mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temelinin ortamı kriz havasından çıkartıp "cin" bir fikirle tuvali değiştirmeye bağlı olduğunu bilme, kanıksama durumu!
konserinde elektrik de kesilse, hayranlarından birisi sahneye koşup mikrofonun önüne de sıçsa, 4 yanı gazetecilerle çevrili de olsa [ada] her türlü ahval ve şeraitte bitlenmişçesine kafasını kaşıyıp bir çıkış yolu üretebilme yeteneğidir..
muhtaç olduğu yaratıcılığın kenan doğulu'da olduğu gerçeği bugüne dek yazmış olduğu şarkılarda mevcuttur:
biraz teknoloji destekli bir sükunettir. zira göz önündeki örneklere göre turkcell-im'i bu uğurda sömürmektedir.
- uf ya canım nasıl da kadın resmi çekti.
(reklam sesi) + bi kenan vardııııı, abazan kalan, abazan kalan... turkcell-im geldi, abazanlık bitti, abazanlık bitti...
- oh be vikki blows!
bugün gol videosu, şarkı çeken yarın bunu da yapar. gayet sakin, gayet vakur...
not: bu giride olanların gerçekle alakası yoktur. kenan abim sağlıklı ve işini bilen bir sanatçıdır. böyle olmasına imkan yok, zira basın mensuplarından kaçırdığı hayran kitlesi ortadadır.
hapisane müdürü [henry pope] kayıptır.. scofield onu dolaba kapatmıştır.. neyse efendim, ebleh sekreter 20 dakika kadar "oraya mı gitti" , sen gördün mü", "belki köşedeki muhallebiciye gitmiştir" şeklinde düşünürken en sonunda bir gardiyan "cepten arasak mı" der ve cep telefonunun sesinden dolapta bağlandığı tespit edilir cezaevi müdürünün..
----spoiler----
halbuki kenan olsa 49 saniyede çözülür olay:
6 saniye: haydaaaaaaaaa ["a" uzar, 6 saniye bu şekilde geçer]
4 saniye: kafa kaşıma
3 saniye: "tamam tamam.. kimse telaşlanmasın"
3 saniye: "herkesin cep telefonu yanında mığğğ?"
4 saniye: "eğveeeeett" yanıtının gelmesi beklenir
5 saniye: "rehbere giriin.. girdik miiiğğğ?"
4 saniye: "eğveeeett"
3 saniye: "müdür pope'u bulun.."
4 saniye: "ayy kenaaaağğnn.. sana vericeeeğmm" [seyircilerden]
2 saniye: "eighhehhiiegghh" [gülme efekti]
3 saniye: "aradık mıığğ"
2 saniye: "eğveeett"
6 saniye: bağlantı süresi
+
------------
49 saniye!
yaaa.. bundan sonra bu tarz dizilere türk karakter koymasınlar da görelim..
turkcell reklamlarıyla beraber böylesi kalp kırmadan çözüm üreten bir insan olduğunu öğrenmemiz iyi oldu; korkuyorum şu halimle günün birinde kapısını çalıp "kenan benimle evleeen" diye bağırırım diye..
son olarak reklam kuşağının değişmezi olan "bir otobüs dolusu kız ile fotoğraf çektirme" temalı reklamı ufak bir özetleyelim;
köpeğini dolaştıran kenan bir otobüs dolusu kızın "bi fotoğraf çekinebilir miyiz?" arzusuna temkinli yaklaşıp evvela yüksek tansiyonu uygun seyrine düşürebilmek için "hmmmm" diyor, akabinde ortamdaki elektriği yorumlayarak da "e peki o zaman.. ehhehee" diyor.. şahane.. yalnız kızların her biri kendi telefonuyla çekilmesini arzuladığından kısa süreli panik ortamı hasıl olacak izlenimi doğuyor.. kenan ise:
-bi dakka bi dakka.. her birinizin telefonuyla ayrı ayrı çekilemeyiz ki
+aaaaaaa
-aaa'sı maaaa'sı yok.. daha iyi bi fikrim var... diyor ve sunduğu görüşü vesilesiyle hakikaten de daha iyi bir fikri olduğunu ispat ediyor..
bu reklama ilişkin ne tür bi çirkeflik yapar, ne noksanını bulurum diye düşündüm, düşünmedim değil.. "acaba poloroid mi çekim olsaydı" diye düşündüm; "muhtemelen fotoğraf makinası yok ortamda" dedim kendime.. "ne diye internete veriyor ki hem, bluetooth ile herhangi birine aktar, onlar kendi ar.." diye düşünürken kaosa karşı yaptığı akılcı tercih geldi aklıma, sustum.. kusur bulamadım velhasıl, perfekto!