekte duran, belki de ömrün boyunca kullanmayacağın bir yedeği bulunan. hanı işlevini yerine getiremeyen bir çoçuğu oyun parkına gider gibi haftanın üç günü makinaya bağlı tutan. evet evet işte böbrek. organ naklinde en çok ihtiyaca sahip olan organlardan biri. böbrek naklinde cesareti olanın ölmeside beklenmiyor hem de. iki gün yatıp çıkabilirsin hastaneden. hem de bir insanı yaşama döndürerek. (bkz: böbrek)
* hani pıt pıt atan, heyecanlandığında yerinden çıkacakmıs gibi olan üzüldüğünde sancılar giren bir organın var. avucun kadar birşey ama önemli birşey. evet kalp. bekleyenin cok olduğu ama bekleyene ulaşman için ölmen gerekli olan organın kalbin. işte onuda bağışlayabilirsin. hayatta bir işe yaramamış bir insan dahi olsan, öldükten sonra kalbin senın adına yapabileceği en büyük şeyi yapmış olur. (bkz: kalp)
* bir tane daha organın vardı senin. hani kulaç gibi olanı, sigaradan zift olmuşsa boşver unut sen onu ama körpe bir organsa neden olmasın. akciğer, doğru bildin. her nefesini senin akciğerinde soluyacak olan bir insan düşün her nefesinde senin adına dua edecek olan. (bkz: akciğer)
* alkol kullanmıyorsan karaciğerini de bağışlayabilirsin. korkun varsa dahi korkma bunda, eksikliğini çekmezsin sen. kendini yeniler bu organın çünkü. (bkz: karaciğer)
* hani bir tane daha organın vardı. kanser riski en fazla olan. kanser oldu mu ileşmesi en zor olan. 'pankreas mı?' diye sorduğunu duyar gibi oldum. evet, gene doğru tahmin ettin. düşünsene hayatının son yılları kanserle ve tedavisiyle heba olmus tek şansı organ nakli olan bir insanın bekleyişini. (bkz: pankreas)
organ nakli olup işe yarayan dokular:
* gözünün bir tabakası olup, o olmadan hayatı goremeyeceğin, zevk alamayacağın kornean. hani türk filmlerinde sevdiği kör olunca, tereddütsüz sevgilisi tarafından bağıslanan doku. sen öldüğünde iki kişi ya da bir kişi hayatı senin siyahında görmeyecek, hep toz pembe bakacak. hem de senin dokunla. çünkü bunu, uzun zamandır bekliyordur. (bkz: kornea)
* kemiklerin işe yaramaz mı sanıyorsun. yanılıyorsun. engellerle yaşamak zorunda olan o kadar çok insan var ki. belki de birinin yürümesi senin kemiklerine bağlıdır.(bkz: kemik)
* bir çocuğun bir kaç yıllık ömrünü sürdürebilmesi için iliğede ihtiyacı olabilir. ilik kanseri olmuş ve iliğe ihtiyacı olan o kadar cok çocuk, genç varken o iliğini toprağa koymalarına izin mi vereceksin? (bkz: ilik)
* kalp kapakların dahi işe yarayabilir. kalp romatizması olmuş ve tedavisinde geçikmiş bir çocuğa ya da gence öldüğünde bile kalp kapakcığını çok mu göreceksin?
* küresel ısınmanın yıllardır gördüğümüz en büyük etkilerinden birine yani, deri kanserine yakalanmış birine derilerini neden bağışlamayasın ki. unutma ya birini hayata döndürecek ya da kurtlar tarafından yenecek. (bkz: deri)
* basketbol oynayan bir gencin belki de her an için ihtiyacı olabilecek tendon neden olmasın ama emin ol bu dokuya da cok ihityaç var. (bkz: tendon)
yok yok! en iyisi mi bu giride bahsi gecen organlara da dokulara da senin ya da en sevdiğinin ihtiyacı olduğunu düşünerek baştan oku. belki o zaman korkularından ve bencilliğinden sıyrılabilip tekrar düşünebilirsin.
medineweb adlı bir sitede organ bağışının caiz olup olmadığını aynen şu cümlelerle açıklıyordu:
"ölmüş bir kimsenin bir organını kesmek de ölüye eziyettir. ancak kesilen organ, bir müslümana verilecekse, ölü bundan dolayı zevk alır."
kesinlikle ve kesinlikle yapılması gerektiğini düşünüyorum.insanın organları öldükten sonra ne işe yararki...sadece çürür.düşünün ne kadar çok hasta var böbrek(aklıma ilk gelen o oldu ) nakli bekleyen.o nedenle önemsenmesi gereken duyarsız kalınmaması gereken bir konu.
bu hassas konuya belçikalı organ bağışı kuruluşu dikkat çekici bir reklam ile değinmiş..genelde erkek dergilerinde yayınlanmış bir reklam;
(görsel: organ bağışı/86177)
"becoming a donor is probably your only chance to get inside her"
türkçesiyle; onun içine girmek için tek şansınız organ donörü olmak..
