suikasta uğramış isveç başbakanı. sosyal demokrat partili.
izmir'in
dikili ilçesinde adına bir anıt ve park mevcuttur.
grand adlı sinemadan çıktıktan sonra yanındaki korumalara "benimle dolaşmanıza gerek yok" diyen, okulumun hemen önünde öldürülen eski başkan. katili christer pettersson 1988 senesinde tutklanmıştır (olaydan 2 sene sonra) ama yine serbest bırakılmıştır. yeterice delil olmadığı düşünülür (olof palmenin eşi olay anında ordadır ve petterssonun cineyeti işlediğini görür ama yeterli delil olarak sayılmaz ve pettersson serbest kalır)
pettersson 1990 yılında "suçsuz" yere hapiste yattığı için 2 milyon kronluk dava açar ve 300bin kron alır. 2001 yılında pettersson palmenin katili olduğunu itiraf eder ama cezalandırılmaz, hala delil yoktur çünkü.
uluslar arası faaliyetleri dünya çapında dikkat çekmiş isveç sosyal demokrat partisi lideri,devlet,ulaştırma,iletişim,kültür ve eğitim bakanı.hukuk ve siyaset eğitimi görmüştür.öldürüldüğünde 11 yıl sürdürdüğü başbakanlık görevindeydi.latin amerikada özgürlükçü haretketlerin sürdüğü,cezayir ve vietnamda savaşın devam ettiği dönemlerde anti-kapitalist,anti-komünist ve sömürge karşıtı tutumu ile,üçüncü dünya ülkelerinin bu kapitalist sömürgecilik ile komünist diktatörlük arasında bir yol izlemesini isteyen orta yolcu bir reformistti.uluslar arası ilişkilerde eğilimi bu yöndeydi.afrika,asya ve latin amerikanın üçüncü dünya ülke liderleri ile sıcak ilişkiler kurmuş,vietnemdaki amerikan politikasını kınamış ve dikkatleri üzerine çekmiştir.28 şubat 1986’da 59 yaşında sokak ortasında öldürülmüştür.
ölümün gerçek dünyadan benim dünyama ilk yansıması olmuştu öldürülüşü.babamın eve gelince anneme “olof palme öldürülmüş,duydun mu” dediğini hatırlıyorum.çok şaşırmıştım kovboy olmadığını duyduğumda.
isveç'te, 1980'lerin başındaki başbakanlığı döneminde gerçekleştirdiği ekonomik reform programıyla, sermaye sahiplerini meydanlara döken, ikinci dünya savaşı sonrasındaki refah devleti isveç'in sağlam temellere oturmasında etkili olan, rahmetli isveç başbakanı.
hafta sonu makam arabası kullanmayı ve koruma ordusuyla gezmeyi yasaklamış ne yazıkki yine korumasız ve makam araçsız gezdiği hafta sonlarından birinde eşinin gözü önünde suikaste kurban gitmiş, iskandinav sosyal demokrasisinin mihenk taşlarından olan merhum isveç başbakanı.
konyanın kulu ilçesinde bulunan bir caddenin isim babası "olof palme caddesi"
not: emin değilim ama olof palme okulu, yolu, kahvesi, zartı, zurtu da vardı galiba
tabi ki
karşıyaka nikah dairesinin yanındaki
özgürlüğe giden yol anıtı olof palme anısına yapılmıştır.
oldukça zengin bir aileden gelen bir burjuva çocuğu olmasına rağmen, henüz gençlik yıllarında isveç sosyal demokrat partisi'nin gençlik örgütlerinde çalışmaya başlamış, sonraki yıllarda da partinin sol kanadında yer almış, piyasa sosyalizmi mefhumunu isveç'te kurumsal bir şekilde yerleştirmeyi başarmış ve bunu devletin pozitif hakemliği yoluyla pekiştirmiş sosyal demokrattır. fakat ardılları kendisi kadar yetenekli çıkmamıştır.
siyaseti hakkıyla yapmaya çalışan bir lider idi. kendisini, üçüncü dünya ülkeleri ve gelişmiş ülkeler arasında bir köprü, bir barış elçisi olarak adamıştır. eşiyle birlikte gittiği sinama çıkışında suikaste kurban gitmiştir.
"demokratik sosyalizme inandığım için büyük gurur ve sevinç duyuyorum. gençliğimde hindistan'ı dolaşırken, kimileri görülmedik bir zenginlik içinde yaşarken halkın korkunç yoksulluğuna tanık olduğumda; sonra abd'de daha da büyük bir sefaletle karşılaştığımda; komünist ülkelerde özgürlüğün nasıl boğulduğunu, kişiler üzerinde uygulanan yoğun baskıyı gözlerimle gördüğümde; nazi temerküz kamplarında öldürülen sosyal demokratların ve işçi liderlerinin listeleriyle karşı karşıya geldiğimde demokratik sosyalizme inandım.
isveç'te demokrasiye sosyal demokratların öncülük ettiğini, 1930'larda sosyal demokrat partinin uyguladığı kriz politikasının ülkeyi yoksulluk ve işsizlikten kurtardığını anladığım zaman; genel emeklilik hakkının gerçekleşmesi için verilen mücadeleye bizzat katıldığım sırada, ayrıcalıklı zümrenin sosyalistlere karşı yürüttüğü kampanyayla yüz yüze geldiğim zaman demokratik sosyalizme inandım."
demiş palme...
siyaset tarihin en halka yakın politikacısıydı belki de. samimiydi. samimiyetten kasıt oyuncak, çukulata dağıtmak felan değil. halk gibi yaşamak, dışardan bakınca fark edilmemek, halk kadar özgür olmak, ayrıcalıklara sahip olmamak vb...