metal müziğe yeni boyutlar katan, yüce insan mikael akerfeldt'in frontmani olduğu isveçli progresif/melodik/death metal grubu. riff örtüleri gayet melodik ve progresiftir. brutal vokal ve clean vokal mükemmele yakındır. akustik gitar, piyano ve keman partisyonları başarılı bir şekilde parçalara yedirilmiştir. her bir parçası müziğin insanın ruhunun derinliklerine nasıl işleyebileceğine kanıt oluşturmaktadır. bütün parçalar sizi kendine çeken yoğun duygular yüklü bir atmosfere sahiptir. şarkı sözleri de müziksiz kendi başlarına durabilecek kadar edebi değere sahip şiirlerdir.
parçaları gayet uzun (ortalama 8 dakika) ve kompleks yapılıdır. clean vokal ve akustik gitarlı bölümden bir saniye içinde (kulağa batmadan, rahatsız etmeden) çift gitar power chord + brutal vokal bölüme geçerler. bu tip geçişler artık opeth için standart haline gelmiştir, pek çok death/black/doom grubu da bu geçişler bakımından opeth'e öykünmeye başlamıştır.
daha ne denilebilinir ki, opeth son 10 sene içinde çıkan metal grupları arasında yaratıcılık, müzik zekası ve etkileyici atmosfer oluşturma bakımından kanımca tartışmasız şekilde birinci sıradadır. dinlemeyene kafam girsindir.
2003 yılında rock the nations kapsamında türkiyede konser vermiş olan insanı yaralayan sözlere ve melodilere sahip şarkıların başarılı yapım ve yorumcusu olan grup... black rose immortal 20 dakikalık bir parçadır fakat dinlemeyen hayatı eksik yaşıyordur... aynı morningrise albümünde hemen sonra to bid you farewell vardırkiiii, yorumsuz...
1. rock the nations konserinde sıçmış batırmış gruptur. havalimanında ekipmanlarının kaybolmasının ve bir kaç saat içinde bulunan ekipmanların dandik olmasının bu işte katkısı çoktur ama sahnede 45 dakika kalmak opeth e yakıştırılamaz bir harekettir.
ondan önce verdikleri konser divxlerini izleyip çoştuktan sonra türkiye de bu kadar kötü konser beklemezdim doğrusu.
bütün bunlara ilaveten seneye yine geleceğiz deyip gelmemiş gruptur ya ona yanarım.
ama ne olursa olsun opeth benim bir parçamdır ruhumdur. ne kadar kızsamda dinlemeden edemem, huzursuz olurum..
my arms your hearse albümünden demon of the fall adlı parçalarında, silent dance with death / every thing is lost, şeklinde bir girişle olayı daha başından koparan gruptur, diğer hoşlaşılan parçaları; when, the twilight is, the apostle in triumph, death whispered a lullaby, circle of tyrants, the moor, white cluster....
bok atanı çoktur ama sebebini bilen yoktur;
(bkz: kulağınla dinlemezsen böyle olur)
resmi olarak artık 5 kişiler... daha önce damnation albümünde ve lamentations dvd'sinde opeth'e yardımlarını esirgemeyen yarmış klavyeci per wiberg de gruba katıldı.
ayrıca albüm hazırlaklarına son gaz devam ediyorlar. ağustos sonu/eylül başı gibi çıkacağını müjdelediler. ayrıca albümden hemen sonra sonbahar aylarında bir iskandinav ve avrupa turu olacak. bu avrupa turu dahilinde ülkemizde görmemiz yüksek bir olasılık. biraz daha beklememiz gerekiyor.
roadrunner records ile anlaşan tanrılar topluluğu. hemen albümleri ile ilgili son durumları da yazalım:
albümün kayıtları 1 haziran'ın bitecek ve daha sonra ıvır zıvır işlerine girişilecek. önceden de duyurulduğu gibi ağustos sonu/eylül başı elimize alacağız albümü*. hatta sırf bu albüm kayıtlarının uzaması yüzünden avusturya aerodromme festivalinde verecekleri konseri de iptal etmek zorunda kalmışlar.
ayrıca albümün tanıtım turnesi için konser programlarını baya bir kalabalıklaştırıyolar. bu durumda tarihin en uygun olduğu rock n coke 2005'de görmemiz olası. tabi bu sadece bir düşünce. farklı bir tarihde, farklı bir yerde de olabilirler. hatta hiç gelmeyebilirler. ama son olasılığı düşünmesek daha iyi.
edit: yazmayı unuttum. daha önceleri bir çok müzik sitesinde yapılan "opeth death vocali bıraksın mı" anketlerinden çıkan "bıraksın lan tabi ne o öyle" sonuçlarını anlaşılan opeth pek sallamamış. mikael'de zaten güzel bir ayar vermişti "biz sevdiğimiz müzik türünü yapıyoruz ve death vocali bırakmaya hiç niyetimiz yok" diye. son albümde de brutal* vocal'in ağılıkta olduğu yüce mikael tarafından söylendi.
en sonunda 2006 içinde ülkemizde göreceğimiz gruptur. ilkbahar veya yaz festival sezonunda, olmadı en kötü ihtimal sonbahar aylarında kendileri ülkemize teşrif edecek, hatta organizatörlerden sağlam gaz alırlarsa* 3-4 şehirlik bir türkiye turnesi bile olabilecek.
götünden sallama diyenleri andy farrow'a havale ediyorum.
damnation albümünden bir iki parçayı dinledikten sonra beşiktaş'tan kadıköy'e beni koşarak götürten(oha!), zihni abi'ye(bkz: zihni müzik) opeth-damnation var mı?sorusunu sorup,yok ama getirtebiliriz cevabını aldığım,cebimde 20ytl kalmasına rağmen 22ytl'lik bu şaheseri bana aldıran grup...
akustik gitarı aşman kullanan grup. çok sert distortion ritmleri içinden aniden inanılmaz akustik ritmlerine geçebilen bi grup. mikael denen elemanın türk bıyığı vardı bi aralar hala var mı bilmiyom
çoğu turnelerini amerikan şebeklerine yaparak hafiften sinirlendiren gruptur.yok sadece bu sene olsa en az 2 senedir böyle.bkz:
f e b r u a r y
15th - raleigh, lincoln theatre - nc
16th - norfolk, the norva - va
17th - towson, recher theatre - md
18th - millvale, mr. small's theatre - pa
19th - cincinnati , bogarts - oh
20th - louisville, headliner's music hall s - ky
21st - columbus, newport music hall - oh
24th - hartford, webster theatre - ct
25th - providence, heartbreak hotels - rı
26th - quebec city, ımperial - qc
28th - london, the drink nightclub - on
m a r c h
4th - minneapolis, first avenue - mn
more dates will be added!!
greece 2006
m a r c h
27th - thessaloniki, ıdrogis club
28th - athen, club 22
turkey 2006
m a r c h
29th - ıstanbul, yeni melek
30th - ızmir, kemanci ızmir
ısrael 2006