|
|
- ilk okduğum polisiye roman.
(bkz. agatha christie )
- eric frank russell adlı yazarın yazdığı , metis yayınevinden çıkmış , anarşizmin bir nevi hayali bir uygulamasını tasvir eden kitap.
(skuba, 13.07.2004 20:06)
- (bkz. ve sonra hiç kalmadı)
(skuba, 13.07.2004 20:07)
- * insanlar bir malikaneye davet ediliyolar ve hepsi de sorunlu insanlar. her gece bir kişi öldürülüyor ve herkes birbirinden şüpheleniyor. aslında konusu aşikar olduğumuz bir konu ama tabi yazarın üslubu kitabı heyecan verici ve etkileyici kılıyor. bir de sonu çok şaşırtıcıydı ama hatırlamıyorum.
(viola, 20.02.2005 21:50)
- karakterlerin hepsi, kaldıkları malikanenin bir duvarında asılı olan şiire uygun biçimlerde öldürülür. şiiri de şöyleydi:
on küçük zenci yemeğe gitti.
birisi boğuldu,
kaldı dokuz.
dokuz küçük zenci pek geç yattı.
birisi uyanmayı unuttu,
kaldı sekiz.
sekiz küçük zenci adada gezmeye çıktı.
birisi dışarıda kalmayı istedi,
kaldı yedi.
yedi küçük zenci bir küçük baltayla odun kesti.
birisi iki parça oldu,
kaldı altı.
altı küçük zenci kovana dokundu.
birisini arı soktu,
kaldı beş.
beş küçük zenci kanunu tetkik etti.
birisi avukat oldu,
kaldı dört.
dört küçük zenci denize girdi.
birisini balık yuttu,
kaldı üç.
üç küçük zenci hayvanat bahçesini dolaştı.
birisini ayı boğdu,
kaldı iki.
iki küçük zenci güneşte oturdu.
birisini güneş çarptı,
kaldı bir.
bir küçük zenci tek başına kaldı.
gidip kendisini astı,
tamam!
- amerikalı thrash metal devi exodus'un,exodus-u kerim niteliğindeki efsane albümü bonded by blood'dan bir şarkıdır.melodileri pek güzeldir,pek etkiler adamı...savaşı anlatan anlamlı sözleri vardır,sonuna kadar thrash bir parçadır.
buyrunuz sözleri...
wars coming start running
eyes blinded by the nuclear blast
hearts beating retreating
all around are bodies burned to ash
children crying and people dying
no salvation from this holocaust
bodies burning and now their learning
in war painful death's the bloody cost
life ends in sin
god cries world dies
and then there were none
the world starts to burn
the world powers learn
tha satans work is done
wheels grinding the glare's blinding
bullets flying all around your head
tanks crushing and soldiers rushing
if you live you'll wish that you were dead
stop praying there's no saving
no salvation from your fiery grave
brains swelling bodies smelling
and satan comes to see that no one's saved
- kitapta ne hercule pairot ne de miss marple vardır ama oluşturulan atmosfer onları bir an bile aratmaz. kitaptaki 10 karekterimiz bir adaya davet edilirler ve teker teker şiirdeki gibi öldürülmeye başlarlar. diğer kitaplarda aa ben katili biliyorum diyenlerin bunu okuduklarında apışıp kalmaları doğal bir durumdur. ilk defa polisiye okumak isteyenlere bu türü sevdirebilecek bir kitaptır.
- ilk okuduğum agatha christie romanı olması bakımından mıdır nedir artık bilemiyorum ama beni kendine hayran bırakan kitap olmuştu. ayrıca yazarın hercule poirot karakterini kullanmadığı nadir kitaplarından da biridir.
- içinde ipucu bulmanın imkansız olduğu polisiye roman. o yüzden o kadar da polisiye değil.
- eric frank russell tarafından yazılmış, metis bilimkurgu dizisi'nden çıkmış kısacık bir roman (ya da uzun öykü). sınıfın/statünün kalktığı bir dünyanın kurulduğu, dayatılmış bir hayatın nasıl elin tersiyle itilebileceğinin tasvir edildiği ütopik bir coğrafya hayali.
kitap bitince, bir levhanın üzerine büyük harflerle ö*-o* yazılır ve odanın en nadide köşesinde sergilenir
|