bunlardan biri de benim ve bir an önce yazarlığımın onaylanmasını istiyorum. az önce duyurular kısmında okudum böyle giriler girmemiz gerekiyormuş onay almak için.
yazar olduktan sonra gelen edit: nihayet amacıma ulaştım. hayırlı olsun. darısı diğer çaylakların başına.
- 2 gündür mailllerini sürekli kontrol eden,
- minimum yazması gereken 10 giriyi yazmış*,
- sözlükte ruh gibi dolaşmanın doruklarına ulaşmış,
- uçurulma korkusuyla yazdığı girileri tekrar tekrar okumuş, bazılarını editlemiş,
- döndüğü vakit, bu hoş hatıranın hatrına maksimum dikkat seviyesinde uçması kaçınılmaz arımsı (bkz: beni tanıdılar siz kaçın)
bazıları için sadece 'onay bekleyen çaylak' olmasına rağmen bazılarımız için bir kaç sıfat daha ekleyerek durumu dramatize etmek için kullanılan sıfat tamlamasıdır. o kadar ağır bir durumdurki bu bazılarımız için şöyle ifade edeyim efendim; benim için bu sıfat tamlaması şu şekildedir.
'bileği burkuk hareketsiz bir şekilde oturup beli ağrımasına rağmen üç saattir hiç pes etmeden onay bekleyen 4. nesil çaylak'
biliyorum bu çileli dönem bitecek ve bende yok efendim böyle edit şöyle mutluyum şeklinde bir değişikliğe gidicem ama şu an yaşanan 'burkukluğu ve burukluğu' asla tarif edemeyeceğim.
94 giri tamamlamış ve bir aydır (tam olarak 28 gündür) bekliyor olmama rağmen ne yazdıklarından dolayı uçurulan ne de kabul edilen bendenizin bulunduğu durum. üzen tarafı hiçbir girimin okunmamış olması. onay veren kişi sayısı sanırım az ve sözlüğün ciddi insan kaynağına ihtiyacı bulunuyor. insan, 'boşa mı yazıyorum acaba, bu durum sonsuza kadar mı sürecek?' demeden edemiyor.
sözlüğün yazarcıkları,pıtırcıkları,onay bekleyen şahısları,yazdıkları görünmeyenleri.hepimiz aynı evrelerden geçmedik mi sorarım size? (bkz: ne zaman yazar olacağım)
daha önce onay beklemiş ve daha sonra yazar olmuş kişilerin beklediği gün sayısını ve çektikleri çileleri anlattıkları girileri okudukça daha çok umutsuzluğa kapılan kişi
içindeki insancıkların acı çektiği grup.artık birileri ilgilensin şu çocuklarla yoksa hepsi kafayı yiyecek.süper bir işkence olur bu bekletme hareketinden
benzeri için
(bkz: çin işkencesi)
yakın tarihte yazar olabilmeyi uman bu bekleyiş süresince kuru yaprak gibi öksüz ve yetim bi şekilde ordan oraya savrulan benim de içinde bulunduğum ezik kitle
sözlükte sessiz sedasız dolaşmanın ezikliğini yaşamış, yaşlı gözlerle sürekli maillerini kontrol eden kişidir. onay maili geldiğinde öss kazanmış kadar sevinir.
bir an evvel gelip geçmesini istediğim durumdur..an itibariyle 10. giri sözlüğe girilmiştir..henüz çaylak olan"evrenin sonundaki babil balığı"evet yazısına bastığı anda "onay bekleyen çaylak"lık dönemine girecektir..heyecanın limitindedir..stresli dönemin başlamasına saniyeler kalmıştır...bütün giriler haddinden fazla okunmuş hatta ezberlenmiştir..ama kolay olmamıştır..şunu yazsam olur bunu yazsam olmaz çelişkisi içinde artık kararsız bir insan modunda bulunulmaktadır..bekleyişin en kısa zamanda son bulması,yazarlık onayının alındığı güne adım atılması dilenmektedir hatta bundan böyle her gece yatarken sözlüğe dua bile edilecektir..bir çaylak daha ne yapabilir...ne yazık ki hiçbişey..bir an duygu sömürüsünün de bir sınırı olduğu hatırlanır..giri tamamlanır..
eşek kadar olsa da, "kimse beni anlamıyor, kimse beni dinlemiyor" ergen hissiyatını zirvede yaşayan kullanıcıdır. onay bekleyen çaylak, platonik aşık modunda yazar. suya yazı yazmak gibidir sözlüğü sevmek, yorgundur, üşüyordur muhtemelen. ne içindedir sözlüğün ne tamamen dışında. yanındadır ama yalnız, ne çare. suskundur, huzursuzdur.
