görseller
once upon a time in americaonce upon a time in america
once upon a time in americaonce upon a time in america
belki ilginizi çeker
  1. · bir zamanlar amerika
  2. · aşık olunan erkeğin tecavüzüne uğramak
  3. · bir zamanlar amerika
  4. · robert de niro
  5. · geceden sabaha nargileli sinema zirvesi
  6. · efsane film müzikleri
  7. · bir zamanlar türkiye
  8. · noodless
  9. · ennio morricone
  10. · sinema tarihinde üçlemeler
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · okan bayülgen
  2. · dersim katliamı
  3. · marjinal isim meraklısı aile
  4. · annenin gençlik fotoğrafları
  5. · metrobüse para vermeyen tkp li öğrenciler
  6. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  7. · bir kadının bilmesi gerekenler
  8. · tavşanın dağa küsmesi
  9. · sıçarken düşünmek

once upon a time in america  

 sayfa  / 2
  1. karmaşık kurgulu, bol flashbackli, ağır tempolu tüm zamanların en iyi filmlerinden biri. makaslanmamış full versiyonu seyredilmelidir tadının alınması için. ennio morricone'nin iç burkan müziği ve beatles'ın yesterday'ı döner durur film boyunca. bir de "herşey düş müydü" diye muhabbeti vardır.
    (spyder, 12.07.2004 00:59)
  2. film müzikleri beni mahvedecek kadar güzel olan beyazperde yapıtı.
    (skuba, 12.07.2004 01:05 ~ 01:05)
  3. orijinal olan, kırpılmamış versiyonundan tüm nevale hazırlanarak hiç kıpırdamadan seyredilmesi gereken film. bugünün baba oyuncularının eskiden sadece fizik olarak genç olduklarını, oyunculuk olarak bugünkü gibi kaliteli olduklarını gösterir bu film.. ennio moricone de müzikleri yapmıştır.
    (aqua, 12.07.2004 01:11 ~ 09.07.2005 08:21)
  4. (bkz. bir zamanlar amerika)
    (aqua, 02.09.2004 03:51)
  5. film müzikleri insanı alıp götüren, dostluğu, arkadaşlığı, beraberliği, aşkı, kardeşliği ve elbette kalleşliği bir arada anlatan mükemmel film. seyreden kişinin o anki ruh durumuna göre filmin verdiği etki değişim gösterebilir. her seyrettiğimde, ennio morricone adındaki aşmış müzisyeni bir kez daha saygıyla anmamı sağlamıştır.*

    kız arkadaşı ile kavga ettikten sonra yıkılmış bir halde eve gelip, bir şişe absolut mandrin, bir paket captain black ve bir miktar çerez eşliğinde bu filmi seyreden kişinin psikolojisinin daha beter bozulacağını söylemişler.***
    (aqua, 02.09.2004 04:00 ~ 04:10)
  6. konusunun çalıntı olduğunu bilmesem hakkındaki bütün övgülere katılacağım film.

    spoiler bölüme giriyorsunuz, dikkat: 1920'lerin karanlık amerikasında içki yasağı döneminden faydalanıp kaçakçılıkla, soygunla köşeyi dönen çeteden biri, sevgilisine aşık olduğu elemanı ihbar edip içeri girmesini sağlar. böylelikle ispiyonladığı yakın arkadaşının hem kız arkadaşını araklar, hem de parasının üstüne konar. ispiyonlanan eleman yıllar sonra hapisten çıkıp kendisini gammazlayan herifin evine gelir. gammazcı öldürüleceğine emindir, ama hapisten çıkan bir şey yapmadan yanından ayrılır.

    gördünüz değil mi, bizim eşkıya filminin nasıl iş yaptığını görünce hikayeyi alıp kendilerine adapte etmiş adamlar. terbiyesizliğin bu kadarına da pes doğrusu.

    yuh diyorum.
    (muzevir, 15.09.2005 11:40)
  7. kusursuz film. oyuncu seçimi ve makyaj insanı hayran bırakacak boyutta. robert de nironun yirmili yaşlarından ellili yaşlarına kadar her halini görebilirsiniz. çok başarılı. şiddetle tavsiye edilir.
    (betty blue, 21.11.2005 21:26)
  8. 4 kişi seyredildiğinde birinin çok sevdiği; birinin sadece müziklerine bayıldığı; kalan ikisinin horul horul uyuduğu filmdir
    (mek, 24.12.2005 03:52)
  9. - izlemeden okunmamalı -
    robert de niro'nun en sonda bir gülüşü vardır ki, sırf onun için bile izlenmesi gereken filmdir.
    - izlemeden okunmamalı -
    (gxix, 15.05.2006 12:12)
  10. soundtrack'inde sissel'in de bir parçası var.
    (wondrous, 31.07.2006 20:30)
  11. fat moe'nun "bunca yıl ne yaptın?" sorusuna tüm karizmasıyla "geceleri erken yattım" diyen noodle rolündeki robert de nirobir kez daha adamım takdirini kazanır ve zamfir'in pan flütü film içinde mükemmel bir şekilde hayat bulur
    (abece, 31.07.2006 20:55)
  12. dostluk..

