hürriyetin iki yüzlü reklamlarından birisi daha.
seçimden önce en arka sayfada boy boy "akp' ye oy verin" reklamları yapan gazetenin, şimdi karşımıza bu şekilde çıkması riyakarlık değil de nedir?
ben varım diyerek cevap vereceğim sorudur.. çünkü ben o'nu değil o'nun yolundan gidecek olanları özlüyorum.. türk milleti atatürk'ten önce yüzlerce büyük devlet adamı çıkartmıştır.. atatürk'ten sonraki dönemde ise bunu göremiyoruz.. ilerici siyasetten bahseden yenilikçilerin bile hala atatürk demesinden sıkıldım artık.. yeni insanların yetişmesi gerek, atatürk görevini başarıyla yerine getirmiş ve bu dünyayı terk etmiştir..
umuyorum ki yıllar sonra da bugünün ya da kısa bir zaman sonrasının siyasetçilerini ileride çocuklarımız torunlarımız sevgi ve gururla anarlar..
not: arada da belirteyim de atatürkçü kelimesinin anlamını bilmeyenler çok sevdikleri aziz nesin'i bir okusunlar..
kafasında kalpağıyla karlar üstünde uyuyan büyük insana atfen hürriyet gazetesinin yaptığı reklamdır.
-abi özel isme gelen durum eki ayrı yazılır
+yani ne diyosun, açık konuş
-"o'nu özlemeyenimiz var mı?" şeklinde olmalı
+bu seferlik 'mı''yı ayıralım, öbürsüne sonra bakarız.. bir anda şok üstüne şok yaşamasın millet
-heee..
anlamsız bi reklamdır hele hele hürriyetin böylesi bi reklam yapması anlamsız olduğu kadar şaşırtıcıdır da aydın doğan yine neler düşündü meraklardayım ama yakıştıramadım ben onların ağzına o büyük adamın ismini.. o billboardlarda reklamı her görüşümde ağlayasım geliyor sanki dalga geçerler bizle kendileri.. ama elbet bu çark dönmez ve yapılanaların hesabı bir bir sorulur efendim..
bir şeyi özlemek için onun hasretini çekmek gerekir, onu aramak, sevmek, yalnız ve belki çaresiz hissetmek. "o'nu özlemeyeniniz var mı" derken, onu sevdiğimiz ve günümüz türkiye'sinde ihtiyacını duyduğumuz anlamı çıkıyor: reklamı veren gazete demek ki bazı gerçekleri baştan kabul etmiş oluyor, istemeden bir mesaj da vermiş oluyor haliyle; orasını bilemeyiz.
reklam konusu yapmak bir yana, o'nu gerçekten özlemeyenler olduğunu kimse yadsıyamaz: her gün karşılaşıyorum onlarla. hani, madem görmeden, dokunmadan özlemek olmuyordu, nasıl oluyorda aynı şartlarda özlememek mümkün hiç tanımadığın bir insanı?
o'nu görmemiş, nur çintay'ın kendince kriter beyan etmiş olduğu gibi "karşılıklı rakı içmemiş" olsak da; hiç görmediğin bir insanı özlemek, hiç görmediğin bir insandan nefret etmekten daha naif bir duygu değil midir? hele ki -genelleme yapmadan konuşmak gerek-, bahsi geçen kişi mustafa kemal atatürk'tür, herhangi bir pop şarkıcısı veya ağzı salyalı politikacı değil.
ata'ya inanmayı ve özlemeyi, rozetini yakaya takmaya indirgememek akıllıca; ama herhangi bir ölüyle aynı kefeye koymak da bir o kadar ahmakça geliyor bana - hayatının 13 yılını kurtuluş savaşı ve esarete vermiş, ata'nın adını duyduğunda gözleri yaşaran ve çocuk gibi ağlayan, namazı niyazıyla aramızdan ayrılan kurtuluş savaşı gazisi bir dedenin torunu olarak söylüyorum bunları. cahilliğimi hoş görün.
onu özlemeden tek bir gün bile yaşamadım.oysa özlemsiz yaşamayı tercih etti. yalnız yaşamayı öğretti bana. gündüz zamanı insanın saplantılarını, sevdiklerini düşünmesi anlaşılır bir şey mi? bilmiyorum. birdenbire hayatla ilgili bütün çelişkilerimi hatırlamam ve bunlari çözmeye çalışmam tuhaf olsa gerek. hayatımda her zaman merak ettiğim şeylerden birisi, benim hayatımı anlayabilir mi? yaşayabilir mi?
(spanki, 14.08.2007 19:47 ~ 21.04.2009 10:45)
din sömürüsü,
milli duyguların sömürüsünün ardından geleceği apaçık belli olan
atatürk sömürüsü'nün (şimdilik) az sayıdaki örneklerinden biridir. onun da bokunu çıkaracaklar biliyorum
sırada ne var?
ölümünün üzerinden 70 yıl geçmesine rağmen atatürk'ün felsefesini, ideolojilerini hala anlayamamış olanların her işlerini yaparken olduğu gibi parti reklamı bile yaparken o'nun adını kullanması olayına bir örnektir.
bakın türk insanını çok iyi tanıyan atatürk bu konuda ne demiş:
"beni övme sözlerini bırakınız.gelecek için neler yapacağız onlardan bahsediniz."
bu parçamız da, hala onun yolundan gitmek yerine, adını kullanarak tiraj artırmaya ve atatürk'ün partisiyiz, bize oy verin çığırtkanlıklarıyla oy toplamaya çalışanlara gelsin...
(scope, 24.09.2007 19:48)
atatürk ile simiti aynı slogan adı altnda görmekten hoşlanmamıştım artık böyle bir reklam yok ortalıkta..olmasın da..zaten cümle çok düşük..okurken ülser yapabilir insanı...
onu özleme'nin idelolojik sapkınlık veya ölülerden medet ummak gibi yorumların çıkarılmasına vesile olmış hürriyet gazetesi reklamıdır. hürriyetin yaptığı ikiyüzlülükmüdür? olabilir.. ancak gerçek ironi şudur ki, ata ya duyulan sevgiyi kemalist faşismi diye yorumlayan entellektüel neo-liberaller, aynı gruba bağlı radikal gazetelerinide ellerinden düşürmemektedirler.