sarhoş levent kırca, pijamalı levent kırca, ev kadını oya başar... bitti.
yeni bölümlerinde bile tekrar bölümleri yayınlanıyomuş izlenimi uyandırır bende.
bir dönemin en iyi komedi programı. aynı programı yeni bir şeyler katmadan, birbirine benzeyen tiplemelerle sürdürme çabası doğal olarak tutmamıştır. keşke diyorum levent kırca biraz olsun değişerek, kendini ve kadrosunu yenileyerek, reyting uğruna basitliğe düşmeden tekrar programlar yapabilseydi ama olmadı işte. ömrü pek bir uzun olan bu program miadını doldurmuştur...
tam teçhizatlı kameraman cevat kelle gibi harkulade şeyi üreten ama artik o kadar da olmasın dedirtecek hale gelmiş şeydir. zamanında güzel olan şeylerin başındadır.
son zamanlarında hatırladığım kadarıyla artık kör kör parmağım gözüne skeçlerle, o dönemki siyasilerin ismini zikrederek, mesaj fasiliteli bir program halini almıştı. tabir-i caizse bokunu çıkarmak ancak böyle olurdu. sonra da bitti zaten.
aklımızda cevat kelle, rıfkı, bestami balta, annesi deli makbule, kemancı ismail hakkı bey ve iski kaldı.
gösterim zamanlarında çok iyi toplumsal gözlemleri bizlere yansıtan; sarhoş tiplemesiyle bizleri ziyadesiyle güldürmüş olan bir kadroya sahip mizah programı.
bir de hastane parodisi vardır.hastanede çalışan personelin azlığına yapılan vurguda az önce tuvaleti temizlemiş hademe biraz sonra bıçaklanan kişinin karnında ki bıçağı çıkaracaktır.her hatırlayışta çay içme diyaloğuna istemsiz gülerim.
-çay içer misiniz gençler
-ne çayı ya adam ölüyor
-ben içeçem neden dersen yoruldum
yanılmıyorsam tv de en uzun süre kalarak (17 yıl) guiness rekorlar kitabına girmiş ilk mizah programı. içeriğinin ve karakterlerin kendini tekrar etmesiyle miyadını doldurmuştur.
ilk başlarda ekrana kilitlerdi herkesi niyetinin kimseyi kırmak olmadığını belli ederekten ama sonrasında sürekli kendini tekrar ede ede halkın gözünden düştü kaldırıldı yayından.. yine de tatlı bi anı olarak kalmıştır 90larda çocuk olan genç olan yaşlı olan herkesin belleğinde
hayallerimle oynayan, hayal kırıklığını bana öğreten, umsuruk eden, psikolojimi bozan bir programdı. iğrenç skeçlerle bezeli olması da cabası.
sanırım 80li yıllardı.
bir hafta olacak o kadar oynardı , bir hafta da zeki alasya ve metin akpınar'ın (yanılmıyorsam) güler misin ağlar mısın adlı komedi programları oynardı. yani "15 günde bir"e tekabül ederdi. daha star1, show tv, rtl neyim yok. seks hakkında kısıtlı bilgi birikimle dolaşmaktayım piyasada.
levent kırca, programı biterken;
"gelecek programımızda ahu tuğba'yı anadan üryan gösterecez" dedi.
ahu tuğba da teyit etti. ("amına koduklarım ya" diyesim var da ayıp olur, girim silinir falan diye demiyorum)
ahu tuğba'yı az çok biliyoruz. soyunurum derse soyunur. delikanlıdır yani. neyse, o hafta bunlar yüzünden zeki ve metin'den soğudum. onlar yüzünden bir hafta fazladan bekleyecektim.
olacak o kadar başladı. "şu kadın soyunsa da neye benziyormuş görsek" dedim. trt'nin yılbaşlarında çıkan dansözlerinin bacakları, görebilir miyim diye tv'nin dibine girip baktığım kalça kenarları ve türk filmlerindeki tecavüz sahneleri makaslanmadan önce gördüğüm "eğe kemikleri"nden başka bir yerini görmemişim yetişkin bir kadının.
gömlek parçalanması...