    - spoiler -
    yahudi
    new york
    içki yasağı
    çocukluk aşkı
    amca
    çete
    para
    cinsellik
    hapishane
    mezar
    kaçakçılık
    mafya
    kan
    çin tiyatrosu
    beatles
    erotizm
    chateaubriand
    zıplayan bebekler
    kremalı pasta
    maskulin güç
    zamfir
    tuz çuvalı
    fahişe
    antony and cleopatra
    tecavüz
    erkek çocuğu sevdası
    penis sigortası
    hollywood
    konuşma yeteneği
    elmas
    cenaze arabası
    yüzme arzusu
    çöp öğütücü
    polis
    sendika
    politika
    resmiyet
    hamam böceği
    köstekli saat
    telefon
    kamyon
    afyon
    - spoiler -

    ihanet..
    (cellman, 02.09.2006 08:25 ~ 08:34)
  13. anlaşılması için, sakin kafayla uykusuz bünyeyle ve dikkatle (bir daha izleyip not alacağım) ayrıca yanınızda da biriyle (tercihen, daha önce izlemiş olsun) seyredilmesi gereken film.

    4 saate yakın bir süre yüzünden, bir süre sonra bayabilir.

    film boyunca çalan bir müzik var kaval vari bir sazla yapılmış, bir sahnede çete elemanlarından teki armonika gibi bir aletten çıkartıyor gibi aynı sesi, o yüzden sürekli aklıma tanrılar çıldırmış olmalı* geldi.

    müzik: ennio morricone - childhood memories (pan flute)
    (venom, 04.09.2006 01:33 ~ 11:15)
  14. finalin robert de niro'nun (noodles) pis pis sırıtmasıyla yapılışı,ilk sahneye dönüştür aslında.bundan yola çıkarak, insanın aklında ''herşey bir kabustan mı ibaretti'' sorusu bırakaran,çekimler esnasında oyuncaların daha rahat havaya girmesi adına yönetmenin soundtrackti çaldırdığı bilinen,mutlaka izlenmesi gereken bir başyapıt.yönetmeni için:

    (bkz: sergio leone)
    (dengesiz çay tabağı, 01.01.2007 14:25)
  15. çekilmiş çekilecek en büyük filmlerden biridir. konusu bana göre ne mafya, ne aşk, ne hapis, ne sendikalar, ne de başka bir şeydir. bu film, yalnızca bir dostluğun öyküsüdür, geçilebilecek her aşamadan geçmiş, büyük kuklacının her tür sınavına maruz kalmış, ve bitse de bitmemiş bir dostluğun... noodles rolünde robert de niro travis bickle'dan sonra en başarılı karakterine imza atmıştır, james woods ise az ama öz filmlerle dolu kariyerinin en göz doldurucu performansını sergilemiştir max olarak.
    film ilk olarak francis ford coppola'ya önerilmiş, ancak coppola başka bir projesi olduğunu söyleyerek teklifi geri çevirmiştir (ki işbu proje rumble fish'tir, ve her ne kadar etkileyici bir film olsa da bu filmin yanına bile yaklaşamaz). böylece film, sergio leone'nin mahir ellerine kalmış, hemen akabinde de leone'nin sadık "ekürisi" ennio morricone filmin o unutulmaz müziklerini yapmıştır. film pek çok metafor yaratmış, akıllardan çıkmayan sahneleri (çin tiyatrosu, dominic'in ölümü, noodles'ın deborah'ı gözetlemesi gibi) ile benim naçizane hayatımın köşe taşlarından biri olmuştur.

    son olarak, yazılmadığı için belirtme ihtiyacı hissettim, deborah'ın gençliğini canlandıran jennifer connelly'dir. bu güzellik zaten başka kim olabilirdi?
    (garion, 06.04.2007 17:04 ~ 24.08.2007 00:47)
  16. filmdeki çocuk oyuncuların ustalığı filmi etkileyici kılan diğer bir sebep. yıllar sonra tekrar izledim ve aynı zevki aldım. mutlaka kesilmemiş versiyonu izlenmeli.
    (manha de carnival, 07.06.2007 11:29)
  17. (bkz: once upon a time in mexico)
    (cinephile, 07.06.2007 11:36)
  18. (bkz: bitmez)
    (okulluserseri, 07.06.2007 11:41)
  19. kendi dalında şu ana kadar çekilmiş en güzel film. filmi izlerken bitmemesini arzulasanız da dört saat sonunda kafanızda birçok kareyle düşüncelere dalıyorsunuz. özellikle filmi anlayabilecek arkadaşlarınızla toplu izlenmesi tavsiye edilir.
    (ichliekazancıbedich, 07.06.2007 11:41)
  20. filmin italya'daki galası yapılmaktadır. üstad sergio leone filmin oynadığı sinemanın tam karşısındaki kaldırımda beklemektedir. filmden çıkan herkesin yüzüne bakmak için. ve bir adam filmden çıkar karşı kaldırımda duran üstadı tanır ve yanına gider;

