1. geçici özgürlük hissinin somutlaşmış hali. ebeveyn tepkisine bağlı olarak, "okul bana gelsin" serzenişleriyle başlar ya da biter.
  2. ilkokul 1. sınıftan itibaren neredeyse haftada 3 gün gerçekleştirdiğim eylem.

    okulun sevimli bir yanı yoktu. insan arkadaşları için, dersleri için, kafa dengi hocaları için, aşık olduğu için gider belki okula eğitilme sevdası dışında ama ben gitmedim. lise yıllarında gözüme birini kestirir "buna aşık olucam lan! okula gelicem, kesişicem" derdim ama onu da beceremedim.

    ilkokulda hep karnım ağrırdı sabahları. okula gitmezdim. devamsızlık gibi bir sorun olmadı.

    ortaokulda hep midem bulanırdı, okula gitmezdim. devamsızlık gibi bir sorun olmadı.

    lisede her sabah psikolojik olarak kusardım, okula gitmezdim. defalarca devamsızlıktan kaldım, notlarım iyi, devamsızlığım da ailemin bilgisi dahilinde diye geçirdiler.

    üniversitede başım ağrıdı, boğazım ağrıdı, midem ağrıdı, kolum ağrıdı, kıçım ağrıdı, dişim ağrıdı gitmedim okula.
    ve farkettim ki okula gitmeye de gerek duymuyorum. gitmeden de okul bitirilebilir. başarısız olmadın mı dersen, olmadım. sadece devamsızlık yüzünden okul uzadı biraz. ama ben okula gidip saatlerce gereksiz detay dinleyerek başını şişirecek bir insan değildim. elbette bazı dersler okula gitmeyi gerektirir, ancak pek de öyle derslerim olmadı benim. 4 senemi kafa dinleyerek geçirdim, 1 senemi bunun için feda edebilirim, nasıl olsa o 1 sene de geçirdiğim 4 seneyi andıracak.
    16 yıllık eğitim hayatımın toplasan 7 yılı raporlu ,7 yılı kafaya göre evde geçti. geriye kalan 2 yıl okula gitmişimdir. onun da bi hayrını görmedim.
  3. gündüzün geceyle transpoze olması sonucu uyanamamak gibi bir eylemsellikle gerçekleşen tepkime.
  4. "bir güne mahsus olarak mı yoksa hiç mi?" şeklinde bir soruyla karşılık vereceğim; soru desen değil, cevap desen hiç değil, ne lan bu?
  5. iki aydır düzenli olarak yaptığım eylem. olmuyor sözlük olmuyor ne yapayım yani ?
    her zaman geçerli ve bence çokta mantıklı olan bahanelerim var bir kere. ya uyuyamamış oluyorum ve zombi gibi günü geçirmek istemediğimden gitmiyorum. efendim ya uyuyakalıyorum, ya ilk dersi gözüm tutmamış oluyor, ya hasta oluyorum yani en olmadı canım istemiyor zaten. kalk güzelim sıcak yatağından, güzel evinden çık embesil insanın sürüsünün ve boş hocaların fink attığı sevimsiz okula git. dersleri de sevmediysen ooh tuz biber. sınavda varmış zaten bikaç gün sonra. nerden neyi çalışcağımdan bile haberim yok. aferim bana.
  6. makul ama vicdanen rahatsız edici. gidiyorum, hoca anlatıyor dinlersem uyuyorum!! hatta hocalar şaka yollu bana takılır, her derste yapıyorum bunu. onun yerine diyelimki ticaret hukuku dersi, açıyorum ticaret çalışıyorum. evdeki gibi dikkatim dağılmıyor, dışarıda bağıran pijler yok. en iyisi. bazen boşa kürek çekmek yerine güzel alternatifler bulmak insanoğlu mahareti işte.
  7. okul hayatımın 17.senesindeyim ve bu benim için artık bağımlılık oldu.yani bünyem bağışıklık kazandı arkadaş.

    hani ilkokul ve lisede gittim biraz.lisede devamsızlığımın sene içinde kırk günü bulduğunu biliyorum.müdür yardımcısı tanıdıktı bırakmadı sağolsun.yoksa ben hala lisedeydim.

    üniversite başladı,benim yatış başladı.kaybettiğim ne oldu?şey oldu.1 sene daha fazladan gidicem,yani 18 sene olacak.takip etmem gereken dersleri etmediğim için kalıyorum.uzuyor işte.

    hiç alışkanlık yapamadım bunu iyi mi?hep bir bahanem var.
    zaten gecemle gündüzüm karışık.bende bir bok anlamadım nasıl olduysa işte.

    gidince de çok bir şey değişmiyor ben bunu gördüm.okula gittiğim zaman 3 ders bırakıyorsam gitmediğimde 4 ders bırakıyorum.habir eksik ha bir fazla diyorum gitmiyorum.(gerizekalı değilim lan,kitabın kapağını açmaya üşendiğim zamanlar oldu da.)

    ama bak sözlük yarın gideceğim valla bak.
  8. tadını üniversiteye gelince daha net alıyorum.
    daha mutlu, daha özgür... işte hayat bu.
    abarttığımı düşünmeyin. gerçekten çok mutlu oluyorum gitmeyince.
    ve evet gitmiyorum. devam zorunluluğu olmayan hiçbir derse katılmıyorum. hocaların yüzlerini 4.senemde daha yeni anımsar oldum mesela.
    millet hocalarla kanka oluyor. ben hangi dersin hocası ki diye sorular yöneltiyorum devamlı.
    her akşam bir sonraki gün için okula gitme kararı alıyorum. sabah uyanmamla beraber vazgeçiyorum.
    bir zararını görmedim.