kadınların "al hadi! vur beni" deyip gömleklerini yırtıp göğüs kafeslerini göstermesi benim için en seksi şeydi. artık hesap edin nasıl dolmuşum. komşumuzda almanya'dan gelen videyo var. ama hiç bakamadık. neyse konumuza dönelim;
bu olacak o kadar, bugünkü magazin programlarından daha beter bir işkenceyle ta programın sonuna kadar bekletti bizi. ev ahalisi hep birlikte bekliyoz. programın sonunda, bir leğenin içerisinde çıplak bir bebek gördük. neymiş ahu tuğba'nın bebekliğiymiş. levent kırca ve ahu tuğba o gün hayatlarının en büyük küfürlerini yediler. amına koduklarım ya. bir çocuğun hayalleriyle oynadınız.
çillerlerlerlerlerden biri: aaa ben ski mki görmedim.
dm:efenim nasıl olur, size ben kendim verdim skiyi. oğlunuz aldı.
çb: aaaa! oğlum mert gel bakiiim. milletin skisini alıyosun geri vermiyosun, medya da büyütüyo büyütüyo skandal yapıyor. bak devlet amcalar gelmis, skisini almışsın...
mert:ama baba ben sana sordum salla gitsin dedin ya
çb:hmmm. o zaman başka bir ski vermek lazım. kayak skisi verelim amcalara
dm:ama efendim nasıl olur?
çb:sen de bulmuşsun skiyi istemiyorsun aaa
... şeklinde yaygın skeçleri vardir.
hihihihihii aanneeeey diyen küçük hüsamettin, gülerek arkaya düşen şişko bestami gibi ilginç tiplemeler vardır. genelde siyasete göndermeler yapılır, halkın genel durumu mizahi bir şekilde anlatılır.
örnek:
(memurların anlatıldığı bir skeçten alıntı)
yaşayan canlılar içerisinde incelemeye değer olan memuruslardır. memur sınıfından olan bu türe statülerinden dolayı statüs memurus da denilmektedir. memuruslar orta sınıfı olustururlar. yaşça ilerlemiş memuruslarda yorgunluk, bıkkınlık, bakışlarından ve duruşlarından kolayca anlaşılabilir. iç güdüsel olarak yavrularına yiyecek götürürler. et yiyenine pek rastlanmamıştır. en çok sevdikleri tahıl ürünleridir...
televizyonların hatta milletimizin ihtiyacı duyduğu programdır.iktidarın (bazen de muhalefetin)kirli çamaşırlarını dökebilecek ve bunu halkın her sınıfına taşıyabilecek yegane insandır levent kırca.çünkü kılıçdaroğlu gibi belgelerle boğmaz halkı hem güldürür hemde mesajını verir.ayrıca şuan diğer komedyenlerin hiçbiri siyasi espriye bulaş(a)mamaktadır.iddia ediyorum adam gibi geri dönüp-sarhoşa hüsam'a falan bulaşmadan-hicive kaldığı yerden devam ederse 10 kemal kılıçdaroğlu gücüne erişir.
küçükken adam olacak çocuk tarzı bi programa çıkmıştım ve orda şarkı söylettirmişlerdi ve ben bu olacak o kadar müziğini söylemiştim... bilmem kaç tane bildiğim şarkının arasından bu şarkıyı neden seçtim hala bilemem, bilmem nedendir.o zamanlar pek bi söylerdim,şimdiyse nefret ederim... (bkz: çocukluk)
sonlarına doğru baymış ve tekrara düşmüşse de bir emsali daha yapılamamıştır. (her ne kadar yapılmaya çalışılmış olsa da (bkz: reyting hamdi) ) zamanın problemlerine (şimdiki zamanın katlanarak artan problemlerine de diyebiliriz) eleştirel ve mizahi açıdan yaklaşmış, yapımcılarının şimdiki mizahçılar gibi tırsmaktan başının dönmediği programdır.
başlamasıyla ekrandaki ciddi bi eksiği doldurmuştur. başta acaba dedirtse de bence pek güzel geçirmiş etrafa. gemicik olayına getirdiği boyut ise koparmıştır.