1. demokrasinin pratikte imkansız olduğunu belirten görüş.başlangıçta kurumsal yapılanma ne kadar demokratik olursa olsun,yönetim kademelerinde gücü elinde tutanların zamanla aynı olacağını savunur.
  2. büyük ve karmaşık nitelikteki bütün örgütlerde, küçük bir yönetici azınlığın kendi iktidarını sürekli kılma eğiliminde olduğunu ve yönetilenler tarafından bu grubun denetlenmesinin de olanaksız olduğunu iddaa eden kuram. bazı kaynaklarda "oligarşinin demir kanunu" olarak da geçer.
  3. bir yönetim başlangıçta ne kadar demokratik olursa olsun, bu yönetimin zamanla oligarşiye dönüşeceğini savunan bir görüştür.
  4. oligarşinin tunç (veya demir) yasası kuramı alman sosyolog robert meikls tarafından 1900 lerin başlarında ortaya atılmıştır. kısaca, bu kurama göre, örgütlerin idare organlarında uzun süre yer alanlar, yönetimde kalmanın yol ve yöntemlerini kavrayarak iktidarlarını sürekli hale getirirler.
  5. michels efendinin iddialarına göre, iktidara gelen grup bir süre sonra, temsil ettiği grubu umursamayacak, kendi menfaatlerini önde tutacaktır. bu şekilde iktidar bir oligarşileştirilmişcesine kıvranacaktır. ey gökteki yıldızlar, beni benden alarak, tunç kanunu çıkarttınız.
  6. 1911 yılında robert michels tarafından, avrupa ve özellikle almanya'daki sosyalist partilerle işçi sendikaları üzerinde yaptığı araştırmalara dayanarak geliştirilmiştir.

    teori şu şekildedir; parti organlarının liderleri ve bunların üyesi, tam gün mesai yapacak maaşlı görevliler istihdam edilmesini gerekli görmektedirler. bu görevliler, parti organlarında çalışmaya başladıktan sonra belirli dallarda uzmanlaşırlar. örgüt liderleri de kurumu yönetmek için gerekli eğitim ve deneyime ihtiyaç hissederler. bu liderler yaptıkları işlerde zamanla uzmanlaştıkları için profesyonel liderliğe sahip olur. sosyal köken itibarıyla mensup oldukları tabakadan ilişkilerini keserler ve bir çeşit elit zümre haline dönüşürler. bu yöneticiler, pozisyonlarını korumak ve iktidarlarını sürdürmek için çalışırlar. pozisyonlarını koruyamayacaklarını anladıkları zaman, kendilerinden sonra gelecek olanları belirleme yoluna giderler (selefin halefi seçme yöntemi). bu durumda resmi seçimler, oylamanın ötesinde bir anlam taşımaz. böylece örgütlerin tümü, hatta yapıları resmen demokratik olanlar bile yapılarını fiilen oligarşiye dönüştüren "tunçtan bir kanuna" tabi olacaklardır.