    --spoiler--

    +üstad gerçekten sizi tebrik ediyorum. yalnız de niro çin afyon evinde neden yukarı bakıp gülümsüyor?
    -film bildiğin gibi afyon evinde başlayıp yine afyon evinde biter ve aslında herşey de niro'nun aklında....
    +lütfen durun sakın söylemeyin.

    ---spoiler--

    der ve çekip gider adam. belkide yaşanan herşeyin de niro'nun kafası iyi iken kurduğu hayallerden ibarettir. kim bilebilir.belkide ordaki adam böyle bir gerçeği bilmektense kendi gerçeğini yaratıp kabulllenmiştir. ve sonunda yine sergio leone'yi anıp kendisine allah rahmet eylesin diyoruz.
    (genius kusagami, 17.05.2008 15:36 ~ 15:37)
  21. 229 dakikalık maraton. birçok mafya filminde olduğu gibi olayı en başından ele alıyor. büyük mafya patronlarının küçük işlere başladığı zamanlara sık sık dönüşler yaşanıyor. ilk çete, ilk dostluklar, ilk soygun ve ilk aşklar..

    sonra..

    yağmurlu bir gece, bir çatışma ve 3 ceset. olaylar o gece merkeze alınarak anlatılmış. "öncesi ve sonrası" şeklinde kurgulanmış..

    iyi oyuncu kadrosuna rağmen godfather kadar etkileyici ya da goodfellas kadar sürükleyici olduğu söylenemez. ama yine de iyidir, güzeldir, izlenesidir.
    (donersen islik cal, 09.03.2009 23:06)
  22. o kadar uzun olmasına rağmen zerre baymayan kesinlikle ama kesinlikle başyapıt olan film..

    film, konu aldığı hayatlardan öyle alt metinlere uzanıyor, bu alt metinleri ve 2 ana konuyu öyle şaşırtıcı bir şekilde derinlemesine anlatıyor ve vuruyor ki, baş döndürücü bir şekilde filmin son sahnesine gelmiş bulunuyorsunuz. benim son sahnede tek isteğim ise, noodles'ın malikanenin önündeki çimlerde, bir ağaca sırtını yaslayıp, dinlenmesiydi..her şeyin dışında, bir insanın hayatındaki yorgunluk, ne bu kelime ne de bunu ima edecek herhangi bir konuşma-açıklama kullanılmadan bu kadar iyi nasıl anlatılır hala aklım almıyor.

    izlediğim en geniş filmlerden..hani bir laf vardır ya bizde, çok konuşan boş konuşur diye; bu film çok ama çok fazla konuşuyor ve her konuştuğunu dolu dolu konuşuyor. konuşulanların söyleniş şekli bu kadar güzel olunca da ortaya sanat eseri çıkıyor.

    böyle bir filmin, hak ettiği yere kıyasla bu kadar sönük kalması, bazı-belki de abartılmış- başyapıtların değerlerini düşürüyor gözümde..
    (insansevmeyenhayvan, 08.05.2009 00:29)
  23. bir telefon var ki susmuyor azizim.polifonik olsa, melodili falan çekilir ama bu adamı dinden imandan çıkartır.filmden soğutur yeminlen.eğer ki o çin işkencesini kazasız belasız atlatırsanız güzel filmdir vesselam.oyuncu kadrosu sağlamdır.sergio leone imzası taşır.kimilerince tüm zamanların en iyi sinema olaylarından biri olarak kabul edilir.ben edemedim o ayrı mevzudur.
    (no reply, 08.05.2009 16:20 ~ 10.05.2009 02:01)
  24. on yaşındaydım ilk izlediğimde. aşk denen şeyin varlığını ilk kez hissetmiştim karnımda. noodle gizlice izlerken deborah' yı ve öptüğünde sonunda. farklı bir şey hissedebilmek için seyrediyorum tekrar tekrar, olmuyor.

    ah aşk, habersiz geldiğinden şikayet ettim cahilken, şimdi gel. misafir nasıl ağırlanır öğrendim ben...

    (bkz: http://www.izlesene.com/...)
    (lillkill, 08.05.2009 17:10)
  25. (bkz: bir zamanlar amerika da)
    (rabarba, 26.08.2009 04:48)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil