cia de kullanılan bir projenin adıdır. sonra cia projeyi bitirmek isteyince ayrılanların bir kısmı bir şirket kurar. ve evet bu şirketin adı oracle dır. şuan piyasanın neredeyse %70ini elinde tutmaktadır.
adını duyduğumda bile tüylerim diken diken oluyor. ıyyy iğrenç ya üstelik çok soğuk ve korkunç bance. hiç eye candy değil. db2 bile daha sıcak o derece.
"oracle is not a database system, it is a career choice" demişler. ne de doğru demişler.
kariyer olarak seçmediyseniz zaten oracle sizin için zibilyon doküman içinde boğulmak, aslında tek cümle ile açıklanabilecek bir özelliği google'ın 856. o'sunu görmeden bulamamak, manasız opsiyon tanımlarını/ şifreli sunucu hata kodlarını hayra yormak demektir.
bu böle olmıcak galiba. acaba kariyer mi yapsam yau? hmmmm.
veritabancılığı sporunun temelleri aslında mühendislik eğitimi almış her vatandaşın 4-5 günlük kısa bir sohbet tadında eğitimle anlayabileceği prensiplere dayanıyor. ama oracle öyle mi? borçlar kanunu gibi normal insanlar anlayamasın diye karmaşıklaştırılmış, kullanıcı dostu olma kaygısını hiç taşımayan ve bunun yanında verdikleri en yakın rakiplerinin katlarca üstünde olmayan bir çözüm. oracle'ın allahsal bir yazılım olduğunu kabul ediyorum ancak değme oracle uzmanı bile bu fonksiyonelliğin aynı zamanda kullanıcı dostu olma yolunda engel teşkil ettiği konusunda bir argüman geliştiremez sanıyorum.
hoş öyle olmasa bir yığın consultant nereden para kazansın? sen de haklısın larry ağabey.
sun microsystems adlı şirketi bünyesine katmıştır. java'nın geleceği açısından daha da bir ümitlendim. kısaca özetlemek gerekirse microsoft versus oracle... iyi olan kazansın
aslında "orıkl" diye okunması gerekirken absürtlükte ilklere imza aran bizlerden bazılarının "orakıl" diye telaffuz ettiği veritabanı fabrikası.* bazılarının "orakle" dediğine şahit oldu bu kulak.