|
|
- dünyanın en sinir olaylarından bir tanesidir.gazetenize bakan adama kıl olunur.gazetenin tadını burnunuzdan getirilir.dikkat dağılır,gazete kapatılır.sinirlenilir ve vasıtadan veya ortamdan çıkılarak çözüm sağlanır.
(absent, 23.11.2005 22:05 ~ 22:05)
- metroda, okuduğum sayfayı çevirirken karşıda oturan amcanın"dur kızım, ben daha bitirmedim!"* diyerek beni şaşkınlıklara gark ettiği durum. naptım peki? cici cici bekleyip, "çeviriyorum, bitirdiniz mi? diye sordum.
- bu konuyla ilgili iki yaşanmış olay vardır:
*gazete sahibi gazeteyi katlar inerken oturduğu koltuğa bırakır.
*gazetesi dikizlenen insan tek hareketle gazeteyi ortadan ayırır ve bir parçasını karşısında gazeteyi dikizleyen şahsiyete takdim eder. (artık okur musun, dürüm mü yaparsın...)(venom, 23.11.2005 22:50)
- gayet güzel bir durumdur. gazete sahibinin sayesinde, insanlar gazeteye bakarak bir şeyler öğrenmektedirler. dünyadan haberdar olurlar, bilgilenirler.. bu olayın gazete satışlarını düşüreceği gibi bir olay söz konusu olamaz, aksine arttırabilir bile. örneğin adam sizin gazetenizi dikizlerken okuduğu haber yarım kalır, siz bir cahillik edip toplarsınız gazeteyi ve uzaklaşırsınız oracıktan, bu da adamın içinde eksik kalır ve gider bir gazete alır devam eder okumasına.. iyidir iyi.. sıkmayın canınızı..
- otobüse bindiğimde yaptığım, gelebilecek olası tepkiye karşı "bu ülkede bir kişiye kaç gazete düşüyor, biliyor musun?" giydirmesini her daim aklımın ucunda tuttuğum, öte yandan gazeteyi başkası tuttuğu ve ben okuduğum için kendimi paşalar gibi hissetmemi sağlayan şey.
- sıfır sorumlulukla gazete okuma olayı. bence tamamen istemsiz yapılan bir şey. ama gazeteyi okuyan için çok sıkıcı olduğu da yadsınamaz. siz hiç mi yapmadınız?
- her sabah otobüste yaşanan olaydır. otobüs halkı ortak bir gazete almalıdır artık.her sabah aynı ahali her sabah gazetesi okunan aynı insan..nereye kadar..
- taksim-4.levent metrosu arasında en sık rastladığım ve bazen benim de aktif veya pasif olarak iştirak ettiğim durum.bu kadar az bir sürede ne okunur demeyin...adamlar iddaa sayfasını dikizleyerek tahmin de bile bulunuyorlar.varın siz düşünün gerisini...
- gazeteyi okuyanın dikizlendiğini hissettiği an gazeteyi kapatmakla çözüm aradığı olaydır, bense tam tersi acaba karşımdaki okumasını bitirdi mi, sayfayı çevireyim mi acaba diye düşündüğüm olaydır.
- içimde karşı konulmaz bir kafa atma isteği uyandıran durum...
istanbul'da her otobüste vardiyalı olarak çalışan bu amaçlı amcalar olduğunu düşünmekteyim. sonrasında her sayfayı çevirdiğimde kendimi suçlu hissettiren, meraklı amcalar... bi seferinde "bittiyse sayfayı çevireyim mi amca?" diye sorduğum ve "bi saniye evladım" cevabını alıp beklediğim de olmuştur.
- can sıkıcı bir durum... bi de bunların eklerini isteyenler olur,yetmezmiş gibi bununla geyik yapanlar da:"artık gazete kirasını şu teyzeden alırsın!!"... bir anda gazete elden ele dolaşmay başlar... bu yüzden dikkat etmek gerekir,okumayı değil gözün bile görmemesi için çaba sarfetmek gerekir...
(karde, 07.02.2006 11:35)
- otobüste gazete okurken mutlaka başa gelen hâdise.gazetenin iç sayfalarını okusanız da okumaya kastı olan şahıs mutlaka okuyacak bir yer bulur.özellikle büyük puntolu ön ve arka sayfa başlıkları bu konuda idealdir."yok ben okutmayacağım ama otobüste gazete okuma keyfimden ödün vermem" diyorsanız,gazeteyi kitap kabıyla kaplayın.
(bkz: oha)
(bkz: abartma)
- en sinir olduğum şeydir.benim ulan o gazete ben para verdim ona.keyiflenmek istedim işte.bırak rahat rahat okuyayım gazetemei.zaten şurda okuduğum 3-5 yer var.sonra ben gazetemi katlamak suretiyle çantama koyarken bana de 'bir bakabilirmiyim gazeteye'. ben veririm o gazeteyi sana başım gözüm üstüne. hatta al senin olsun benim işim bitti derim.yeterki kaymasın gözlerin benim gazeteme.
(troke, 21.03.2006 12:18)
- sinir stres sahibi yapan olaydır. toplu taşıma araçlarında yaşanan kabuslardan biridir. efendim şöyle izah edeyim, gazetemi almışım binmişim otobüse keyifli bir maslak yolculuğu yapacağım. cama sırtı dönük şekilde oturulan, önünde yüzlerce okuyucu birikebilsin diye tarla gibi alan olan saçma koltuklara oturmuşum. yanımdaki amca benden önce okumaya başladı, baktım ne okuyo bu adam diye, magazin okuyo. çevirdim direk ekonomi sayfasına,amca onu da okuyo. spor sayfası, amcaya o da gidiyo. adam kafaya koymuş, okuyacak.calculus kitabı açsam onu da okuyacak her halinden belli. bir iki takmıyım kafaya dedim, ayakta duranlardan birine gözüm ilişti.adam benim gazetemi okuyo ama dudaklarını da kıpırdatarak. allahım cehennemde miyim ben, acaba allah beni sınıyor mu düşünceleriyle daha maslak a varmadan attım kendimi otobüsten dışarı. bi köşede okudum gazetemi attım. sonra tekrar otobüse bindim, oturanlardan birinde başka bir gazete vardı.hemen çöktüm okumaya...
- eğer otobüste giderken gazeteyi 4e 5e katlayıp kendisiyle otobüsün kenarının arasına sıkıştıranlar görürseniz bu durumdan yeterince rahatsız olduklarına kanaat getirebilirsiniz.bi de bu adamlar arada bir şöyle bi gerinip 270 derecelik dönüşler yaparak çevredekilere gözdağı da verirler. eğer siz birinden otlanıp bişeyler okuyorsanız adamın ufak bi hareketinde paniğe kapılırsınız ve son birkaç satırı ışık hızıyla okuyup rahatlarsınız diğer sayfayı çevirmesini beklersiniz. eğer sizden biri otlanıyorsa çaktırmadan göz hareketlerini takip eder nerede olduğunu kestirmeye çalışırsınız heyecanlı yere geldiğini anlayınca da çat sayfayı çevirirsiniz.
- (bkz: omuzüstü okuyucu kitlesi)
- elimde olmadan merakla her otobüs,metro yolculuğunda yaptığım hadise.gazete olmasa da olur; her türlü kitap,ders notu vb. olabilir.
dikizleyen kişinin psikolojisine ve olay sırasına bakarsak ise şöyledir,
-öncelikle kalabalık araçta dikkatlice bir şey okuyan kişi görülür
-sonra koca bir başlık veya farklı bir renk yazı dikkat çeker
-ardından ise okunan başlığın devamı olarak altta ne yazıyor diye bakılır..
-derken böyle devam eder,kişi sayfayı çevirene kadar...
dikizleyen kişinin de bir psikolojisi var,onlara böyle sinir gözlerle bakmayalım.siz o sayfayı çevirirken dikizleyenin sayfanın en can alıcı yerinde olduğunu ve kaçırdığını,meraktan öldüğünü düşündünüz mü hiç...
tamam dikizlenen kişi için kötü olabilir,ama türk toplumu meraklı!
- genellikte otobüste otururken can sıkıtısı gidermek amacıyla gazete okumaya girişen kişinin tam tepesinde ayakta duran kişi tarafından gözle gazetesinin taciz edilmesi olayı.ayrıca çok gıcık bi durum.
- olayı yaşanmışlıklarla anlatalım;
-vapurda gazete okurken yanımdaki kadınla okuduğumu anlayınca gazeteyi kadına vermeyi teklif etmişimdir ve kadın ısrarla olayı anlamamazlıktan gelmektedirve sonunda gazeteyi kucağına koyup gitmişimdir.
-cumhuriyet okurken yanımdaki amca elimdeki gazeteden köşe yazısı okuyup karşısındaki bir diğer amcayla eleştirmiştir akabinde çıkarıp postanın bulmacasını çözmeye başlamıştır
-her vapura bindiğimde karşıma oturan insanın posta okuması nedeniyle istemeden de olsa arka sayfa güzellerini dikizlemişimdir
-iskelede vapur beklerken önümde gazete okuayn bir gencin gazetesine gözüm kaymış ve şaşırdığım bir haberle "ohaa bi bakabilir miyim "diye atlamışımdır.
tespit:beleş gazeteler gözümüze sokulduğndan beri artık dikizlenme olmuyor bekleniyor karşıdaki okuduktan sonra isteniyor tabi burda ikinci kişinin gazetesinin olmaması şaşırtıcı malum nerdeyse bogazı kağıtla kurutacağız
(bkz: gaste)
- dikizleyen kişide artık koşullu bir davranış oluşmuştur. gazeteyi verirsin bu sefer de okumaz. illa dikizleyerek okuyacak. sonra da allahım keşke taş devrinde yaşasaydık da şu gazeteyi adamın kafasına geçirseydim diye içinizden geçirirsiniz. ama yapacak birşey yok.
|