şimdi afrodizyak ağzı yarım açık bir kadının reklam öğesi olarak kullanılmasına mı yoksa organ bağışına olan önemi seks teması ile canlı tutulmasına mı laf etsem bilemedim..ama yine de reklamın geri dönüşü hakkında bir bilgimiz yok..eğer ki meraklıysanız sizleri şuraya yönlendirebilirim;
ciddi anlamda egitim gerektiren ve her bireyin çocukluktan itibaren konunun hassasiyetine ve önemine dair eğitilmesi gereken, insanların konuyla alakalı cahilliğinin ve dine baglı gereksiz korkularının giderilmesi gereken bir erdemdir organ bagışı.
öldükten sonra organlarınızın başka bir insan için kullanılmasına izin vermenizdir. görmeyen bir insanın görmesini ya da hayatını diyaliz makinasına bağlı geçirmek zorunda olan bir kişinin normal hayatına dönmesni sağlamaktır. (örnekler çoğaltılabilir)
sağlıklı her organ bağışlanabilir. ülkemizde kalp, akciğer, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, gözün kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi dokular başarıyla nakledilebilmektedirler. bir kişi organlarını bağışlayarak birçok insana yaşama şansı verebilir.
kimse ne zaman, nerede, nasıl ölecegini bilemez ama ölmeden önce verecegi küçük bir beyanatla, öldükten sonra başkalarına hayat verme yüceliğine erişebilir.
bugün şehrimde 3 farklı noktada kampanya olarak "organ bağışçıcı " aradık, 70 gönüllü insan dışında bir grup ailesine danışmak, düşünmek istediğini söyleyenler oldu. ancak aldığımız bazı cevaplar vardı ki; paylaşmazsam çatlarım...
1-sende varsa bana versene.
2-tırnağımı vermem.
3-ne hemen şimdi mi, nasıl yani?
4-canlıyken mi alacaksınız?
5-peki biz neyle yaşayacağız?
6-benim içim çürümüş, bulursanız siz bana verin.
7-(en bombası) allah bize bu bedeni emanet etti, verdiği gibi iade etmek gerek, ben kimim ki onu bağışlayayım.
herkesin bunu yapmak istediğini sanarken çevremdeki kişilerle bu muhabbete giriştiğimde teklediğim vak'a. meğer ki ne zöveke insanlar varmış . organlarını öbür tarafa götürmek isteyenlere bir çift sözüm var . -yok öyle birşey.bağışlayın lan şunu .
"organ bağışımızı kabul eden, resmiyete döken, bunun için bize kart vs. veren kurum kuruluş neresidir?" konusunda hiç bir giri girilmemesi benim gibi bağış yağmayı düşünen kişilere bunu bir kere daha erteleme fırsatı vermektedir. bu eksikliği gidermek adına:
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
1979 tarih ve 2238 sayılı yasa gereği organ bağışı yapılabilmesi için 18 yaşını doldurmuş olmak ve bu dileğinizi iki tanık huzurunda sözlü olarak yapmanız, ayrıca bunun bir hekim tarafından tasdik edilmesi yeterli olacaktır.
il il, doku ve organ bağışlarınızı tasdik ettirebileceğiniz kurumlara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
memleketteki her şey gibi tırtlaştırılmış bir uygulama. amcam vaktiyle organlarını bağışlamıştı ve hastanede öldü. kimsenin organlarını sorduğunu hatırlamıyorum. annem de bağışladı ama muhtemelen onun organlarını da kimse sormayacak. kadıköy'de stand açarak donör bekleyen görevlilere sordum "siz bağışladınız mı?" diye. kem küm ettiler. benim gözlemlerim bu şekildeyken organ bağışı yapmaktan çekinen vatandaşa cart curt edenin alnını karışlarım.
hayatta iken veya ölüm sonrasında organlarınızın bir başka insana nakledilmesi için verilen izindir.
bilindiği gibi organ nakli temelde iki yoldan yapılmakta. biri canlı bir vericiden gönüllülük esası ile canlı vericiden gerçekleştirilebilir, diğer yol ise kadavradan alınan organ hastaya nakledilir. gönüllü organ bağışı yani canlıdan organ aktarımı birinci derece yakınlardan olmadıkça kanun dışı görülmekte. gerçi bu uğurda nice insan suriyeli hindistanlı mısırlı ve rus organ satıcılarına ulaşıyor. organ pazarının bu yasadışı kara düzenden ve simsarlardan arındırılması için bir yasal düzenlemeye ihtiyacımız vardır. şu durumda hem can güvenliği hem hastanın sağlık durumu hem de maddi açıdan önemli kayıplar sözkonusu oluyor.
bir çok insan sağlığını yitirmiş yakın zamanda hayatını da yitirme korkusuyla ümitsizce/ümitle çare ararken toplumca güvensiz ve bilinçsiz oluşumuz bizi onlara yardımcı olmaktan uzak tutuyor.
not :ben de organlarımı bağışlamış değilim nedenini kendime açıklayamıyorum.