çaylaklık suresi uzadıkça isyankarlaşır. en uzun süren aşklar platonik olanlardır belki ama, fazla naz aşık usandırır.
sanki günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları bulacak, ben belki de bir çaylak olarak bu hayata veda edeceğim diye düşünen yazardır, hayır hayır o bir yazar değildir, o bi çaylaktır. kimi zaman hüzünlenen ama sözlüğe yüz de çeviremeyen, onay bekleyen kişidir asla bir yazar değildir, yazdığı hiçbir şey de görünmez zaten.
burdan yetkililere sesleniyorum. bu genç insanların dramına artık son verin. sağımı solumu göremez oldum, dostu düşmanı seçemez oldum, hiç bir nimetten faydalanamaz oldum...
her gün ''acaba yazar oldum mu?'' diyerek uyanıp ardından hala çaylak olduğunu görerek sinir ve üzüntüden kurdeşen döken,akabinde klavye ve monitöre ciddi hasar verme girişiminde bulunan,uçurulma korkusuyla doğru düzgün giri bile yazmayan,yazsa bile ne yazacağını şaşıran,eski türk filmlerinde çöllerde eli havada gezen mecnun misali ''beni de gör artık'' dedirten,aralarında benimde olduğum,kabul edilmeyi bekleyen boynu bükük topluluk.
şahsım butonunu günde 1000 defa aşındıran güruhtur. zor zanaattır. sabır ister. girilerinin ve başlıklarının bir gün sol framede olacağını bilmek güzeldir yine de...
onaylanmak için bu başlık altına giri mi yazmak gerek.her gün üç kez sözlüğü ve e-postamı kontrol ediyorum.yazıktır,günahtır,acınası varlığa döndüm.
toplam yedi moderatör varmış.bana sıra gelene kadar ikinci ramses mumyasına döneceğim anlaşılan.
bence moderatör sayısı az.önerim beni en kısa sürede sözlüğe önce yazar sonra moderatör olarak almanızdır.sırada bekleyen bir kişi bile olmayacağına garanti veriyorum.hatta doğrudan moderatör alırsanız daha da iyi olur.ya da boş verin,alın da nasıl alırsanız alın.
umutla bekleyen yazar adaylarıdır. şahsım butonundaki 4. nesil çaylak yazısına "ha değişti ha değişcek" umuduyla uzun süre bakabilirler. bazen bekleyiş onları kızdırır ve "tamam lan onlar kaybeder", aklına süper bişe geldiğinde de "sanki görcekler, yazmıyorum lan işte banane" deyip sözlüğe küserler. sonra da "en göz önünde olan konulara yazıyım o zmn görürler belki" deyip geri dönerler ama bilmezler ki nafile. yazdıklarını editleyip editleyip dururlar "daha güzel daha güzel olsun oh yeah" çığlıkları atarlar. zamanında onay beklerken buraya yazmış çaylakların artık yazar olduğunu düşünüp umutlarını tazelerler **
edit: ... (burayı gün gelir de çaylaklıktan çıkıp huzurlu bi yazar oldursam doldururum diyerekten boş bırakıyorum) (hatta hepinize küfretmek falan geldi içimde nasılsa görmüyosunuz ibneler)
..siz bu notu okurken ben çoktan yazar olmuş olcam (böhüü)
üzülen insandır. bir halt olmasına ramak kalmıştır ama o ramağın onayını beklemektedir. onay verildiği an huzur ve huşu içinde çatır çatır yazmaya başlayacaktır; kafasındaki düşünce budur. acılar içindedir ama ideal bir yazar olmak için yemeden içmeden, kuralları okuya okuya yazar. yazıktır yani!
şahsımdır. sırf bilgi dolu entry girmek adına buraya derslerde ne gördüysem yazdığımdan, vizelere güvenle girmemi sağlamıştır çaylaklık. fantastik bir deneyimdir netice itibariyle.