your breath is sweet
your eyes are like two jewels in the sky.
your back is straight, your hair is smooth
on the pillow where you lie.
but i don't sense affection
no gratitude or love
your loyalty is not to me
but to the stars above.
one more cup of coffee for the road,
one more cup of coffee 'fore i go
to the valley below.
your daddy he's an outlaw
and a wanderer by trade
he'll teach you how to pick and choose
and how to throw the blade.
he oversees his kingdom
so no stranger does intrude
his voice it trembles as he calls out
for another plate of food.
one more cup of coffee for the road,
one more cup of coffee 'fore i go
to the valley below.
your sister sees the future
like your mama and yourself.
you've never learned to read or write
there's no books upon your shelf.
and your pleasure knows no limits
your voice is like a meadowlark
but your heart is like an ocean
mysterious and dark.
one more cup of coffee for the road,
one more cup of coffee 'fore i go
to the valley below.
sertab erener tarafından masked and anonymous filminin soundtrack'i için bir kez daha coverlanan ve bob dylan tarafından çok beğenildiği iddia edilen parça
bir zamanlar iki kişi sabaha kadar dinlenirken birden tek kişi dinlemeye başlanınca bakışları uzaklara çeviren, düşündüren aah ah diye iç çektiren şarkı ...
40 yıl hatrı olan kahvenin bitmesini istemediğniz zamanlarda aklınıza gelen şarkı. yeter ki güzel geçer olsun vakit 1 yudum daha kahve içerken.
-bob dylan : (bkz. one more cup of coffee)-
hiç bir şey değil de nasıl bi duygudur bu son kahveyi birlikte içmek..son yudumun ardından işlerin beklenenden daha da boka saracağını, o kahveyi paylaştığını son görüşün olacağını bile bile yine de son saniyelerin, yudumların tadını çıkarmak...son yudumun ardından da aynı soğuklukta yolculamak geri dönmeyecek olan yolcuyu.allah belanı versin..gün yüzü görmeyesin demektense yolun açık olsun diyerek sessizce sarılmak ve arkayı dönüp fütursuzca terketmek yolcunun nefesinin doldurduğu boşluğu...
evet yolun açık olsun..ne olur geri dönme, karşılaşmayalım bir daha..
eline, yüzüne sağlık bob.varlığım sürdükçe her yolcumu senin şarkınla yolculayacağım.
şarkı sözü çevirmeye heves ettiğim bi dönemde sol framede görünce es geçemediğim 20. yüzyıl klasiği
nefesin tatlı
gözlerin gökte iki mücevher gibi
sırtın düz, saçların yumuşak
üzerinde yattığın yastıkta
ama bi bağ hissetmiyorum
minnet ya da sevgi yok
sadakatin bana değil
gökteki yıldızlara
yol için bi fincan kahve daha
bi fincan kahve daha, ben gitmeden
aşağıdaki vadiye
baban, o bi haydut
gezmeyi meslek edinmiş
sana seçmeyi ve almayı öğretecek
ve bıçağı atmayı
krallığına göz kulak oluyo
ki hiç bi yabancı girmesin
sesi titreyerek istiyo
fazladan bi tabak yemeği
yol için bi fincan kahve daha
bi fincan kahve daha, ben gitmeden
aşağıdaki vadiye
kızkardeşin geleceği görüyor
annen ve senin gibi
okuma yazmayı hiç öğrenmedin
raflarında kitap yok
ve zevkte sınır tanımıyorsun
sesin bi çayırkuşununkine benziyor
ama gönlün bi okyanus gibi
gizemli ve karanlık
yol için bi fincan kahve daha
bi fincan kahve daha, ben gitmeden
aşağıdaki vadiye
bob dylanın cafelerde en çok çalınan,en popüler şarkısıdır ama benim bir rivayetime göre asla orjinalliğinden birşey kaybetmemiştir hala dinlenesi,hala sevilesi ender eski parçalardandır.
bob dylan ın ara ara detone olan sesiyle gayet güzel yorumladığı bir parçadır.tori amos da fena sölemez.ama adamın biri öyle bir yorumlamıştır ki bu parçayı,benden önce boşuna dinlediniz demiştir.
(bkz: robert plant)
sevgiliden ayrılınacağı anlaşılınca, bu ayrılığı geciktirmek için çaresizce verilen mücadelenin anltıldığı mükemmel şarkı. tematik olarak türkçesi de yeşim salkımın son bir sigarasıdır.
elli kere dinlesen de usandırmayan,yıllar geçtikçe değeri artan klasik,sertap erener de bu şarkıyı bob dylan kadar olmasada özüne bağlı kalarak ama biraz daha alaturkalaştırarak söylemiştir. şarkıyı dinlerken, bob dylan ve vokaldeki kadın sizi sizden alır çok uzaklara götürür,içinizde ki huzuru hissedebilirsiniz bu şarkıyı dinlerken ;ama türkçe çevirisini okuduğumda iyiki türkçesi söylenmemiş dediğim şarkı.