‘emin olduğum tek şey
kocaelispor’
insan sinema yaparken nasıl olur da kendini ciddiye almaz?
almamaya çalışıyorsun, ama alıyorsun mecburen. en azından sette öyle yapıyorsun. her şeyi bilirmiş gibi yapmak zorundasın, çok az şey biliyorsun ama her şeyi biliyorsun! rehberlik doktorları gibi... herkes günde 1500 soru sorar, cevap verirsin, hepsine doğru cevap verme olasılığım yok. bir kısmını gerçekten biliyorsundur ama bazılarını bilmen olanaksız. şu karakter niye öyle dedi? bir sebebi vardır mutlaka ama birtakım şeyleri de bırakırsın, kendiliğinden olur. ben orada yazarken niye öyle dedim, nereden bileyim ben? ama zaten bu böyledir, burada bir sahtekârlık yok. sette her şey yönetmene sorulur, o da ne düşünüyorsa söyler, yarısı doğru, yarısı yanlıştır. benim kendini ciddiye alma meselesinden kastım; söylediğin şeye aşırı vurgu yapmak, haddinden fazla inanmak, yanılıyor olma payını göz önünde bulundurmamak kötü bir alışkanlık. şüphe seninle beraber gezmeli. insan, korktuğu için kendini ciddiye alıyor ve bu dünyanın mahvına sebep olacak.
sizin emin olduğunuz bir şey yok mu peki?
var. mesela kocaelispor süper bir takımdır, bundan eminim.
http://www.radikal.com.tr/...
hastasıyız.