"open your" kısmını ilk duyduğumda "arms" sözüyle devam edeceğini sandığım, "heart" kelimesini duyduğumda içimin cız ettiği hey you parçasında geçen cümle.
3 km koşudan sonra bir bankta oturup dinleyebilceğiniz,kendinize gelmenize yarayan kaliteli şarkılarıyla, "vay be. bu şarkıyıda çaldı daha ne olsun" diyebileceğimiz yayınlarına an itibariyle devam eden dj
nickini ne zaman görsem beynimde hey you çalmaya başlamakta ve içimde feci bir şekilde bu şarkıyı dinleme isteği uyanmakta. misal şimdi gördüm ? ne oldu? kapatıp yatacakken bilgisayarı dinlemek zorundayım şarkıyı. neyse efendim kendisini tanımam ama söyleme ihtiyacı hissettim ve rahatladım mı rahatladım. şimdi gidiyorum izninizle şarkımı açmaya.
saatleri bir saat ileri aldığımız gecede, chatteki geyiğe ortak olduğu için üzüldüm..nitekim bir saat az sürdü lafın lafı açtığı serüven..ayrıca, kendisine ablaların abilerin olduğu ortamda "genç" sıfatı düşmüştür (anlayanlar anladı)..
kendisi itü sözlükteki en iyi niyetli en anlayışlı yazarlardandır. chat müdavimidir ve benden meyaneli bulgur pilavı tarifi almıştır.
çok güzel yemek yaptığı söylenir. bu yüzden bir "haydi gençler mutfağa" zirvesi düşünmüyor değilim hani..
takip edilesi, girileri iyiden iyiye tedkik edilesi yazar. bir giri dolayısıyla kendisi ile tanışma bahtiyarlığına ermiş bulunmaktayım. kalemi kuvvetli fikirleri de bir o kadar sağlamdır.
kadem bastın gönül tahtıma sultanım sefa geldin
dil-i pür reng-i tab u derde dermanım sefa geldin. *
benim en iyi komşumdur kendisi. ama mahalledeki duvarlara spreyle yazılmış "malcolm x kalbimizde" "bir ateş yak" "bir hayal kur" yazılarını kendisinin yazdığından zerre kadar şüphem yok.*
nickiyle ismi arasında kinayeli bir bağlantı buldum. herkese ismiyle(kendi ismiyle tabii) hitap etmesi bu durumu oluşturuyor. nickini de düşününce bir garip oluyor insan. "isim nick uyumu" gibi bir şey yani.
dün müzede dolaşırken "başlık" kelimesinin geçtiği girilerin nasıl da ayıplandığını görüdüğümde, beni bu konuda uyarmış olmasının aleme rezil rüsva olmamam adına ne kadar yararlı olduğunu bi kez daha farkettiğim, yardımsever yazar.
insanları ikiye ayırmayı yeğeledim vakti zamanında. sevdiğim insanlar ve diğerleri... sevdiğim insanlardan ise birkaç tanesini farklı şekilde sevmeyi tercih ettim. fiziki veya mental olarak bir kıyasın içine girmedim onlar hakkında. ''allah rızası için sevmek''; birbirini allah rızası için sevenler üzülmeyecekler diye kulağıma çalınmıştı bir yerden. birkaç kişiyle birlikte open'ı da aldım o torbaya. sonra sadece ''allah rızası'' için sevdim ya da sevebildim. her kula nasip olmaz böylesi sevilmek, sevmek. şanslı olduğunu düşünüyorum en az kendimi şanslı hissettiğim kadar. selam ederim.
kar soğuğunda eve ulaşmaya çalışırken sevgiliye gönderilen mesaj: - open ur heart i'm coming home
ev sıcağıyla mest yayılan sevgiliden gelen cevap: - aşkaaamm kestaneli carte dor alsana gelirken...