amerika'da her öğrencinin uyguladığı eylem. her öğrenci, öğrencilik zamanında ya kütüphanede, ya kafeteryada, ya fast-food zincirlerinde çalışır. okul bunu bilerek teşvik eder. hatta çalışma vizesi olmayan ve öğrenci vizesi olan yabancılara bile devlet part-time çalışması için izin verir. okul zamanında çalışmak, kişinin paranın nasıl kazanıldığını öğrenmesi, birşeyler yaratması, çalışmaya alışması için bulunmaz fırsattır.
almanyada evlerininin önünde 3 arabası olan ailelerin çocuklarının bile yaptığı hatta, öğrencilerin yüzde 90nın yaptığı eylem.
lise üniversite farketmeden 16 yaşından itibaren, süpermarketdi fabrikaydı birsürü öğrenci çalışır.
kimse ailem zengin diye baba parası yemez.
(bkz: bütün genellemeler yanlıştır)
çalışılan işin niteliğine ve okulun kaçıncı sınıfında çalışıldığına bağlı olarak değişken bir durumdur. hazırlık sınıfında bir dersanede rahatlıkla etüd öğretmenliği yapılabilir haftasonları. birinci ve ikinci sınıfta ise anketörlük ile başlayan çalışma hayatını çeşitli organizasyonlarda stand hostesi, servis elemanı, mihmandar olarak devam ettirmek uygundur. davamlı artan maddi kazancın beraberinde devamlı düşen notları getirmesi ise kaçınılmazdır. bu yüzden üçüncü sınıfta çalışmak iyi gelmez okuyan bünyeye. gerçi üç senedir kendi kendine yetmek, maddi özgürlük gibi kavramlara alışıldığı için aileden her hafta yol yemek parası istemek koyar insana, ama bu da bir süreçtir, gelir geçer deyip katlanmak gerekir. tabi bu sırada kredi kartı harcamalarını önceki senelerdeki gibi devam ettirmemek uyulması gereken en önemli kuraldır, aksi takdirde önünüzdeki üç seneyi asgari ödeme tutarını denkleştirip zamanında yatırmaya çalışmakla geçirirsiniz. neden önünüzdeki üç sene diyorum, çünkü önceki üç sene derslerden iyice kopan kişi insanı hemen alışamaz, uyum sağlayamaz okula, parasızlıkla da tanışınca birden dibe vurur, bunalım olur, isyankar olur, okul bir sene uzar. ilk iki sene şöyle böyle geçer de son sene tak eder canına ve mesleki açıdan kendini geliştirebileceği part time bir iş bulur kendine. çok şükür kazanır üç beş, tekrar başlar kendi kendine yetmeye, ancak bu sefer de okulu bitti sanıp başka bi havaya girer, işti güçtü derken o bahar dönemi mezuniyet yine yalan olur. işe başlanır da hala bitirme yazmakla uğraşılır yaz okulunda mezun olabilmek için. ama yine de güzel şeydir canım okurken çalışmak, her ayın başını eline geçecek parayla alamayacağın şeylerin hayalini kurarak beklemek...
maddi zorluklardan dolayı para kazanmak zorunda olduğunuzdan yani bir mecburiyetten dolayı başladığınız, fakat zamanla kendi kendini idare edebilmeye ve bu yüksek tempoya alıştığınızda maddi sıkıntılar normale döndüğünde devam ettiğiniz bir durum. takdir edilmesi gerekir.
sıkıcı bir şehirde okuyorsan okuldan sonra yapılabilecek en mantıklı şeydir.akşam 8 den sonra sokakların boşaldığı herkesin evine çekilip erkenden sızdığı bir yerde zaman geçirmek için düşünülmesi gerekli bir eylemdir.hemde mezun olunca deneyimsiz değilsindir,fırsat varsa derslerin de sorun değilse neden olmasın..