korsan basım kitapların tamamı.
edit: anket havası için kusura bakmayın, bu giri daha önceleri 2. sayfadaydı...
(almbfsek, 20.05.2007 15:55 ~ 11.02.2008 12:29)
mehmet ali ağca'nın ben mesih adlı kitabının başı çektiği kitaplar grubu..
geyiğin dibine vuran söylentilerin kaynağı olduğundan,
(bkz:
necronomicon)
georg g.iggers'ın bilimsel nesnellikten postmodernizme yirminci yüzyılda tarihyazımı adlı,
tarih vakfı yurt yayınlarından çıkan eseri.
türkçeye çevirisi
gül çağalı güven tarafından olup anlaşılması için bir de türkçe sözlük kullanmak durumunda kalacağınız sizi çileden çıkartan, hayatınızda ilk kez duyduğunuz uydurma türkçe kelimelerle boğuşmanıza neden olan bir kitaptır.
en nefret edilesi kitapta sık sık yer bulan türkçe kelimelerinden örnek verecek olursak: başat, kasıtlılık, ne ki gibi ilginç ve sık kullanımdan doğan kavrayışsızlığa neden olan kelimeler bütününü içinde barındıran, okuduğunuza okuyacağınıza pişman eden kitap.
çok iyi olup da okunmaması gereken kitaplar ve çok kötü olup da okunmaması gereken kitaplar olarak ikiye ayrılan ktaplardır. çok iyi olanları bünyeyi dağıtma ihtimali bulunduğundan (bkz:
tutunamayanlar) çok kötüleri de beyninizi sulandıracağından (bkz:
yüreğinin götürdüğü yere git) okunmamalıdırlar.
oktay akbal- (bkz:
insan bir ormandır)
kitapçıların en çok satanlar listesindeki kitapların hiç biri okunmamalıdır.insanların en çok beğendiği,en çok okuduğu kitaplar hep daha sığ olanlardır.
bütün (sözde) kişisel gelişim kitapları
melissa p. - yatmadan önce 100 fırça darbesi...
insanda biraz akıl mantık olur,şeye sürülemiyecek kadar aklı olan kızcağızın yazdığı bi kitapçık.
badem dalına asılı bebekler depresif edebiyatçının bir numaralı seçimi.
''sadece aptallar 8 saat uyur'' isimli kitap da bu kategoriye dahildir.
her kitap okunması için yazılır ve her bireyin aynı kitaptan aldığı, beklediği farklıdır. bu nedenle okunmaması gereken kitap yoktur. okuyup bitirdiğinizde arkadaşınız fikrinizi isterse beyan edersiniz . zaten ülkemizde kitap okuyan kişi sayısı neredeyse bir avuç kadar kalmış iken, bunun üstüne okumak için eline kitabı almış kişiye '' yok abi bu kitabı okuma, hiç bir şeye benzemiyor'' demek kişiyi kitap okuma isteğini soğutmaktan başka hiç bir işe yaramaz.
metal fırtına- orkun uçar, burak turna
gizli kadınlar örgütü-serhat ayan
bıçak sırtı-osman aysu(aslında tüm kitapları)
şeytanın vasiyeti-tarık dal
okuyucuya zaman kaybından başka hiçbir şey vermemesinin yanında yapmacık kurguları, karakterleri ve yalan dialoglarıyla da aklı selim kişiyi çileden çıkarırlar.
not:ayrıca "okunmaması gereken kitap" olgusunun varlığı kendini "onu okuyacağına git x'i oku" cümlesinin varlığıyla anlamlı kılar.
dale carnegie'nin tüm kitapları
boyama kitabı. okumaya çalışıyosanız bi doktora görünün.
"bilgi en büyük güçtür" felsefesinden yola çıkacak olursak uçan tavuklar kümesi ile denk olan kümedir. okumanın zararı olmaz, yeterki her okuduğuna inanma!
edit: bir yazar dostumuz kitabı şöyle tanımlamıştı:
"kitap bir kapıdır, şekil olarak da kapıya benzer. her sayfada yeni bir kapı açarsınız. her sayfada bildikleriniz artar, bilmedikleriniz azalır."
kitap, doğası gereği okunmak ister, ama bazı kitaplar diğerlerine oranla daha çok okunmak ister. insanlık tuhaf bir yaratık olduğu için gider okunması gereken kitapları bırakır, nerede okunmaması gereken yapıt varsa, kolaycıdır çünkü, saldırır ona. saldırması da ilginçtir aslında. o insana kızmamak lazım, bir şey yapmıyor aslında o, medyanın, piyasa güçlerinin dayattığı popülerleş(tiril)en yapıtları okuyor hepi topu. eğitim bu kadarına yetiyor. bana soracak olursanız, aslında okusun da... zira okunmaması gereken kitaplar da olmalı. okunması zaruri kitapların -en azından belli bir kitle tarafından- değerinin bilinmesi için gerekli bu. yoksa okumuşsun okumamışsın kimseyi bağlamaz.
ama dikkatimi çeken ve bu başlık altında yazmaktan çekinmeyeceğim bir husus daha var, sevgili dostlar: bazı okurlar (!) okunabilir kitapları da oku(ya)mıyorlar. ama suç onlarda mı, bizde mi, çocuklarımızda mı?
hayır, kitap okumanın sevgi, haz, mutluluk işi olduğunu öğretmeyen bizlerde, büyüklerimizde, öğretmenlerimizde, bizi kitaptan soğutan ders kitaplarında, müfredatta, sıkıntı yaratan, ezberciliğin tam göbeğinde....
ama günümüz dünyasının başlıkları ne yazık ki, izlenmesi gereken mankenler, oynanması gereken bilgisayar oyunları , piley siteyşınlar, internet geyikleri vb.
kitap bu dünyanın çok uzağında kalıyor, kabul etmek lazım.
böyle düşününce bırakınız okusunlar
okunmaması gereken kitapları da okusunlar. en azından onlar okunsun bari...
(bkz:
siyah süt)
zaten yazarın kendisi
* de "bu kitap okunduktan sonra unutulmak için yazıldı." demiş. en iyisi hiç okumamak. unutmak için sarfedilen efora bile yazık.
ipek ongun serisi. yerine klasiklere hafif hafif geçiş yapılsın daha yararlı ve geliştirici.
kesinlikle
chuck palahniuk "kaçaklar ve mülteciler" dışındaki tüm kitapları özelliklede
choke
iyi bir ruh hali ile kitabı elinize almak gibi bir hata yapmayın hiç affetmiyor.
aslen şahane bir eser olmasına karşın, rezalet türkçe çevirisi nedeniyle
h.p. lovecraft -
charles dexter ward olayı.
(bkz:
the case of charles dexter ward)